Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.You dunk it in the river. Because it has to end. And next year, she will come back.
Ve nerelerde kendinizi tehlikelere bırakıyorsunuz ki bazen bunları belkide görmüyorsunuz bile.And where do you expose yourselves to risks that maybe perhaps you don't even see?"
Doğal olanı doğal olacak şekilde bir kenara bırakıyorsunuz.You leave aside what is natural to be natural.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.But you drop 25 of those veterans in Joplin, Missouri, they get that sense of community back.
Bu simetrik bir-- Yani her şey bir simetriye sahip, olduğu yere bırakıyorsunuz.This is a symmetrical -- so everything has symmetry, where you just leave it where it is.
İğneyi yapıyorsunuz ve bırakıyorsunuz.You give the injection and then put it down.
Ve Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz?Leaving the consorts your Lord has made for you?
Ahireti bırakıyorsunuz.And neglect the Hereafter.
"Rabbinizin sizler için yaratmış bulunduğu eşlerinizi bırakıyorsunuz.Leaving the consorts your Lord has made for you?
“Siz Ba’le tapıp da Yaratıcıların en güzeli (olan Allah’ı) mı bırakıyorsunuz?”Would you call on Baal and leave the best of creators,
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.그러나 만약 당신이 25명의 이런 참전 병사들을 미주리의 조플린에 보낸다면 그들은 다시 공동체 의식을 갖게 될 것입니다.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.Ale gdy wysyłacie 25 weteranów do Joplin w Missouri, odzyskują swoje poczucie wspólnoty.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.Ale vysaďte 25 veteránů v Joplinu v Missouri a oni znovu naleznou smysl komunity.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.Dar dacă trimiţi 25 de veterani în Joplin, Missouri, ei își recapătă simțul comunității.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.De ha 25 ilyen összeszokott veteránt viszel Joplin-ba, Missouri-ba, visszajön a közösségérzetük.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.Drop 25 veteranen in Joplin, Missouri, en ze krijgen dat gevoel van samenhorigheid terug.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.Mais vous envoyez 25 de ces vétérans à Joplin dans le Missouri, ils retrouvent ce sens de communauté.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.Ma metti insieme 25 di quei veterani a Joplin, nel Missouri, e tornano ad avere quel senso di comunità.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.Mas se puserem 25 desses veteranos em Joplin, Missouri, eles recuperam essa sensação de comunidade.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.Nhưng nếu bạn thả 25 cựu chiến binh đó xuống Joplin, Missouri, họ lại cảm nhận về cộng đồng đó.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.Pero llevas a 25 de esos veteranos a Joplin, Missouri, y recobran ese sentido de comunidad.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.Але ви висаджуєте 25 таких ветеранів в Джопліні, Міссурі, і вони знову набувають почуття колективу.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.Но ако пуснете 25 от тези ветерани в Джоплин, Мисури, те си възвръщат смисъла за приобщеноста обратно.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.Но вы высаживаете 25 таких военных в Джоплине, Миссури, и они снова обретают ощущение коллектива.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.אך אם מנחיתים 25 יוצאי-צבא כאלה בג'ופלין שבמיסורי, הם יחושו שוב את אותה תחושת קהילה.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.لكنك ترسل 25 من قدامى المحاربين أولئك في جوبلين، ميسوري، يعود لهم الإحساس بالمجتمع.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.彼らは再び居場所を見つけるのです もう一度カンザスシティの高校を卒業した
Bu simetrik bir-- Yani her şey bir simetriye sahip, olduğu yere bırakıyorsunuz.Αυτό είναι ένα συμμετρικό -- άρα όλα έχουν συμμετρία, απλώς τα αφήνετε όπου είναι.
Bu simetrik bir-- Yani her şey bir simetriye sahip, olduğu yere bırakıyorsunuz.Це симетричне - тож все має симетрію, якщо ви просто залишити його, як є.
Doğal olanı doğal olacak şekilde bir kenara bırakıyorsunuz.Anda tinggalkan apa yang alami tetap menjadi alami.
Doğal olanı doğal olacak şekilde bir kenara bırakıyorsunuz.Bạn không tác động tới tự nhiên và để tự nó phát triển.
Doğal olanı doğal olacak şekilde bir kenara bırakıyorsunuz.Deixa-se de lado o que é natural para ser natural.
Doğal olanı doğal olacak şekilde bir kenara bırakıyorsunuz.Dejas de lado lo natural para ser natural.
Doğal olanı doğal olacak şekilde bir kenara bırakıyorsunuz.Hagyják, hogy ami természetes, az is maradhasson.
Doğal olanı doğal olacak şekilde bir kenara bırakıyorsunuz.Je laat de natuur buiten beschouwing.
Doğal olanı doğal olacak şekilde bir kenara bırakıyorsunuz.자연스러움은 뒷전인채로요.
Doğal olanı doğal olacak şekilde bir kenara bırakıyorsunuz.Lăsaţi de o parte ceea ce este natural să fie natural.
Doğal olanı doğal olacak şekilde bir kenara bırakıyorsunuz.Lasciare intatti i beni naturali.
Doğal olanı doğal olacak şekilde bir kenara bırakıyorsunuz.Man lässt das unberührt, was natürlich bleiben soll.
Doğal olanı doğal olacak şekilde bir kenara bırakıyorsunuz.Man låter det som är naturligt vara naturligt.
Doğal olanı doğal olacak şekilde bir kenara bırakıyorsunuz.Necháte, co je přirozené, aby rostlo přirozeně.
Doğal olanı doğal olacak şekilde bir kenara bırakıyorsunuz.On laisse de côté ce qui est naturel être naturel.
Doğal olanı doğal olacak şekilde bir kenara bırakıyorsunuz.To, čo je prirodzené, necháme na pokoji.
Doğal olanı doğal olacak şekilde bir kenara bırakıyorsunuz.Trzeba dać żyć naturze, żeby być naturalnym.
Doğal olanı doğal olacak şekilde bir kenara bırakıyorsunuz.Αφήνουμε άθικτο ό,τι φυσικό,και παραμένει φυσικό.
Doğal olanı doğal olacak şekilde bir kenara bırakıyorsunuz.Ви даєте природному залишатись природним.
Doğal olanı doğal olacak şekilde bir kenara bırakıyorsunuz.Оставить в покое природу и позволить ей быть естественной.
Doğal olanı doğal olacak şekilde bir kenara bırakıyorsunuz.Оставяте естественото да бъде естествено.
Doğal olanı doğal olacak şekilde bir kenara bırakıyorsunuz.את מה שטבעי, משאירים טבעי.
Doğal olanı doğal olacak şekilde bir kenara bırakıyorsunuz.تترك جانباً الشئ الطبيعي لأن يكون طبيعياً.
Doğal olanı doğal olacak şekilde bir kenara bırakıyorsunuz.これはポートランド市、実際の開発例です
İğneyi yapıyorsunuz ve bırakıyorsunuz.Anda memberi suntikan dan kemudian meletakkannya.
İğneyi yapıyorsunuz ve bırakıyorsunuz.Bạn tiêm xong thì kéo nó xuống.
İğneyi yapıyorsunuz ve bırakıyorsunuz. Başka biri kullanmaya kalkışırsa kilitleniyor ve sonra kırılıyor.Podáte injekci a pak ji odložíte, pokud se jí někdo pokusí znovu použít, uzamkne se a pak se zlomí.
İğneyi yapıyorsunuz ve bırakıyorsunuz.Beadjuk az injekciót és letesszük.
İğneyi yapıyorsunuz ve bırakıyorsunuz.Dajesz zastrzyk i pchasz to w dół.
İğneyi yapıyorsunuz ve bırakıyorsunuz.Dá-se a injecção e põe-se de lado.
İğneyi yapıyorsunuz ve bırakıyorsunuz.Faci injecția și apoi o pui jos.
İğneyi yapıyorsunuz ve bırakıyorsunuz.Fai l'iniezione e poi lo spingi in fondo.
İğneyi yapıyorsunuz ve bırakıyorsunuz.Je geeft de injectie en legt hem weg.