bıldır ile cümle
bıldır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom işlerin nasıl sonuçlandığını bana bildirmek için söz verdi.Tom promised to let me know how things turned out.
Keşke Tom'a geldiğimizi bildirebilsem.I wish I could let Tom know we're coming.
Gitmeye hazır olduğunda lütfen bana bildir.Please let me know when you're ready to go.
Karar verir vermez size bildireceğiz.As soon as we decide, we'll let you know.
Eğer ilgilenirsen, bana bildir ve sana onun telefon numarasını vereceğim.If you're interested, let me know and I'll give you his number.
Bir dur işareti bir kavşakta yaya geçidinden önce sürücülerin durmasını bildirir.A stop sign instructs drivers to stop before a crosswalk at an intersection.
Bildirecek bir şeyim var.I have something to declare.
Bana daha önce bildirebilirdin.You could've let me know earlier.
Bana daha önceden bildirmeliydin.You should've let me know sooner.
Bana bildirir misin?Can you advise me?
Hiçbir hasar bildirilmedi.No damage has been reported.
Bunu bildirmemiz gerektiğini düşünüyor musun?Do you think we should report this?
Eğer o olursa Tom bize bildirecek.Tom will notify us if that happens.
Bildirilecek bazı iyi haberlerim var.I have some good news to report.
Geri bildirimini istiyorum.I want your feedback.
Sana gelişmeleri bildiririz.We'll keep you posted.
Kamuya 20 Ekimde bildirilecek.The public will be notified on October 20th.
Hiçbir can kaybı bildirilmedi.No casualties have been reported.
Hırsızlık ne zaman bildirildi?When was the theft reported?
Kayıplar bildirildi.Casualties were reported.
Hiçbir ölüm bildirilmemiştir.No deaths were reported.
İsimsiz bir arayan, bir cinayeti bildirmek için polisle temasa geçti.An anonymous caller contacted the police to report a murder.
Eğer uykun gelirse bana bildir.If you get sleepy, let me know.
Hiçbir tutuklama bildirilmedi.No arrests have been reported.
Ben senin geri bildirimini takdir ediyorum.I appreciate your feedback.
Gümrük bildiriminiz, lütfen.Your customs declaration, please.
Tom'un ölüm bildirimi bugünkü gazetedeydi.Tom's death notice was in today's paper.
Tom bunu asla otoriteye bildirmedi.Tom never reported that to the authorities.
Tom, kız kardeşinin kayıp olduğunu bildirdi.Tom reported his sister missing.
Sanırım onu sevmediğini Tom'a bildirmelisin.I think you should let Tom know that you don't like him.
Tom bana daha önce bildirmeliydi.Tom should've let me know earlier.
Hazır olduğunda bana bildir.Let me know when you'll be ready.
Bitirdiğinde bana bildir.Let me know when you've finished.
Daha fazlasına ihtiyacın varsa bana bildir.Let me know if you need more.
Yapabileceğim bir şey varsa bana bildir.Let me know if there's something I can do.
Tom onu sevdiğini Mary'ye bildirmeli.Tom should let Mary know that he likes her.
Onun yaklaşan partisi hakkında e-posta bildirimini aldım.I received an email notification of his upcoming party.
Sigara içme yasağı bildirimi dün restoranın dışında yayınlandı.Notification of the smoking ban was posted outside the restaurant yesterday.
Tom bildiri almadı.Tom didn't get the memo.
Bana rapor edileni bildiriyorum.I am reporting what was reported to me.
O tür bilgiyi bildiremeyeceğimi biliyorsun.You know I can't give out that kind of information.
Birkaç dakika daha olacağını onlara bildirir misin?Could you let them know it will be a few more minutes?
Bu akşamki küçük toplantımızı ona bildirdin mi?Did you let him know about our little get-together this evening?
Onlar hemen polise onun hakkında bildirdi.They immediately informed the police about it.
Tom'un ailesine bildirildi.Tom's family has been notified.
Onlara bildirmek zorunda olacağım.I will have to inform them.
Gelebilip gelemeyeceğini bize bildir.Let us know if you can come.
Onu yapabilip yapamayacağını bize bildir.Let us know if you can make it.
Eğer yorgunsan sadece bana bildir.If you're tired, just let me know.
Onun hakkında patronuna bildirmek zorunda kalacaksın.You'll have to notify your boss about that.
Merhaba, biz kayıp bir kişiyi bildirmek için arıyoruz.Hi, we are calling to report a missing person.
Bir şey eksikse bana bildir.Let me know if something's missing.
Onun nasıl gittiğini bize bildir.Let us know how it goes.
Bunun nasıl gittiğini bize bildir.Let us know how it went.
Ne duyduğunu bize bildir.Let us know what you hear.
Nerede olduğunu bize bildir.Let us know where you are.
Gelecek pazartesiye kadar bize bildir.Let us know by next Monday.
Tom'u görürsen bize bildir.Let us know if you see Tom.
Ne düşündüğünü bize bildir.Let us know what you think.
Neler olduğunu bize bildir.Let us know what's going on.