Ana içeriğe geç
Sözlük

bırak ile cümle

bırak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Onlar suskun bırakıldı.They were left speechless.
Beni eleştirmeyi bırakStop criticizing me!
O, bir iz bırakmadan gözden kayboldu.He disappeared without a trace.
O hiçbir iz bırakmadan kayboldu.He disappeared without a trace.
Bir bahşiş bıraktın mı?Did you leave a tip?
Bahşiş bıraktın mı?Did you leave a tip?
İşleri yarım bırakmamalısın.You shouldn't do things by halves.
Sağlığın için sigara içmeyi bıraksan iyi olur.You had better give up smoking for your health.
Sigarayı bırakmak için gayret etmelisin.You should make an effort to stop smoking.
Öncelikle sigarayı bırakmalısınız.First, you have to stop smoking.
Sigarayı bırakmalısın.You should give up smoking.
Sigara içmeyi bırakmalısın.You must give up smoking.
Pencereyi açık bıraktın mı?Did you leave the window open?
Hayatının onun ellerine bırakmak istediğinden emin misin?Are you sure you want to put your life in her hands?
Senin fikrin arzulanan bir şey bırakmıyor.Your idea leaves nothing to be desired.
Beni arabanla bırak.Give me a lift in your car.
Şemsiyeni otobüste bıraktım.I left your umbrella in the bus.
Masanı olduğu gibi bırak.Leave your desk as it is.
Onu size bırakıyorum.I'm leaving it to you.
Sizin için açık bırakılmış birkaç üst düzey pozisyon var.There are few high-ranking positions left open for you.
İşi şansa bırakma.Don't leave it up to chance.
Homurdanmayı bırak.Stop grumbling.
Sigarayı bırakmanı tavsiye ediyorum.I advise you to stop smoking.
Sigarayı bırakmak zordur.It is difficult to give up smoking.
Ben sigarayı bırakacağım.I'll give up smoking.
Sigarayı bırakmak için hangi yöntemi kullandın?What method did you use to give up smoking?
Sınıfta bırakılmış pahalı bir kamera vardı.There was an expensive camera left in the classroom.
Balık bu nehirde yaşamayı bıraktı.Fish have ceased to live in this river.
Sigarayı bıraktım ve yeni bir insan gibi hissediyorum.I gave up smoking and I feel like a new man.
Sigara içmeyi bırakmalısın, sağlıksız olduğu için.You must give up smoking, as it is unhealthy.
Şansa bırakmayın.Don't take chances.
Çantanı bırakman dikkatsizlikti.It was careless of you to leave your bag.
Çantanı buraya bırakabilirsin.You may leave your bag here.
Dışarı çıkmadan önce kapıyı kilitlemeden bırakmak onun dikkatsizliğiydi.It was careless of her to leave the door unlocked when she went out.
Tablolar, doğrudan güneş ışığına maruz bırakılmamalıdır.Paintings should not be exposed to direct sunlight.
Bırak bu ayakları.Don't beat around the bush.
Meseleyi ona bırakmaktan başka çaremiz yoktu.We had no choice but to leave the matter to him.
Konuyu ona bırakmaktan başka seçeneğimiz yoktu.We had no choice but to leave the matter to him.
Bazen bedenlerimizi güneş ışığına maruz bırakmalıyız.We should sometimes expose our bodies to the sun.
Son kararı ona bıraktık.We left the final decision to him.
Biz ulaşımdan yoksun bırakıldık.We were deprived of transportation.
Tahminlerimizde hata payı bıraktık.We left a margin for error in our estimates.
Yapmamız gerekeni yapmadan bıraktık.We have left undone what we ought to have done.
Kişisel eşyalarımı otobüste bırakabilir miyim?May I leave my belongings on the bus?
Yangın bizi varlığımızdan yoksun bıraktı.The fire deprived us of our property.
Eğer ailem olmasaydı, bu işi bırakırdım.If it were not for my family, I would give up this job.
Saatimi evde bıraktım.I've left my watch at home.
Ben kartımı evde bıraktım.I left my card at home.
Tembellik yapmayı bırak ve yapacak bir şey bul.Stop being lazy and find something to do.
Geride bıraktığım neydi?What was it I left behind?
Boşu boşuna yaygara yapmayı bırak.Stop making a fuss over nothing.
Bir mesaj bırakmak ister misiniz?Would you like to leave a message?
Mesaj bırakacak mısın?Will you leave a message?
Müzisyen, ailesini yoksul bıraktı.The musician left his family poor.
Beni yalnız bırak!Leave me alone!
Bırak bunu ben halledeyim.Let me handle this.
Kaleminizi bırakın.Put down your pencil.
Kaleminizi yere bırakın.Put down your pencil.
Lütfen lafı dolandırmayı bırak ve sadede gel.Please stop beating around the bush and come straight to the point.
Lafı gevelemeyi bırak ve sadede gel.Stop beating around the bush and get to the point.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod