bırakıyorum ile cümle
bırakıyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
Onu size bırakıyorum.I'm leaving it to you.
Onu sana bırakıyorum.I'll leave that to you.
Ben yemin ediyorum, John. Bugün itibariyle, sigarayı bırakıyorum.I swear, John. As of today, I quit smoking.
Ben onu senin hayal gücüne bırakıyorum.I leave it to your imagination.
Meseleyi senin yargına bırakıyorum.I leave the matter to your judgement.
Sigara içmeyi bırakıyorum.I'm giving up smoking.
Şemsiyemi her zaman trende bırakıyorum.I am always leaving my umbrella on the train.
Kitapları burada bırakıyorum.I am leaving the books here.
Şemsiyemi hep trende bırakıyorum.I always leave my umbrella in the train.
Ben futbol oynamayı bırakıyorum.I quit playing football.
Ben bas gitar çalmayı bırakıyorum.I quit playing the bass guitar.
Kaderimi senin güzel ellerine bırakıyorum.I put my fate in your beautiful hands.
Ben bırakıyorum.I'm quitting.
Ben bir öğretmen olarak işimi bırakıyorum.I'm quitting my job as a teacher.
Bunu senin ellerine bırakıyorum.I'm leaving this in your hands.
Tutukluları serbest bırakıyorum.I'm releasing the prisoners.
Bunu sana bırakıyorum.I'm leaving that up to you.
Tekrar sakal bırakıyorum.I'm growing a beard again.
Tom'u serbest bırakıyorum.I'm setting Tom free.
Tatoeba'yı bırakıyorum.I'm leaving Tatoeba.
Ona karar vermeyi sana bırakıyorum.I'm leaving it to you to decide that.
İşimi bırakıyorum.I'm quitting my job.
Sigarayı bırakıyorum.I'm quitting smoking.
Peki, kendime bakamayacağım izlenimini mi bırakıyorum?And what, do I give off the impression that I am unable to take care of myself?
Her şeyi oluruna bırakıyorum.I'm taking it one day at a time.
Genellikle lavaboda kirli bulaşık bırakıyorum.I often leave dirty dishes in the sink.
Tüm öğleden sonra boş olduğum için toplantının saatini ayarlamayı sana bırakıyorum.As I am free all afternoon, I'll let you to set the hour of our meeting.
Her şeyi sana bırakıyorum.I'll leave everything up to you.
Artık seni özgür bırakıyorum.I'm trying to get you free.
Kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum.Letters to My Grandchildren.
27 Size esenlik bırakıyorum, size kendi esenliğimi veriyorum.27 Peace I leave with you; my peace I give you.
Seni affediyorum, ve serbest bırakıyorum."You received free, give free".
Sonra filtreyi öğrencilerle değiştiriyorum ve aslında "karbon siyahı"nı tekrar serbest bırakıyorum.And then I swap it out with the students and actually re-release that carbon black.
Sizleri fırıncı duası ile başbaşa bırakıyorum.I'll leave you with what I call the baker's blessing.
Gerisini size bırakıyorum.I will leave you with that.
Burada bırakıyorum, diğer videoda görüşmek üzere. .And, well, I'll leave it there, and I'll see you in the next video.
Sonra da kendimi bırakıyorum.Then I Let Myself Down.
Bunu da eksi olarak bırakıyorum. .And I can just leave this as a minus sign.
Hepinizi şu düşünce ile bırakıyorum.I leave you all with this thought:
Ve -- Şimdilik sizi merakta bırakıyorum.And -- well, I'll leave you in suspense.
Ben bırakıyorum !I'm not driving!
Sizden ayrılırken sizi bu düşünce ile başbaşa bırakıyorum.And so I'll leave you with this thought.
Bunu burada bırakıyorum.So I'll leave that there.
Formülü burada bırakıyorum.I'll leave the formula up there.
Ve 9 bölü 7'nin kontrolünü size bırakıyorum.And I'll leave it up to you to verify that 9 over 7 also works out.
Burada bırakıyorum.I will leave you there.
Şuanda sizi ,sesle sağlığınızı kazanmak için yapabileceğiniz yedi şeyle bırakıyorum.So I'm going to leave you with seven things you can do right now to improve your health with sound.
Şimdi, kartları bırakıyorum, ve sen de dur diyeceksin, tamam mı?Now, I drop the cards, and you say stop anyway, right?
Kartları bırakıyorum ve sen -- hangi beden?I drop the cards and you -- which size?
Ve hemen bu konuyu bırakıyorum, size teknolojiden biraz bahsetmek istiyorum:And once I put that in context,
Sizi Marcel Proust'tan bir alıntıyla başbaşa bırakıyorum.I'll leave you with a quote from Marcel Proust.
Şimdi ipi bırakıyorum, bakalım gelecekler mi.I'm going to drop the rope, see if they come over.
İlk satırları aynen bırakıyorum.Let's do it like this
Konuyu burada bırakıyorum.So I'm going to leave you there in this video.
Ama, şimdilik ispatı size bırakıyorum. -I'm just going to get another vector.
Bisikletimi sana bırakıyorum. Aşağıda hangarın önünde.I've left the bike for you... down there by the shed.
Daha fazla boşluk bırakıyorum ve burası 2. yıl.I'm taking more space, so this is year two.
Neyse, bu konuyu burada bırakıyorum.I'll leave you there.
Sana bırakıyorum.I'm asking you.
Tanım kümesini düşünmeyi size bırakıyorum. Neyse, şimdi düşünelim.Is there any power that I could raise 5 to so that I would get 0?