bırakıyor ile cümle

bırakıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ve söyleşi sanatı --bence tehlikeli bir şekilde-- kişisel yayınlara yerini bırakıyor.E a arte da conversação está a ser substituída -- perigosamente, na minha opinião -- por uma emissão pessoal.
Ve söyleşi sanatı --bence tehlikeli bir şekilde-- kişisel yayınlara yerini bırakıyor.Og kunsten at samtale bliver erstattet -- farligt, tror jeg -- af personlig udsendelse.
Ve söyleşi sanatı --bence tehlikeli bir şekilde-- kişisel yayınlara yerini bırakıyor.Și arta conversației este înlocuită - și asta e periculos, cred eu - prin transmisii unilaterale.
Ve söyleşi sanatı --bence tehlikeli bir şekilde-- kişisel yayınlara yerini bırakıyor.Sztuka konwersacji jest zastępowana, według mnie niebezpiecznie, przez osobiste nadawanie.
Ve söyleşi sanatı --bence tehlikeli bir şekilde-- kişisel yayınlara yerini bırakıyor.Und die Kunst der Konversation wird - gefährlicherweise, denke ich - ersetzt durch persönliches Senden.
Ve söyleşi sanatı --bence tehlikeli bir şekilde-- kişisel yayınlara yerini bırakıyor.Y el arte de la conversación está siendo reemplazado, peligrosamente creo, por la transmisión personal.
Ve söyleşi sanatı --bence tehlikeli bir şekilde-- kişisel yayınlara yerini bırakıyor.Η τέχνη της συζήτησης αντικαθίσταται - επικίνδυνα κατά τη γνώμη μου - από την προσωπική μετάδοση.
Ve söyleşi sanatı --bence tehlikeli bir şekilde-- kişisel yayınlara yerini bırakıyor.И изкуството на разговора се заменя -- опасно, мисля -- в лично разпространяване на иформация.
Ve söyleşi sanatı --bence tehlikeli bir şekilde-- kişisel yayınlara yerini bırakıyor.Искусство общения вытесняется — и по-моему, это опасно — личным самовещанием.
Ve söyleşi sanatı --bence tehlikeli bir şekilde-- kişisel yayınlara yerini bırakıyor.І мистецтво бесіди - я вважаю цей факт небезпечним - підмінюється особистим мовленням.
Yani bir ontogenimiz var. Dolayısıyla Anatotian ismini bırakıyoruz.Y nos libramos del anatotitán.
Yani her şey bir simetriye sahip, olduğu yere bırakıyorsunuz.Alles ist symmetrisch, wenn man es belässt, wo es ist.
Yani her şey bir simetriye sahip, olduğu yere bırakıyorsunuz.Así que todo tiene simetría, cuando simplemente lo dejas donde está.
Yani her şey bir simetriye sahip, olduğu yere bırakıyorsunuz.Deci totul are simetrie, trebuie doar să-l laşi acolo unde este.
Yani her şey bir simetriye sahip, olduğu yere bırakıyorsunuz.가만히 내버려둬도 대칭이 되니까 어디든지 대칭이 있는 거죠.
Yani her şey bir simetriye sahip, olduğu yere bırakıyorsunuz.Ogni cosa ha simmetria se lasciata dove stà.
Yani her şey bir simetriye sahip, olduğu yere bırakıyorsunuz.Tehát minden rendelkezik azzal a szimmetriával, hogy egyszerűen hagyom úgy, ahogy van.
Yani her şey bir simetriye sahip, olduğu yere bırakıyorsunuz.Tout a une symétrie si vous n'y touchez pas.
Yani her şey bir simetriye sahip, olduğu yere bırakıyorsunuz.Wszystko ma symetrię jeśli zostawi się to w miejscu.
Yani her şey bir simetriye sahip, olduğu yere bırakıyorsunuz.Zo heeft alles symmetrie, je laat het gewoon waar het is.
Yani her şey bir simetriye sahip, olduğu yere bırakıyorsunuz.Всичко има симетрия, когато просто го оставите, където си е.
Yani her şey bir simetriye sahip, olduğu yere bırakıyorsunuz.Любой предмет обладает симметрией, если его просто оставить на месте.
Yani her şey bir simetriye sahip, olduğu yere bırakıyorsunuz.כך שהכל יהיה סימטרי, אם תשאירו אותו במקומו.
Yani her şey bir simetriye sahip, olduğu yere bırakıyorsunuz.و بذالك كل شيء له تماثل، حينما تتركه في مكانه.
Yani her şey bir simetriye sahip, olduğu yere bırakıyorsunuz.この図形の場合は6種類の対称性があります
Yani muazzam miktarda para harcıyoruz ve enerjinin çoğunu aşağıda bırakıyoruz.Deci cheltuim o cantitate enormă de bani şi lăsăm cea mai mare parte a energiei acolo jos.
Yani muazzam miktarda para harcıyoruz ve enerjinin çoğunu aşağıda bırakıyoruz.Donc nous dépensons une énorme quantité d'argent et laissons la plus grande partie de l'énergie là-bas en bas.
Yani muazzam miktarda para harcıyoruz ve enerjinin çoğunu aşağıda bırakıyoruz.Entonces estamos gastando una cantidad enorme de dinero y dejando la mayor parte de la energía allá abajo.
Yani muazzam miktarda para harcıyoruz ve enerjinin çoğunu aşağıda bırakıyoruz.Estamos a gastar uma enorme de dinheiro e a deixar lá em baixo grande parte da energia
Yani muazzam miktarda para harcıyoruz ve enerjinin çoğunu aşağıda bırakıyoruz.우리는 엄청난 돈을 들이고 있고 에너지의 대부분이 저 밑에 남아있습니다. 물론 더 많은 양의 에너지를 들여가면서 다른 에너지를 찾고 있습니다.
Yani muazzam miktarda para harcıyoruz ve enerjinin çoğunu aşağıda bırakıyoruz.Quindi stiamo spendendo un'enorme quantità di denaro e perdipiù lasciamo lì la maggior parte dell'energia.
Yani muazzam miktarda para harcıyoruz ve enerjinin çoğunu aşağıda bırakıyoruz.We besteden enorme bedragen en het laten van het merendeel van de energie daar beneden.
Yani muazzam miktarda para harcıyoruz ve enerjinin çoğunu aşağıda bırakıyoruz.Więc przeznaczamy dużą ilość pieniędzy, a większość potencjalnej energii zostaje na dnie szybów.
Yani muazzam miktarda para harcıyoruz ve enerjinin çoğunu aşağıda bırakıyoruz.Wir verschwenden also Unmengen von Geld und lassen den Großteil der Energie dort unten zurück.
Yani muazzam miktarda para harcıyoruz ve enerjinin çoğunu aşağıda bırakıyoruz.Значи, изразходваме огромно количество пари и оставяме повечето от енергията там долу.
Yani muazzam miktarda para harcıyoruz ve enerjinin çoğunu aşağıda bırakıyoruz.Таким образом, мы тратим громадное количество денег и оставляем большинство энергии внизу.
Yani muazzam miktarda para harcıyoruz ve enerjinin çoğunu aşağıda bırakıyoruz.בתוך הבארות, כך שאנו מבזבזים כמות אדירה של כסף משאירים את רוב האנרגיה שם בפנים. כמובן, שנדרש יותר אנרגיה
Yani muazzam miktarda para harcıyoruz ve enerjinin çoğunu aşağıda bırakıyoruz.そこに残置しています 取り出して利用するには 追加のエネルギーが必要だからです エタノール製造に費やすエネルギーの割合もばかになりません
Yankesiciliği bırakıyorum.Jag ska sluta stjäla.
Yankesiciliği bırakıyorum.Jeg holder op med at stjæle.
Yankesiciliği bırakıyorum.Kończę z opróżnianiem kieszeni.
Yankesiciliği bırakıyorum.Minä lopetan varastelun.
Yankesiciliği bırakıyorum.Smetterò di rubare.
Yankesiciliği bırakıyorum.Vou deixar de roubar.
Yankesiciliği bırakıyorum.Voy a dejar de robar.
Yankesiciliği bırakıyorum.Τέρμα οι κλοπές.
Yankesiciliği bırakıyorum.Я больше не буду воровать.
Yaşam destek sistemimizin temellerini sarsıyor, arkalarında ölümün tüylerini bırakıyorlar.죽음의 흔적만 남기고 지나가는 트롤 어선들을 목격할 수 있습니다.
Yaşam destek sistemimizin temellerini sarsıyor, arkalarında ölümün tüylerini bırakıyorlar.מרעידים את יסודות מערכת תמיכת החיים שלנו, משאירות נביעות של מוות בנתיבן.
Yaşam destek sistemimizin temellerini sarsıyor, arkalarında ölümün tüylerini bırakıyorlar.تخلخل أسس نظام دعم حياتنا، تاركة خطوط من الموت في طريقها.
Yaşam destek sistemimizin temellerini sarsıyor, arkalarında ölümün tüylerini bırakıyorlar.「死」の跡を残している姿を目撃します 次回 皆さんがお寿司や刺身
"Yaşam destek sisteminiz sizi yarı yolda bırakıyor. bu korkunç değil mi?""Chà, hệ thống duy trì sự sống của bạn thất bại phải không. Điều đó không đáng sợ sao?"
"Yaşam destek sisteminiz sizi yarı yolda bırakıyor. bu korkunç değil mi?""Dites donc, votre système qui doit maintenir la vie vous a fait défaut. N'était-ce pas horrible?"
"Yaşam destek sisteminiz sizi yarı yolda bırakıyor. bu korkunç değil mi?""Het systeem dat je in leven houdt faalde. Was dat niet verschrikkelijk?"
"Yaşam destek sisteminiz sizi yarı yolda bırakıyor. bu korkunç değil mi?""이봐요, 생명 유지 장치가 도움이 되지 않았나보군요. 무섭지 않았나요?"
"Yaşam destek sisteminiz sizi yarı yolda bırakıyor. bu korkunç değil mi?""Mensch, euer Lebenserhaltungssystem ist ausgefallen. War das nicht schrecklich?"
"Yaşam destek sisteminiz sizi yarı yolda bırakıyor. bu korkunç değil mi?""Vai, sistemul vostru de susţinere a vieţii era un eşec. Nu-i aşa că era îngrozitor?"
"Yaşam destek sisteminiz sizi yarı yolda bırakıyor. bu korkunç değil mi?""Váš podpůrný systém života vás zradil. Nebylo to hrozné?"
"Yaşam destek sisteminiz sizi yarı yolda bırakıyor. bu korkunç değil mi?""Vuestro sistema de soporte de vida les estaba fallando. No era algo terrible?"
"Yaşam destek sisteminiz sizi yarı yolda bırakıyor. bu korkunç değil mi?""Yah, sistem pendukung hidup itu yang membuatmu gagal. Menakutkan bukan?"

İlgili Sayfalar