bırakın ile cümle
bırakın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››그냥 두어라 저희는 소경이되어 소경을 인도하는 자로다 만일 소경이 소경을 인도하면 둘이 다 구덩이에 빠지리라 하신대
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››La dem fare! de er blinde veiledere for blinde; men når en blind leder en blind, faller de begge i grøften.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Lader dem fare, det er blinde Vejledere for blinde; men når en blind leder en blind, falde de begge i Graven."
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Lăsaţi -i: sînt nişte călăuze oarbe; şi cînd un orb călăuzeşte pe un alt orb, vor cădea amîndoi în groapă.``
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Nechajte ich; sú slepými vodcami slepých. A keď slepý povedie slepého, obidvaja padnú do jamy.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Nechte jich, vůdcovéť jsou slepí slepých, a povede-li slepý slepého, oba v jámu upadnou.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Pustite jih! Oni so slepcem slepi vodniki. Če pa slepec slepca vodi, padeta oba v jamo.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Zaniechajcie ich; ślepi są wodzowie ślepych, a ślepy jeźliby ślepego prowadził, obadwa w dół wpadną.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Αφησατε αυτους ειναι οδηγοι τυφλοι τυφλων τυφλος δε τυφλον εαν οδηγη, αμφοτεροι εις βοθρον θελουσι πεσει.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Не вважайте на них: проводирі вони слїпі слїпих. А коли слїпий веде слїпого, обидва впадуть у яму.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Оставете ги; те са слепи водачи; а слепец слепеца ако води, и двамата ще паднат в ямата.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››оставьте их: они - слепые вожди слепых; а если слепой ведет слепого, то оба упадут в яму.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››הניחו אותם מנהלים עורים המה לעורים וכי יוליך עור את העור ונפלו שניהם בתוך הבור׃
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››اتركوهم. هم عميان قادة عميان. وان كان اعمى يقود اعمى يسقطان كلاهما في حفرة.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››任 憑 他 們 罷 . 他 們 是 瞎 眼 領 路 的 . 若 是 瞎 子 領 瞎 子 、 兩 個 人 都 要 掉 在 坑 裡
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››任憑 他 們罷 . 他 們是 瞎眼 領 路 的 . 若是 瞎子 領 瞎子 、 兩個 人 都 要 掉在 坑裡
Bırakın onu! Anahtarınız, efendim. ANAHTAR 1A kulcs, uram.
Bırakın onu.Apenas o deixe.
Bırakın onu.Biarkan saja dia.
Bırakın onu! Bırakın onu!Buông cô ấy ra, buông ra!
Bırakın onu! Bırakın onu!Laat 'r los.
Bırakın onu! Bırakın onu!Laissez-la !
Bırakın onu! Bırakın onu!Lasciatela andare!
Bırakın onu! Bırakın onu!Lepaskan dia!
Bırakın onu! Bırakın onu!Päästäkää hänet irti!
Bırakın onu! Bırakın onu!Puść ją!
Bırakın onu! Bırakın onu!Pusťte ji...!
Bırakın onu! Bırakın onu!Släpp henne!
Bırakın onu! Bırakın onu!Slip hende!
Bırakın onu! Bırakın onu!¡Suéltenla!
Bırakın onu! Bırakın onu!Αφήστε τη!
Bırakın onu! Bırakın onu!Пуснете я!
Bırakın onu! Bırakın onu!Пуснете я!
Bırakın onu! Bırakın onu!دعها تذهب دعها تذهب
Bırakın onu!Dă-i drumul!
Bırakın onu!Dă-i drumul.
Bırakın onu.Déjenlo, nomás.
Bırakın onu. Geri çekilin.말리지마, 말리지마 재필아, 가만있어, 가만있어
Bırakın onu!Kommen Sie, Miss.
Bırakın onu!Larguem-na!
Bırakın onu!Laßt sie los!
Bırakın onu!Spustite jo.
Bırakın onu!Vamos, Grace.
Bırakın onu.Залиште його.
Bırakın onu!אני חופר בורות 30 שנה
Bırakın onu!.דקה אחת
Bırakın silahları!Lägg ner vapnen!
Bırakın silahları!Smid pistolerne!
Bırakın silahları!¡Suelten las armas!
Bırakın silahları!Хвърлете оръжията!
Bırakın silahları!Хвърлете оръжията!
Böyle ağıt yakmayı bırakın; [Kahkahalar] o kadar mutlu olabilecekken.Arrête ce genre de lamentation, (rire) alors que tu peux être si heureuse !
Böyle ağıt yakmayı bırakın; [Kahkahalar] o kadar mutlu olabilecekken.Vzdaj sa tohto druhu lamentovania, [smiech] keď môžeš byť taká šťastná.
Böyle ağıt yakmayı bırakın; [Kahkahalar]君が、これ程、幸せでいれる時に
Böyle ağıt yakmayı bırakın;Renuncia a este tipo de lamento;
Bronşlar artık kıkırdaklarla çevrelenmeyi bırakınca artık sert olmaktan çıkıyorlarDan ketika bronkus tidak lagi memiliki tulang rawan di sekitar mereka, mereka tidak lagi kaku.
Bronşlar artık kıkırdaklarla çevrelenmeyi bırakınca artık sert olmaktan çıkıyorlarE quando i bronchi non hanno più cartilagine attorno, non sono più rigidi.
Bronşlar artık kıkırdaklarla çevrelenmeyi bırakınca artık sert olmaktan çıkıyorlarE quando os brônquios não têm mais cartilagem em volta deles, eles perdem sua rigidez.
Bronşlar artık kıkırdaklarla çevrelenmeyi bırakınca artık sert olmaktan çıkıyorlarKeď priedušky nemajú okolo chrupavku, nie sú pevné.
Bronşlar artık kıkırdaklarla çevrelenmeyi bırakınca artık sert olmaktan çıkıyorlarKiedy oskrzela nie mają już chrzęstnego wzmocnienia, sztywność.