bırakıyor ile cümle

bırakıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Yunanistan, Romanya ve Bulgaristan'daki emlak patlaması yerini belirsizliğe bırakıyorReal estate boom turns to gloom in Greece, Romania, Bulgaria
Geleneksel, makul bir vergi oranı, KDV yolsuzluğuna daha az yer bırakıyor.A universal, a reasonable rate, leaves less room for VAT fraud.
Türk kadınları aile hayatı için işi bırakıyorTurkish women abandon work for family life
Kadınların büyük kısmı evlenip aile kurduktan sonra çalışmayı bırakıyor.Many women stop working after getting married and starting a family.
Şu anda AB yetkilileri, işi her iki tarafın da iyi niyetine bırakıyor." dedi.Right now, they [EU officials] leave it up to the goodwill of both sides," Gashi said.
Borisov, "Biz polis olarak yakalıyoruz, onlar serbest bırakıyor." derdi."We [police] catch them and they set them free," he used to say.
Şimdilerde genç kızlar, içki tüketimi konusunda genç erkekleri geride bırakıyor.These days, juvenile females often outdrink the boys.
Borca batmış çiftçiler giderek artan sayıda tarımı toplu olarak bırakıyorlar.Increasingly, debt-ridden farmers are leaving agriculture altogether.
Babasının yokluğunda Yusuf konuşmayı bırakıyor.In his absence, Yusuf stops speaking.
Talimatlar buyuk olcude ayrintili olmakla birlikte, pek çok soruyu da cevapsız bırakıyor.Although the roadmaps are fairly eloquent, they leave a number of questions unanswered.
Mihayloviç, "Toplum onları kırk yaşına kadar bebek bezleriyle bırakıyor," diyor."Society leaves them in diapers until the fourth decade," Mihajlovic says.
Arnavutluk’ta demokrasiye geçiş süreci, halkı büyük fedakarlıklarda bulunmak zorunda bırakıyor.Albania's transition to a democratic state has imposed huge sacrifices on the population.
Yeni bütçe kesintileri velileri ellerini ceplerine daha çok atmak zorunda bırakıyor.New budget cuts are forcing parents to dig deeper into their wallets.
"Yasal çerçeve yabancı yatırımcılara çok fazla alan bırakıyor."The legal framework leaves too much space for foreign investors.
Sırbistan'da erkekler 65 yaşında emekli olurken, kadınlar 60 yaşında çalışmayı bırakıyorlar.In Serbia, men retire at age 65, whereas women stop working at 60.
Kasım 2011'de Spezia ile anlaşıyor ve 2012 sezonunun sonunda futbolu bırakıyor. [5]In November 2011 he was re-signed by Spezia.[5]
Luka 23:46; Baba, ruhumu ellerine bırakıyorum!Luke 23:46: Father, into thy hands I commit my spirit.
Bu, Düsseldorf ve Münih Havalimanı'nı Eurowings'in uzun mesafeli üsleri olarak bırakıyor. [1]This leaves Düsseldorf and Munich Airport as Eurowings' long-haul bases.[33]
Bu, Müslüman cemaatin çıkarına olanın ne olduğunu belirlemesini ona bırakıyor.That leaves him to determine what is in the interest of the Muslim community.
Bazı yönlerde sevimli olma yeteneğimi bırakıyorum.I'm letting go of the ability to be cute, in certain ways.
Belime kadar iniyorlar ve cinsiyetin gereği olarak onu bırakıyorsun." [1]They're down to my waist and you let go of that as being necessary to your gender."[20]
Kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum.Märchenbuch für meine Kinder.
Seni affediyorum, ve serbest bırakıyorum.""Vom Eise befreit".
Bu tutumuyla Şansölye Otto von Bismarck'ı bile zaman zaman geride bırakıyordu.In der Folge wollte Otto von Bismarck sogar zurücktreten.
Uyuşturucuyu tamamen bırakıyor.Er setzt die Medikamente ab.
Madonna kendini beğenmişlikte Joan Crawford'ı bile geride bırakıyor.Die Kritiker waren sehr angetan von Joan Crawford.
Bisikletlerini hep kirli bırakıyorlardı.Ils laissent toujours leurs vélos sales.
Je crois en Dieu. » ("Fakirlere 50.000 frank bırakıyorum.Dans son testament, il spécifiait : « Je donne cinquante mille francs aux pauvres.
Artık seni özgür bırakıyorum.Veuillez me rendre ma liberté.
Kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum.Mémoires à nos petits enfants.
Bu tutumuyla Şansölye Otto von Bismarck'ı bile zaman zaman geride bırakıyordu.Le chancelier Otto von Bismarck y vint aussi plusieurs fois en cure.
Uyuşturucuyu tamamen bırakıyor.Il la fait décrocher des drogues.
Destroyer sualtı bombaları bırakıyor ve U-571 hasar görüyor.Le destroyer contre-attaqua et l'U-445 fut endommagé.
Tom bıyık bırakıyor.Tom se está dejando crecer el bigote.
Onu sana bırakıyorum.Te lo dejo a ti.
Şemsiyemi neredeyse trende bırakıyordum.Casi me dejé el paraguas en el tren.
Şemsiyemi her zaman trende bırakıyorum.Siempre se me olvida el paraguas en el tren.
Ya zaman da bize bırakıyorsa?¿Y si el tiempo también nos deja?
Her şeyi sana bırakıyorum.Te lo dejo todo.
Seni affediyorum, ve serbest bırakıyorum."Te perdono y te libero".
Odd, Kjell Karlsen Orkestrası 'nda (1962-70) şarkı söyledi ve o dönemde şarkılar bırakıyordu.Entre 1962-1970 cantó en la Kjell Karlsen's Orchestra lanzando sencillos durante ese período.
Hepimizin üzerinde bir etki bırakıyordu.Todo hacía presumir un empate.
Kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum.Un libro para mis hijas.
Onu sana bırakıyorum.Lo lascio a te.
Kaderimi senin güzel ellerine bırakıyorum.Metto il mio destino nelle tue splendide mani.
Madonna kendini beğenmişlikte Joan Crawford'ı bile geride bırakıyor.Ma Tone era corteggiato anche da Joan Crawford.
Dul bir kadın ve bir kız evlat bırakıyor.Он покидает вдову и дочь.
Şemsiyemi hep trende bırakıyorum.Я всегда оставляю свой зонт в поезде.
Hepimizin üzerinde bir etki bırakıyordu.На всех нас лежит клеймо.
Kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum.Книжка для маленьких детей.
Paris'i savunmak ona resim yapmak için çok az zaman bırakıyordu.Обязанности, связанные с придворной деятельностью Фромантью, оставляли ему мало времени на живопись.
"Sadri Şener işi, gücü neden bırakıyor?".И что означает вся эта ерунда про Силу?“.
Bununla ilgili takdiri Sayın Mahkemenize bırakıyorum." demiştir.Тогда ваши просьбы я передам в эти новые комитеты…».
Geleceğimizi onun ellerine bırakıyoruz Birleşik, özgürce.حماك الله دائما، نحن نضع مستقبلنا في يديك، الأمم الحرة، يا لأجل الحرية سنقوم معاً دائماً.
Bu sizi duvara karşı bırakıyor ve benim hoşuma giden şey de bu.أنا أكره الجدار، يؤسفني ذلك.
Günümüz kent yaşamı odun ateşi yerine tüp ateşinde pişirme zorunda bırakıyor.اهالي المنطقة الآن يفضلون إزالة الحشائش اليابسة من طريق حرائق الغابات في المستقبل.
Bir sonraki yaz erimesi gelmesiyle onlar yıkılıyor ve küçük yüzey depresyonu bırakıyorlar.تبقى هذه مؤقتةً حتى تتلاشى وتذوب مع الصيف اللتالي وتترك جوفاً سطحيا صغيرا.
Odd, Kjell Karlsen Orkestrası 'nda (1962-70) şarkı söyledi ve o dönemde şarkılar bırakıyordu.Ele cantou no Kjell Karlsen's Orchestra entre (1962-70) e foi lançando singles durante aquele período.
Je crois en Dieu. » ("Fakirlere 50.000 frank bırakıyorum.Em seu testamento, ele especificou: "Dou cinquenta mil francos aos pobres.
Bir sonraki yaz erimesi gelmesiyle onlar yıkılıyor ve küçük yüzey depresyonu bırakıyorlar.Eles então desabam com o início do derretimento no verão e deixa para trás uma pequena depressão no solo.

İlgili Sayfalar