bırakırlar ile cümle
bırakırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Böylelikle küçüklere örnek bir kültür mirası bırakırlar.Levisid ka väikeselohulised kultusekivid.
Yuvalarını yere yaparlar ve içine genellikle iki yumurta bırakırlar.Sarvikbülbülid teevad oma pesad põõsastesse ja kurnas on tavaliselt kaks muna.
Genelde iki tane yumurta bırakırlar.Enamasti on mune kaks.
Yuvalarını, alçak funda veya böğürtlen çalılarında inşa ederler ve 3-7 yumurta bırakırlar.Ta teeb pesa puu otsa habesambliku või tillandsia puhmasse ja muneb 3-7 muna.
Barda bırakırlar... ...ya da yanlışlıkla başka birisi alır gider.Deixam nos bares... ou pegam o dos outros por engano.
Barda bırakırlar... ...ya da yanlışlıkla başka birisi alır gider.Ketinggalan di bar, atau diambil orang lain tanpa sengaja
Barda bırakırlar... ...ya da yanlışlıkla başka birisi alır gider.술자리에 두고 오기도 하고 다른 사람 거랑 바뀌기도 하고
Barda bırakırlar... ...ya da yanlışlıkla başka birisi alır gider.Los pierden en los bares... o se quedan con el de otro por error.
Barda bırakırlar... ...ya da yanlışlıkla başka birisi alır gider.Забувають в барах або помилково беруть чужу.
Barda bırakırlar... ...ya da yanlışlıkla başka birisi alır gider.يتركونهم في الحانات .أو يأخذون قداحات ملك لأشخاص عن طريق الخطأ
Bazı hayvanlar - özellikle aslanlar - geniş alanlara idrarını bırakırlar, böylece diğer herkes bilir.Es gibt Tiere, - besonders der Löwe - die ein großes Territorium markieren, nur damit jeder Bescheid weiß.
Bazı hayvanlar - özellikle aslanlar - geniş alanlara idrarını bırakırlar, böylece diğer herkes bilir.Sunt animale care - în special leii - urinează pe un teritoriu întins, pentru ca toată lumea să ştie.
Bazı hayvanlar - özellikle aslanlar - geniş alanlara idrarını bırakırlar, böylece diğer herkes bilir.特にライオンなどは 広大な縄張りにおしっこをし続ける 誰でもわかるようにするためだけに
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.Ainsi lorsqu'elles perdent leur volume de feuilles elles perdent des racines.
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.Als ze veel bladmassa verliezen, stoten ze wortels af.
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.Asa ca atunci cand pierd multa masa ierboasa, incep sa isi piarda radacinile.
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.Así que, cuando pierden gran cantidad de hojas, desechan raíces.
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar. Bir çeşit dağlama yaparlar ve kökler ölür.Takže když přijdou o hodně listové hmoty, zbaví se kořenů, v podstatě je odříznou a kořeny zahynou.
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar. Bir çeşit dağlama yaparlar ve kökler ölür.Vì vậy, khi chúng mất nhiều lá chúng sẽ bị rụng rễ giống như chúng tự đốt cháy mình và rễ cây sẽ chết
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.Jadi ketika mereka kehilangan banyak daun, mereka menggugurkan akar.
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.만약 잎의 양이 너무 많이 줄어들면, 식물들은 뿌리를 떨어냅니다.
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.Quindi quando perdono una grande parte della massa di foglie, riducono le radici.
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.Więc kiedy tracą dużo ze swej masy liściowej, pozbywają się też korzeni.
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.Όταν χάνουν πολύ φύλλωμα, αποβάλλουν κάποιες ρίζες τους.
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.Така че когато губят листна маса, корените също намаляват.
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.אז כאשר הם מאבדים מסת עלים רבה, הם משילים מעליהם שורשים.
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.فعندما يفقدون جرم الورق ، يكوون الجذور
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.自らの根を焼灼する様な行動をし
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.Altrimenti le persone abbandonano il capo, vanno da qualche altra parte e fondano qualcosa di nuovo.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.Dacă nu, oamenii îl vor abandona pe conducător și se vor așeza în altă parte.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.Gelingt dies nicht, verläßt das Volk den Häuptling, geht anderswo hin und gründet eine neue Siedlung.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.Ha mégsem, akkor a nép hagyja magára a törzsfőnököt, elmegy máshová és létrehoz egy új települést.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.Jeśli nie, ludzie opuszczą przywódcę, i założą osady w innym miejscu.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.만약 그러지 않는다면 사람들은 족장을 버리고 다른 곳으로 이주하여 정착합니다.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.S'il ne l'est pas, le peuple abandonne le chef, s'en va ailleurs et crée une autre implantation.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.Si no, la gente abandona al jefe, se van a otro lado y crean un nuevo asentamiento.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.Zo niet, zal het volk het stamhoofd verlaten, ergens anders heengaan en een nieuwe nederzetting stichten.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.Διαφορετικά, ο λαός του θα τον εγκαταλείψει και θα πάει να εγκατασταθεί αλλού.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.А если и нет, люди его бросят, уйдут в другое место и учредят новое поселение.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.Ако ли не, хората ще изоставят главатаря, ще отидат някъде другаде и ще се заселят наново.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.אם לא, העם ינטוש את ראש השבט, ילכו למקום אחר ויקימו ישוב חדש.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.و إذا لم يتمكنوا من ذلك، فإنهم يتخلون عن زعيمهم، و يقيمون مستوطنة جديدة في مكان آخر.
Bunu da yapmazlarsa, insanlar başkanı bırakırlar... ...başka bir yere giderler ve yeni bir yerleşim kurarlar.新しい居住地を作ります 古代アフリカ帝国でさえ
Bu şunun gibi, insanlar senin deli olduğunu düşündüklerinde, seni bırakırlar, değil mi?C'est comme si les gens pensaient que vous étiez fou. Ils vous laissent tranquille, non ?
Bu şunun gibi, insanlar senin deli olduğunu düşündüklerinde, seni bırakırlar, değil mi?E' come quando la gente pensa che sei matto ti lasciano in pace, no?
Bu şunun gibi, insanlar senin deli olduğunu düşündüklerinde, seni bırakırlar, değil mi?Es como si la gente piensa que estás loco, ¿te dejan en paz, no?
Bu şunun gibi, insanlar senin deli olduğunu düşündüklerinde, seni bırakırlar, değil mi?Olyan ez, mint amikor az emberek azt gondolják rólad, hogy bolond vagy, békén hagynak, nem?
Büyümeyi bırakırlar, kendilerini geliştirmeyi bırakırlar.A legtöbb ember családot alapít, dolgozik, majd meghal.
Büyümeyi bırakırlar, kendilerini geliştirmeyi bırakırlar.يتوقفون عن النمو ، يتوقفون عن العمل على أنفسهم ، يتوقفون عن التمدد
Büyümeyi bırakırlar, kendilerini geliştirmeyi bırakırlar.自分の限界を押し上げようとか 可能性を広げることをやめてしまう
Bu yüzden evin içinde ışıkları açık bırakırlar.C'est pourquoi ils laissent les lumières allumées dans la maison.
Bu yüzden evin içinde ışıkları açık bırakırlar.Daher lassen sie das Licht überall im Haus an.
Bu yüzden evin içinde ışıkları açık bırakırlar.Đó là lí do tại sao chúng để đèn sáng ở quanh nhà (cười)
Bu yüzden evin içinde ışıkları açık bırakırlar.Het is waarom ze lichten aan laten in huis.
Bu yüzden evin içinde ışıkları açık bırakırlar.그들이 집에 불을 켜고 다니는 이유입니다.
Bu yüzden evin içinde ışıkları açık bırakırlar.Por eso dejan las luces encendidas por toda la casa.
Bu yüzden evin içinde ışıkları açık bırakırlar.Tocmai de aceea lasă luminile aprinse în toata casa.
Bu yüzden evin içinde ışıkları açık bırakırlar.To dlatego zostawiają światło w domu.
Bu yüzden evin içinde ışıkları açık bırakırlar.To proto nechávají rozsvíceno po celém domě. (Smích)
Bu yüzden evin içinde ışıkları açık bırakırlar.Για αυτό αφήνουν φώτα ανοιχτά σε όλο το σπίτι.