bırakın ile cümle
bırakın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Nukleer katliamı bir yana bırakın; endişelenmemiz gereken şey buradaki ayrışmadır.עיזבו את השואה הגרעינית; המזלג הוא שצריך להדאיג אותנו.
Nukleer katliamı bir yana bırakın; endişelenmemiz gereken şey buradaki ayrışmadır.أنسوا المحرقة النووية. إنها الشوكة التي يجب أن نقلق بشأنها.
Nukleer katliamı bir yana bırakın; endişelenmemiz gereken şey buradaki ayrışmadır.気にすべきものといえばフォークです 我々は食資源の使用法を
Ofisime için bırakın bu yana, efendim.Da du forlod det for mit kontor, sir.
Ofisime için bırakın bu yana, efendim.Dal momento che ha lasciato che per il mio ufficio, signore.
Ofisime için bırakın bu yana, efendim.Da Sie überlassen es für mein Büro habe, Sir.
Ofisime için bırakın bu yana, efendim.Desde que salió fuera por mi oficina, señor.
Ofisime için bırakın bu yana, efendim.Desde que você deixou isso para o meu escritório, senhor.
Ofisime için bırakın bu yana, efendim.Din moment ce ai facut lăsaţi-l pentru biroul meu, domnule.
Ofisime için bırakın bu yana, efendim.Eftersom du lämnade det för mitt kontor, sir.
Ofisime için bırakın bu yana, efendim.Karena Anda tidak meninggalkannya untuk kantor saya, Sir.
Ofisime için bırakın bu yana, efendim.Ker si je dopust za mojo pisarno, gospod.
Ofisime için bırakın bu yana, efendim.당신이 내 사무실을두고 한 이후습니다.
Ofisime için bırakın bu yana, efendim.Koska et jätä se työhuoneestani, sir.
Ofisime için bırakın bu yana, efendim.Mivel nem hagyja az irodámba, uram.
Ofisime için bırakın bu yana, efendim.Omdat je hebt laat het voor mijn kantoor, meneer.
Ofisime için bırakın bu yana, efendim.Puisque vous ne le laisser pour mon bureau, monsieur.
Ofisime için bırakın bu yana, efendim.Skoro zostawił ją dla mojego biura, sir.
Ofisime için bırakın bu yana, efendim.Vì bạn đã để lại nó cho văn phòng của tôi, thưa ông.
Ofisime için bırakın bu yana, efendim.Vzhľadom k tomu, že ste nechať na svojej kancelárii, pane.
Ofisime için bırakın bu yana, efendim.Vzhledem k tomu, že jste nechat na své kanceláři, pane.
Ofisime için bırakın bu yana, efendim.Από τη στιγμή που άφησε το για το γραφείο μου, κύριε.
Ofisime için bırakın bu yana, efendim.Так как вы сделали оставить его для моего офиса, сэр.
Ofisime için bırakın bu yana, efendim.Тъй като вие го оставите за офиса ми, сър.
Ofisime için bırakın bu yana, efendim.מכיוון שאתה לא להשאיר את זה במשרד שלי, אדוני.
Ofisime için bırakın bu yana, efendim.منذ كنت لم تترك لمكتبي ، يا سيدي.
Ofisime için bırakın bu yana, efendim.ロミオはそうであってもこれは?その後私は、星をあなたに反抗 - 汝は私の宿泊をknow'st:!、私にインクと紙を得る
O halde endişelenmeyi bırakın da alışverişe devam edin.Allora smettete di preoccuparvi e continuate a fare la spesa.
O halde endişelenmeyi bırakın da alışverişe devam edin.Alors cessez de vous inquiéter et continuez à faire vos courses;
O halde endişelenmeyi bırakın da alışverişe devam edin.Așa că nu vă mai faceți griji și continuați să cumpărați!
O halde endişelenmeyi bırakın da alışverişe devam edin.Así que, deje de preocuparse y siga comprando.
O halde endişelenmeyi bırakın da alışverişe devam edin.Dus maak je geen zorgen en blijf winkelen.
O halde endişelenmeyi bırakın da alışverişe devam edin.Jadi berhentilah khawatir dan teruslah berbelanja.
O halde endişelenmeyi bırakın da alışverişe devam edin.그러니 걱정일랑 그만두고 계속 쇼핑을 즐기세요.
O halde endişelenmeyi bırakın da alışverişe devam edin.Mach dir keine Sorgen mehr, gehe weiter einkaufen.
O halde endişelenmeyi bırakın da alışverişe devam edin.Ngừng lo lắng đi và hãy cứ mua sắm.
O halde endişelenmeyi bırakın da alışverişe devam edin.Portanto párem de se preocupar e continuem a fazer compras.
O halde endişelenmeyi bırakın da alışverişe devam edin.Takže sa prestaňte obávať a pokračujte v nákupoch.
O halde endişelenmeyi bırakın da alışverişe devam edin.Takže se přestaňte strachovat a nakupujte.
O halde endişelenmeyi bırakın da alışverişe devam edin.Więc przestań się zamartwiać i idź na zakupy.
O halde endişelenmeyi bırakın da alışverişe devam edin.Έτσι, σταμάτα να ανησυχείς και συνέχισε να ψωνίζεις.
O halde endişelenmeyi bırakın da alışverişe devam edin.Поэтому перестаньте волноваться и покупайте".
O halde endişelenmeyi bırakın da alışverişe devam edin.Така че спрете да се притеснявате и продължавайте да пазарувате.
O halde endişelenmeyi bırakın da alışverişe devam edin.Тож припиніть хвилюватися і продовжуйте закупи.
O halde endişelenmeyi bırakın da alışverişe devam edin.אז תפסיקו לדאוג ותמשיכו לקנות.
O halde endişelenmeyi bırakın da alışverişe devam edin.لذا لا تخافوا واستمروا بالتسوق
O halde endişelenmeyi bırakın da alışverişe devam edin.これはサラ・ペイリンと
O işi bana bırakın lütfen. Evet.Kaikin mokomin.
O işi bana bırakın lütfen.Nej, tillad mig ...
O işi bana bırakın lütfen.Nej, tillåt mig...
O işi bana bırakın lütfen.Ora, com licença.
O işi bana bırakın lütfen.Permettimi di farlo.
O işi bana bırakın lütfen.Por supuesto, yo me ocupo.
O işi bana bırakın lütfen.Proszę mi pozwolić.
O işi bana bırakın lütfen.Позвольте мне.
Okey, kapıcıya biletleri bırakınBueno, deja las entradas en la recepción.
Önizlemesini görmek için dosyaları üzerine bırakın.Dateien fallen lassen, um eine Vorschau zu erhalten.
Önizlemesini görmek için dosyaları üzerine bırakın.Előnézet jelenik meg az ide ejtett fájlokról
Önizlemesini görmek için dosyaları üzerine bırakın.Esikatsele tiedostoja pudottamalla ne tähän.
Önizlemesini görmek için dosyaları üzerine bırakın.Glisser le fichier vers moi pour l'afficher.