bıldır ile cümle

bıldır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bir tane bulursan bana bildir.If you find one, let me know.
Lütfen akşam yemeği hazır olduğunda bana bildir.Please let me know when dinner's ready.
İyimser olmadığımı sana bildirmeliyim.I should let you know that I'm not optimistic.
Bir ay içinde taşınmamız gerektiğine dair bildirim aldım.I received notification that we must move out in one month.
Bildirecek bir şey yok.There's nothing to report.
Bildirilecek sıradışı hiçbir şey yok.There's nothing unusual to report.
Biz size bildireceğiz.We'll let you know.
Onu bulursak sana bildiririz.We'll let you know if we find it.
Bulduğumuzu sana bildireceğiz.We'll let you know what we find.
Tom'a kibarca haddini bildirdim.I politely corrected Tom.
Bana bildireceksin, değil mi?You'll let me know, won't you?
Gitmeye hazır olduğunda bana bildir.Let me know when you're ready to leave.
Bir şey görürsen ya da duyarsan bana bildir.If you see or hear anything, let me know.
Bildirmemizi istediğin herhangi biri var mı?Is there anyone you'd like us to notify?
Bunu polise bildirmelisin.You should report this to the police.
Tom sana son gelişmeleri bildirecek.Tom will bring you up to date.
Ben onlara bildirmedim.I didn't let them know.
Tom bir şey olursa bana bildireceğini söyledi.Tom said he'd let me know if anything happened.
Yardıma ihtiyacınız olursa bana bildirin.Let me know if you need help.
Lütfen verilerdeki tutarsızlıkları bildirin.Please report discrepancy in data.
Şimşeğin nerede çakacağını hiç kimse önceden bildiremez.No one can predict where lightning will strike.
Nerede olduğumu Tom'a bildir.Let Tom know where I am.
Bir hata yaptıysam lütfen bana bildirin.If I've made a mistake, please let me know.
Hazır olduğun zaman bana bildir.Let me know when you're ready.
Bir şey duyarsan bana bildir.Let me know if you hear anything.
Ne zaman hazır olacağını sadece bana bildir.Just let me know when you're ready.
Senin için yapabileceğim bir şey olursa, sadece bana bildir.If there's ever anything I can do for you, just let me know.
Geç kalacağımızı Tom'a bildirmek istiyorum.I want to let Tom know we'll be late.
Münkün olan en kısa zamanda bunu polise bildirmeniz gerekiyor.You are supposed to report it to the police as soon as possible.
Nerede olduğumu Tom'a bildirmeliyim.I have to let Tom know where I am.
Yapması gereken şeyi Tom'a bildirmek zorundayım.I have to let Tom know what he needs to do.
Toplantının ne zaman başladığını Tom'a bildirmek zorundayım.I have to let Tom know when the meeting starts.
Hazır olduğumda sana bildiririm.I'll let you know when I'm ready.
Ne zaman geleceğine karar verdiğin zaman, bana bildir.Let me know once you've decided when you'll come.
Ben seni polise bildireceğim.I'm going to report you to the police.
Ben bir suçu bildirmek için buradayım.I'm here to report a crime.
Tom'a gerçeği bildiremedim.I couldn't let Tom know the truth.
Ben onu bildirmezsem başkası yapacak.If I don't report it, someone else will.
Tom çalınan arabasını bildirdi.Tom reported his car stolen.
Tekrar ne zaman başlamak istediğini bana bildir.Let me know when you want to get underway again.
Neler olduğunu sana bildireceğim.I'll let you know what's going on.
Bittiğinde size bildireceğim.I'll let you know when it's over.
Planlarımızı Tom'a bildirmeliyiz.We should notify Tom of our plans.
Bana adresi mesajla bildir.Text me the address.
Tom'un bildirilecek bazı çok cesaret verici haberleri var.Tom has some very encouraging news to report.
Tom'u arayacağım ve ona geç kalacağımızı bildireceğim.I'll call Tom and let him know we'll be late.
Pekala, sadece bana bildir.Well, just let me know.
Ben fikrimi bildirdim.I've had my say.
Başkanı bildirmem gerekir.I need to inform the president.
Eğer gitmek istersem sana bildireceğim.If I want to go, I'll let you know.
Herhangi bir şey olur olmaz bana bildir.Let me know as soon as anything happens.
Biz hırsızlığı polise bildirdik.We reported the theft to the police.
Biz göçmenlik bürosuna bildirmek zorundayız.We have to report to the immigration office.
Henüz bana bildirilmedi.I haven't yet been notified.
Tom Mary'ye gerçekleri bildirdi.Tom reported the facts to Mary.
Lütfen geç kalıp kalmayacağını bana bildir.Please let me know if you're going to be late.
Yardımıma ihtiyacın olursa, bana bildir.If you need my help, let me know.
Bir şey öğrendiğinde bize bildir.Let us know when you find out anything.
Nişanlım bana önceden bildirmeden geldi ve ben mahcup hissettim.My fiancee arrived without notifying me beforehand, and I felt embarrassed.
Şirket, ürünlerini kullanan tüketicilerin geri bildirimlerini memnuniyetle karşılıyor.The company welcomes feedback from consumers who use their products.

İlgili Sayfalar