bıldır ile cümle
bıldır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Nerede olacağını bize bildir.Let us know where you'll be.
Sana nasıl yardım edebileceğimizi bize bildir.Let us know how we can help you.
Planlarının ne olduğunu bize bildir.Let us know what your plans are.
Bir şeye ihtiyacın olursa bize bildir.Let us know if you need anything.
Ne yapmaya karar verdiğini bize bildir.Let us know what you decide to do.
Bunu nasıl değiştirebileceğimizi bize bildir.Let us know how we can change that.
Desteğinize sahipsek bize bildirin.Let us know if we have your support.
Hangi soruların olduğunu bize bildir.Let us know what questions you have.
Nerede kalacağını bize bildir.Let us know where you'll be staying.
Nasıl hizmet edebileceğimizi bize bildirin.Let us know how we can be of service.
Bize katılmak istersen bize bildir.Let us know if you'd like to join us.
Bu konuda düşüncelerinizi bize bildirin.Let us know your thoughts about this.
Herhangi bir öneriniz varsa bize bildirin.Let us know if you have any suggestions.
Önümüzdeki Pazartesi gününe kadar kararınızı bildirin.Let us know your decision by next Monday.
Sitemiz hakkında ne düşündüğünü bize bildir.Let us know what you think of our website.
Senin için nasıl işe yarayabileceğimizi bize bildir.Let us know how we may be of service to you.
Boston'a geleceğin zaman bize bildir.Let us know when you'll be coming to Boston.
Bir şey anlamıyorsan bize bildir.Let us know if you don't understand something.
Ne yapmak istediğine karar verdiğinde bize bildir.Let us know when you decide what you want to do.
Ben senin geri bildirimini istedim.I wanted your feedback.
Yarın burada olmaması gerektiğini Tom'a bildirmenizi istiyorum.I want to let Tom know that he doesn't need to be here tomorrow.
Tom'a hakkında endişe edecek bir şey olmadığını bildirmeni istiyorum.I want to let Tom know that there's nothing to worry about.
Ben onun hakkında size bildirmek istedim ama Tom bir şey söylemememi söyledi.I wanted to let you know about that, but Tom told me not to say anything.
Sipariş geldiği zaman size bildirilecektir.You will be notified when your order has arrived.
Hiçbir kayıp bildirilmedi.No casualties were reported.
Eğer yardımıma ihtiyacın olursa sadece bana bildir.If you ever need my help, just let me know.
Hiçbir şikayet bildirilmedi.No complaints have been reported.
Kurbanın adı bildirilmedi.The victim's name hasn't been released.
Hiçbir ciddi yaralanma bildirilmedi.No serious injuries have been reported.
Ben baskılayıcı bir kişi olarak bildirildim.I've been declared a suppressive person.
Çoklu yaralanmalar bildirildi.Multiple injuries have been reported.
Birkaç yaralanma bildirildi.Several injuries have been reported.
Başka can kaybı bildirilmedi.No other casualties were reported.
Tom Mary'ye bildirecek.Tom will notify Mary.
"Eğer fikrini değiştirirsen bana bildir." "Bildireceğim.""Let me know if you change your mind." "Will do."
Tamam olduğunda bana bildir.Let me know when it's done.
Geri bildirimini dört gözle bekliyoruz.We look forward to your feedback.
Yardımıma ihtiyacın olursa bana bildir.Let me know if you need my help.
Herhangi bir yardıma ihtiyacın olursa bana bildir.Let me know if you need any help.
İnsanlara ne yapmaları gerektiğini bildirmeliyiz.We have to let people know what they need to do.
Tom'u bulacağım ve ona bildireceğim.I'll find Tom and let him know.
Geri bildirimini dinlemek için sabırsızlanıyorum.I look forward to hearing your feedback.
Bildiriler yanlış bilgi içeriyordu.The papers contained false information.
Lütfen bana iyi olduğunuzu bildirin.Please let me know that you're OK.
İnsanlardan geri bildirim almak istiyoruz.We want to get people's feedback.
Tom hemen suçu bildirdi.Tom immediately reported the crime.
Hiçbir önemli şiddet bildirilmedi.No major violence was reported.
Tom'un pazartesi günü kayıp olduğu bildirildi.Tom was reported missing Monday.
Tom, Mary'nin kayıp olduğunu bildirmedi.Tom didn't report Mary missing.
Soygun amaçlı birçok saldırı bildirilmiyor.Many muggings go unreported.
Çalıntı bildirildi.It was reported stolen.
Bildiri istemiyorum.I don't want a handout.
Tom hemen hırsızlığı bildirdi.Tom immediately reported the theft.
Mesajınızı Tom'a bildireceğim.I'll relay your message to Tom.
Umurumda değil, bu yüzden bana bildirme.I don't care so don't inform me.
Otobüs şoförünü tur şirketine bildirdik.We've reported the bus driver to the tour company.
Pazartesi günü sana bildireceğim.I'll let you know on Monday.
Arayabilirdin ve geç kalacağını bana bildirebilirdin.You could've called and let me know you were going to be late.
Fadıl polisi aradı ve kayıp çocuğunu bildirdi.Fadil called the police and reported his child missing.
Tom, polisi Mary'nin kayıp olduğunu bildirmek için aradı.Tom called the police to report that Mary was missing.