bırakın ile cümle

bırakın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
"Havucu bırakın."Викиньте бича.
"Havucu bırakın."Пуснете морков.
Hepinizi kıymaya çevireceğim. Bırakın gidelim!Estou tão chateado.
Hepinizi kıymaya çevireceğim. Bırakın gidelim!Jsem tak naštvaný.
Hepinizi kıymaya çevireceğim. Bırakın gidelim! Savunma bile yazamıyorsun değil mi?אני כל כך עצבני. איך אתה יכול לקבל מכות בצורה כזאת?
Hepinizi kıymaya çevireceğim. Bırakın gidelim! Savunma bile yazamıyorsun değil mi?أنا منخطّى جدّاً كيف تضرب هكذا؟
Hepinizi kıymaya çevireceğim. Bırakın gidelim!Som tak naštvaný.
Hepinizi kıymaya çevireceğim. Bırakın gidelim!Вам конец.
Hepinizi kıymaya çevireceğim. Bırakın gidelim!Всички сте мъртви.
Hepinizi kıymaya çevireceğim. Bırakın gidelim!Толкова съм ядосан.
Herkesi bırakın!Alle skal slippe nu!
Herkesi bırakın!Lascia andare subito tutti!
Herkesi bırakın!Liberta já toda a gente!
Herkesi bırakın!Släpp alla nu!
Herkesi bırakın!Suelta a todo el mundo ahora mismo.
Herkesi bırakın! Yoksa...Masz wszystkich uwolnić albo...
Herkesi bırakın! Yoksa...Vapauta kaikki, tai muuten...
Herkesi bırakın!Ελευθέρωσέ τους όλους, αμέσως!
Herkesi bırakın!Отпусти всех, сейчас же!
Her şeyi bırakın. Bırakın her şeyi gitsin şimdi.Engedj el mindent, engedj el mindent...
Her şeyi bırakın.Deja que todo se vaya.
Her şeyi bırakın.Laissez tout.
Her şeyi bırakın.Lascia andare tutto.
Hiç bir şeyiniz yokmuş gibi Fico Bulvaırnda dolaşmayı bırakın. Gİdin ve liseyi dışarıdan bitirin.Przestań się błąkać po mieście bez celu, jakbyś go nie miał zdobądź wykształcenie, o które się starasz.
Hiç bir şeyiniz yokmuş gibi Fico Bulvaırnda dolaşmayı bırakın. Gİdin ve liseyi dışarıdan bitirin.Σταματήστε να περπατάτε σαν να μην έχετε στον ήλιο μοίρα και πάρτε το απολυτήριό σας.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.Chúng ta không biết điều gì đang diễn ra, hãy để yên cho đầu óc côn trùng, đầu óc của bất kì con người nào.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.Kita tidak tahu apa yang terjadi, biarkan serangga itu saja yang tahu, pemikiran umat manusia yang lain.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.여러분의 빨간색과는 다르게 보이고 있는지 모르죠. 이럴진데 하물며 곤충이 보는 것은 알 수가 없겠죠.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.Não podemos saber o que se passa na mente de outro ser humano, quanto mais de um insecto.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.Nem tudhatjuk, mi történik, nemhogy egy rovar, de egy másik ember fejében.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.Nevieme, čo vidí človek, nieto ešte hmyz.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.Nevíme, co vidí člověk, natož hmyz.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.Nie wiemy, co dzieje się, powiedzmy w umyśle owada, ani w umyśle człowieka.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.Non possiamo sapere cosa avviene nella mente, non solo di un insetto, ma anche di un altro essere umano.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.No podemos saber qué sucede en otra mente humana; mucho menos en la de un insecto.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.Nous ne savons pas comment ça se passe dans la tête d'un autre être humain, et encore moins d'un insecte.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.Nu putem şti ce se întâmplă, nu cu o insectă, ci în mintea unei alte fiinţe umane.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.Vi kan ikke vide hvad der sker i, ikke mindst et insekts, men også et andet menneskes sind.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.We kunnen niet weten wat er gaande is in de geest van een ander mens, laat staan bij een insect.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.Wir können nicht in die Gedanken von Insekten oder anderen Menschen hineinsehen.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.Ми не знаємо, що відбувається в голові іншої людини, що вже казати про комах.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.Мы не можем сказать, что происходит в уме соседа, не говорят уже о насекомом.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.Не можем да знаем какво се случва, не само при насекомите, но дори и в главата на друго човешко същество.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.כשאני קורא לזה אדום. אנחנו לא יכולים לדעת מה קורה, שלא לדבר על חרקים, במוח של אדם אחר.
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.فاننا لا نعرف حقيقة انه احمر او لا .. كما في حال الحشرة .. ان دماغنا هو الذي يخبرنا بذلك
İçeride neler olduğunu bilemeyiz, bırakın bir böceğin, bir insanın zihninde olanları da.昆虫の心は なおさらわかりません でも色のコントラストはこんな感じに見えるでしょう
İsa, ‹‹Size söyledim, benim›› dedi. ‹‹Eğer beni arıyorsanız, bunları bırakın gitsinler.››Gesù replicò: «Vi ho detto che sono io. Se dunque cercate me, lasciate che questi se ne vadano»
İsa, ‹‹Size söyledim, benim›› dedi. ‹‹Eğer beni arıyorsanız, bunları bırakın gitsinler.››"Ik heb u toch gezegd dat Ik het ben! Als het u om Mij te doen is, laat die anderen dan gaan."
İsa, ‹‹Size söyledim, benim›› dedi. ‹‹Eğer beni arıyorsanız, bunları bırakın gitsinler.››Isus a răspuns: ,,V-am spus că Eu sînt. Deci, dacă Mă căutaţi pe Mine, lăsaţi pe aceştia să se ducă.``
İsa, ‹‹Size söyledim, benim›› dedi. ‹‹Eğer beni arıyorsanız, bunları bırakın gitsinler.››Jesus antwortete: Ich habe euch gesagt, daß ich es sei. Suchet ihr denn mich, so lasset diese gehen!
İsa, ‹‹Size söyledim, benim›› dedi. ‹‹Eğer beni arıyorsanız, bunları bırakın gitsinler.››Jésus répondit: Je vous ai dit que c`est moi. Si donc c`est moi que vous cherchez, laissez aller ceux-ci.
İsa, ‹‹Size söyledim, benim›› dedi. ‹‹Eğer beni arıyorsanız, bunları bırakın gitsinler.››Jesús respondió: --Os dije que yo soy. Pues si a mí me buscáis, dejad ir a éstos
İsa, ‹‹Size söyledim, benim›› dedi. ‹‹Eğer beni arıyorsanız, bunları bırakın gitsinler.››Jesus sade: »Jag har sagt eder att det är jag; om det alltså är mig I söken, så låten dessa gå.»
İsa, ‹‹Size söyledim, benim›› dedi. ‹‹Eğer beni arıyorsanız, bunları bırakın gitsinler.››Jesus svarede: "Jeg har sagt eder, at det er mig; dersom I da lede efter mig, så lader disse gå!"
İsa, ‹‹Size söyledim, benim›› dedi. ‹‹Eğer beni arıyorsanız, bunları bırakın gitsinler.››Jesus svarte: Jeg sa eder jo at det er mig. Er det da mig I leter efter, så la disse gå!
İsa, ‹‹Size söyledim, benim›› dedi. ‹‹Eğer beni arıyorsanız, bunları bırakın gitsinler.››Ježiš odpovedal: Povedal som vám, že ja som. Ak tedy mňa hľadáte, nechajte týchto odísť.
İsa, ‹‹Size söyledim, benim›› dedi. ‹‹Eğer beni arıyorsanız, bunları bırakın gitsinler.››Jezus odgovori: Rekel sem vam, da sem jaz. Če torej mene iščete, pustite, da ti odidejo.
İsa, ‹‹Size söyledim, benim›› dedi. ‹‹Eğer beni arıyorsanız, bunları bırakın gitsinler.››예수께서 대답하시되 너희에게 내로라 하였으니 나를 찾거든 이 사람들의 가는 것을 용납하라 하시니
İsa, ‹‹Size söyledim, benim›› dedi. ‹‹Eğer beni arıyorsanız, bunları bırakın gitsinler.››lele Jézus: Mondtam néktek, hogy én vagyok [az.] Azért, ha engem kerestek, ezeket bocsássátok el;
İsa, ‹‹Size söyledim, benim›› dedi. ‹‹Eğer beni arıyorsanız, bunları bırakın gitsinler.››Odpověděl Ježíš: Pověděl jsem vám, že já jsem. Poněvadž tedy mne hledáte, nechtež těchto, ať odejdou.

İlgili Sayfalar