O beni yalnız bırakmayacak.She won't leave me alone.
Neden onları rahat bırakmıyorsun?Why don't you leave them alone?
Neden onları yalnız bırakmıyorsun?Why don't you leave them alone?
Neden onu yalnız bırakmıyorsun?Why don't you leave her alone?
Neden onu tek başına bırakmıyorsun?Why don't you leave him alone?
Beni yalnız bırak! Senden nefret ediyorum!Leave me alone! I hate you!
Kalbimi öldür ve acımı serbest bırak!Kill my heart and release my pain!
"Gözlüklerim nerede?" "Onları nerede bıraktın.""Where are my glasses?" "Where you left them."
Ben işi yarım yapılmış bırakmayı sevmiyorum.I don't like leaving the job half done.
Minecraft oynamayı bırak.Stop playing Minecraft.
Ben Minecraft oynamayı bırakamıyorum.I can't stop playing Minecraft.
Kolumu kıvırmayı bırak!Stop twisting my arm!
Lütfen beni bırakma!Please don't leave me!
Tom'u rahatsız etmeyi bırak.Stop harassing Tom.
Onlar Tom'u serbest bıraktılar.They've released Tom.
Tom bırakmadı.Tom didn't quit.
Tom kefaletle bırakılmışken kaçtı.Tom jumped bail.
Tom onu bıraktı.Tom left it.
Tom bunu bıraktı.Tom left this.
Tom Mary'yi serbest bıraktı.Tom released Mary.
Tom serbest bırakıldı.Tom was released.
Hepimiz bıraktık.We all quit.
Onlar bizi serbest bıraktılar.They've released us.
Tom'u izlemeyi bırak.Quit following Tom.
Silahını bırak!Drop the gun!
Bıçağını bırak!Drop the knife!
Saymayı bıraktım.I've stopped counting.
Sadece bırak.Just let go.
Onu burada bırakın.Leave it here.
Anahtarı bırakın.Leave the key.
Şimdi beni bırak.Now leave me.
Şimdi bizi bırak.Now leave us.
Şimdi bırak.Now let go.
Lütfen bırakma.Please don't quit.
Lütfen şimdi bırak.Please leave now.
Lütfen bizi bırak.Please leave us.
Lütfen bırak.Please let go.
Lütfen bağırmayı bırak.Please stop yelling.
Benden çekinmeyi bırak.Stop avoiding me.
Beni incitmeyi bırak.Stop hurting me.
Bana tekme atmayı bırak.Stop kicking me.
Mazeret beyan etmeyi bırak.Stop making excuses.
Beni çimdiklemeyi bırak.Stop pinching me.
Kendine işkence etmeyi bırak.Stop torturing yourself.
Sızlanmanı bırak.Stop your bellyaching.
Kirayı ödeyebilmem için gitarımı rehin bıraktım.I pawned my guitar so I could pay the rent.
O, mahkumları serbest bırakmamızı istiyor.He wants us to free the prisoners.
Ne zaman serbest bırakılacak?When will he be freed?
Ne bırakıldı?What was left?
O, kulübü bıraktı.He dropped out of the club.
Bu sayfayı boş bırak.Leave this sheet blank.
Bu sayfayı boş bırakın.Leave this sheet blank.
Şaka yapmayı bırak. Bu ciddi bir konu.Stop joking. It's a serious matter.
Beni gıdıklamayı bırak!Stop tickling me!
Sigarayı bırakman gerektiğini düşünüyorum.I think you should stop smoking.
O saatini rehin bırakmak zorunda kaldı.He had to pawn his watch.
Boş bir alan bırak.Leave a blank space.
Babam bana biraz mal bıraktı.My father left me some property.
En iyi arkadaşlarımdan biri beni yüzüstü bıraktı.One of my best friends has failed me.
Bu korkuları bir kenara bırak.Put aside those fears.