bırakıyor ile cümle
bırakıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Onu size bırakıyorum.I'm leaving it to you.
Ben dehşete düştüm. Beni nutku tutulmuş bırakıyorsun.I'm appalled. You leave me speechless.
Tom bıyık bırakıyor.Tom is growing a mustache.
Tom'un karnesi arzu edilecek çok şey bırakıyor.Tom's report leaves much to be desired.
Onu sana bırakıyorum.I'll leave that to you.
Ben yemin ediyorum, John. Bugün itibariyle, sigarayı bırakıyorum.I swear, John. As of today, I quit smoking.
Ben onu senin hayal gücüne bırakıyorum.I leave it to your imagination.
Meseleyi senin yargına bırakıyorum.I leave the matter to your judgement.
Bu proje halen arzulanan çok şey bırakıyor.This project still leaves much to be desired.
Kötü bir izlenim bırakıyor.He makes a bad impression.
-O reklam güçlü bir izlenim bırakıyor-Özellikle müzik.O, kafanın içinde kalıyor.That commercial makes a strong impression - especially the music. It stays in your head.
Sigara içmeyi bırakıyorum.I'm giving up smoking.
Dul bir kadın ve bir kız evlat bırakıyor.He leaves a widow and a daughter.
O, her konuda beni geride bırakıyor.He outdoes me in every subject.
O kendini aşkın ellerine bırakıyor.She's giving herself up to love.
Şemsiyemi her zaman trende bırakıyorum.I am always leaving my umbrella on the train.
Kızkardeşim her zaman acelesi olup işleri sıklıkla geride bırakıyor.My sister is always in such a hurry that she often leaves things behind.
Şemsiyemi neredeyse trende bırakıyordum.I almost left my umbrella on the train.
Kitapları burada bırakıyorum.I am leaving the books here.
Şemsiyemi hep trende bırakıyorum.I always leave my umbrella in the train.
Ben futbol oynamayı bırakıyorum.I quit playing football.
Ben bas gitar çalmayı bırakıyorum.I quit playing the bass guitar.
Kaderimi senin güzel ellerine bırakıyorum.I put my fate in your beautiful hands.
Ben bırakıyorum.I'm quitting.
Kim bırakıyor?Who's quitting?
Biz bırakıyoruz.We're quitting.
Tom bırakıyor.Tom is quitting.
Kendini bir sürü eleştiriye maruz bırakıyorsun.You're exposing yourself to a lot of criticism.
Ben bir öğretmen olarak işimi bırakıyorum.I'm quitting my job as a teacher.
Bunu senin ellerine bırakıyorum.I'm leaving this in your hands.
Tutukluları serbest bırakıyorum.I'm releasing the prisoners.
Bunu sana bırakıyorum.I'm leaving that up to you.
Tekrar sakal bırakıyorum.I'm growing a beard again.
Tom'u serbest bırakıyorum.I'm setting Tom free.
Tatoeba'yı bırakıyorum.I'm leaving Tatoeba.
O, olumsuz bir izlenim bırakıyor.He makes an unfavorable impression.
Bu deodorant, gömlek üzerinde beyaz lekeler bırakıyor.This deodorant leaves white stains on the shirt.
Bu deodorant, gömleğimin üzerinde beyaz lekeler bırakıyor.This deodorant leaves white stains on my shirt.
Üzerimde kötü etki bırakıyorsun.You're a bad influence on me.
Ona karar vermeyi sana bırakıyorum.I'm leaving it to you to decide that.
İşimi bırakıyorum.I'm quitting my job.
Ne zaman çalışmayı bırakıyorsun?What time do you leave work?
Neyi dışarıda bırakıyorsun?What are you leaving out?
Sakal mı bırakıyorsun?Are you growing a beard?
Onun beyaz ayakkabıları koyu kırmızı izler bırakıyor.Her white shoes leave dark red traces.
İşini bırakıyor musun?Are you quitting your job?
Teorik tarafını matematikçilere bırakıyoruz.We'll leave theory to the mathematicians.
Sebzeleri hâlâ zeytinyağlı salamurada bırakıyor musun?Are you still marinating the vegetables?
Bisikletini her zaman kirli bırakıyorsun.You always leave your bike filthy.
Bisikletlerini her zaman kirli bırakıyorsun.You always leave your bikes filthy.
Sigarayı bırakıyorum.I'm quitting smoking.
Sorumlu olarak kimi bırakıyorsun?Who are you leaving in charge?
Şimdi herkes Tom'u yalnız bırakıyor.Everybody leaves Tom alone now.
Peki, kendime bakamayacağım izlenimini mi bırakıyorum?And what, do I give off the impression that I am unable to take care of myself?
Tom bulaşıkları yıkamıyor. Bunu Mary'ye bırakıyor.Tom doesn't wash the dishes. He leaves that up to Mary.
Her şeyi oluruna bırakıyorum.I'm taking it one day at a time.
İyi bir izlenim bırakıyorsun.You're making a good impression.
Tom elbiselerini evin her tarafına bırakıyor.Tom leaves his clothes all over the house.
Genellikle lavaboda kirli bulaşık bırakıyorum.I often leave dirty dishes in the sink.
Paskalya tavşanı aslında yumurta bırakıyor mu, öyleyse onlar çikolata mı?Does the Easter bunny actually lay eggs, and if so, are they chocolate?