bırakın ile cümle
bırakın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Geri gidin ve eşyalarınızı klüp odasına bırakın.Tornate nella stanza del club e lasciate la vostra roba.
Geri gidin ve eşyalarınızı klüp odasına bırakın. Ve tekrar burada buluşun.Macie pójśc i zostawić swoje rzeczy w pokoju klubowym. i później tutaj wrócić.
Geri gidin ve eşyalarınızı klüp odasına bırakın.Γυρίστε και αφήστε τα πράγματά σας στην αίθουσα του κλαμπ.
Geri gidin ve eşyalarınızı klüp odasına bırakın.Возвращайтесь назад и бросьте свои вещи в комнате клуба.
Geri gidin ve eşyalarınızı klüp odasına bırakın..ללכת להחזיר את הדברים שלכם לחדר ישיבות
Geri gidin ve eşyalarınızı klüp odasına bırakın.أذهبوا وضعوا أغراضكم في غرفة التدريب
Geri gidin ve eşyalarınızı klüp odasına bırakın.また集合だ
Gerisini bana bırakın.Cái quái gì vậy?
Gerisini bana bırakın.Ja się tym zajmę.
Gerisini bana bırakın.Jaz nadaljujem.
Gerisini bana bırakın.Klid, kluci. Nechte to na mně.
Gerisini bana bırakın. - Neydi bu lanet?Agora é comigo.
Gerisini bana bırakın. - Neydi bu lanet? - Bu, Rockhound.Ik doe 't verder wel.
Gerisini bana bırakın. - Neydi bu lanet? - Bu, Rockhound.Παιδιά, εγώ θ' αναλάβω τώρα.
Gerisini bana bırakın.Preiau eu de aici.
Gerisini bana bırakın.Yo puedo solo.
Gerisini bana bırakın.Почивка, момчета.
Hakikatin ikamet yeridir. Böyle ağıt yakmayı bırakın;Дом Истины
Hall çok vardı isteksizce kendi kendine konuşma, geri kalanı bırakın.마지 못해 자신의 혼잣말의 나머지 부분을 떠날 수 있습니다.
Hall çok vardı isteksizce kendi kendine konuşma, geri kalanı bırakın.على مضض لترك بقية مناجاة له.
Hall çok vardı isteksizce kendi kendine konuşma, geri kalanı bırakın.彼女が部屋は再び黙っていた戻ってきたときのかすかな捻髪音のために保存
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Auch von den Haufen laßt übrigbleiben und laßt liegen, daß sie es auflese, und niemand schelte sie darum.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Ba ešte i naschvál jej púšťajte z hrstí a zanechávajte, aby sbierala, a nedohovárajte jej.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Cũng hãy rút vài gié trong bó lúa , bỏ rớt cho nàng lượm lấy , và chớ trách_móc nàng chút nào .
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Cũng hãy rút vài gié trong bó lúa, bỏ rớt cho nàng lượm lấy, và chớ trách móc nàng chút nào.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››또 그를 위하여 줌에서 조금씩 뽑아 버려서 그로 줍게 하고 꾸짖지 말라 하니라
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Más bien, sacad para ella de los manojos y dejad que las recoja, y no la reprendáis
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Nýbrž naschvál jí upouštějte z snopů a nechávejte, ať sbírá, a nedomlouvejte jí.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Owszem umyślnie upuszczajcie jej z snopów, a zostawiajcie, aby zbierała, a nie fukajcie na nią.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››şi chiar voi să -i scoateţi din snopi cîteva spice; s'o lăsaţi să culeagă spice, şi să n'o înfruntaţi.``
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Sõt húzogassatok ki néki a kévékbõl is, és hagyogassatok el, hogy szedje fel, és meg ne dorgáljátok õt.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Também, tirai dos molhos algumas espigas e deixai-as ficar, para que as colha, e não a repreendais.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Tudi nalašč potegujte zanjo klasje iz snopkov in pustite na tleh, da pobira, in nihče je zato ne svari.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››και μαλιστα αφινετε να πιπτη τι απο των χειροβολων δια αυτην και αφινετε να συλλεγη και μη ελεγχετε αυτην.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››да и от снопов откидывайте ей и оставляйте, пусть она подбирает, и не браните ее.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››и даже изваждайте нещо за нея от ръкойките и оставяйте го, и нека го събира без да й забранявате.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››וגם של תשלו לה מן הצבתים ועזבתם ולקטה ולא תגערו בה׃
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››وأنسلوا ايضا لها من الشمائل ودعوها تلتقط ولا تنتهروها
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››並 要 從 捆 裡 抽 出 些 來 、 留 在 地 下 任 他 拾 取 、 不 可 叱 嚇 他
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››並要從捆裡 抽出 些來 、 留在 地下 任他 拾取 、 不 可 叱嚇他
"Havucu bırakın."Ani cukr.
"Havucu bırakın."Jatuhkan wortel.
"Havucu bırakın."Larguem cenoura.
"Havucu bırakın."Lass Karotte fallen.
"Havucu bırakın."Molla la carota.
"Havucu bırakın."Pusti mrkvu.
"Havucu bırakın."Se répa. Se ostor.
"Havucu bırakın."Släpp moroten.
"Havucu bırakın. Sopayı bırakın. Anlam getirin.""Bỏ cà rốt.Bỏ gậy.Mang tới ý nghĩa"
"Havucu bırakın. Sopayı bırakın. Anlam getirin.""당근을 버리고. 채찍도 버려라. 의미를 부여하라."
"Havucu bırakın. Sopayı bırakın. Anlam getirin.""Sin garrote, ni zanahoria: aporte sentido".
"Havucu bırakın. Sopayı bırakın. Anlam getirin.""Zamiast kija i marchewki znajdź sens".
"Havucu bırakın. Sopayı bırakın. Anlam getirin.""עזבו גזרים, עזבו מקלות, תביאו משמעות."
"Havucu bırakın. Sopayı bırakın. Anlam getirin.""ألق الجزر. ألق العصا. حقق المعنى."
"Havucu bırakın. Sopayı bırakın. Anlam getirin."これは概ね彼が18分半をかけて話していた内容です
"Havucu bırakın. Sopayı bırakın. Anlam getirin."佢講得幾好,未睇過快啲去睇下。
"Havucu bırakın. Sopayı bırakın."Lasă morcovul.
"Havucu bırakın."Vergeet wortel.
"Havucu bırakın."Άφησε την ανταμοιβή.
"Havucu bırakın."Бросьте морковку.