bıldır ile cümle
bıldır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ona bildirmeliyiz.We should let him know.
Bir şeye ihtiyacın olursa lütfen bana bildir.Please let me know if you need anything.
Tom bildirimsiz kovuldu.Tom was fired without notice.
Ben Tom'a bildireceğim.I will notify Tom.
Tom'a bildireceksin, değil mi?You will notify Tom, won't you?
Ken Tom'a bildirecek.Ken will notify Tom.
O, Tom'a bildirecek.She will notify Tom.
Onlar Tom'a bildirecekler.They will notify Tom.
Bana kim bildirdi?Who notified me?
Tom'a kim bildirdi?Who notified Tom?
Mary'ye kim bildirdi?Who notified Mary?
Bize kim bildirdi?Who notified us?
Eğer bu olursa ilk olarak size bildirilecek.If that happens, you'll be the first to be notified.
Tom'un ailesine bildirildi mi?Has Tom's family been notified?
Tom'un ailesine bildirilmesi gerekecek.Tom's family will have to be notified.
Tom'a bildirildi mi?Has Tom been notified?
Polise bildirildi mi?The police have been notified.
Polis Tom'a henüz bildirmedi.The police haven't notified Tom yet.
Polis onun yakın akrabasına bildirdikten sonra kurbanın adını duyuracak.The police will release the victim's name after they have notified his next of kin.
Tom'un varışı bana derhal bildirildi.I was notified immediately of Tom's arrival.
Tom'a bildirilmeli.Tom should be notified.
Neden bana bildirilmedi?Why wasn't I notified?
Neden Tom'a bildirilmedi?Why wasn't Tom notified?
O polise bildirdi.She notified the police.
O, duvara bir bildiri yapıştırdı.She pasted a notice on the wall.
Vergiler, amortisman, vb'den sonra lütfen kazanç bildirin.Please inform profit after taxes, amortisation, etc
Neye karar verdiğini bize bildir.Let us know what you decide.
Üçüncü olarak, her takım lideri lütfen ilerlemenizi bildirsin.Thirdly, each team leader please report your progress.
Çevredekilere soracağım ve bir şey bulup bulmadığımı sana bildireceğim.I'll ask around and let you know if I find anything out.
Çevredekilere soracağım ve ne bulduğumu sana bildireceğim.I'll ask around and let you know what I find out.
Tom yapması gerekeni yapmazsa lütfen bana bildir.If Tom doesn't do what he's supposed to do, please let me know.
Evrakının kabul edilmediğini sana bildirdiğimize pişmanız.We regret to inform you that your paper has not been accepted.
Tom kazayı bildirmedi.Tom didn't report the accident.
Tom her şeyin tamam olduğunu bildirdi.Tom reported that everything was OK.
Tom her şeyin iyi olduğunu bildirdi.Tom reported that everything was OK.
Tom her şeyin yolunda olduğunu bildirdi.Tom reported that everything was in order.
Sana yardım edebileceğim bir şey varsa bana bildir.Let me know if there's anything I can help you with.
Bilim adamları keşiflerini bütün ayrıntılarıyla dünyaya bildirmek istediler.The scientists wanted to make their discoveries known to the world at large.
Senin için yapacağım zerre kadar bir şey varsa sadece bana bildir.If there's anything at all I can do for you, just let me know.
Onu yarın yapabilip yapamayacağını bana bildir.Let me know if you can make it tomorrow.
Tom bizim için çalışmakla ilgilenmediğini bize bildirdi.Tom let us know that he wasn't interested in working for us.
Bizimle kampa gitmekle ilgileniyorsan lütfen bana en kısa sürede bildirin.If you're interested in going camping with us, please let me know as soon as possible.
Tom bir sürü alakasız ayrıntıları bildirerek zamanımızı boşa harcadı.Tom wasted our time reporting a lot of irrelevant details.
Neden bana Boston'da olduğunu bildirmedin?Why didn't you let me know you were in Boston?
Onlara bunun hakkında bildirme, Tamam mı?Don't let them know about this, OK?
Ne olduğunu Tom'a bildirebilir misin?Can you let Tom know what's happened?
Bana nerede kaldığını bildir, tamam mı?Let me know where you're staying, OK?
Bir şey önerirsen bana bildir.If you do come up with something, let me know.
Endişelenme. Ne zaman döneceğini sana bildireceğim.Don't worry. I'll let you know when to turn.
Tom buraya geldiğinde bana bildirir misin?Could you let me know when Tom gets here?
Bana ne olduğunu bildir.Let me know what happens.
Bir şey olursa bana bildirin.If anything happens, let me know.
Ne olduğunu Tom'a bildir.Let Tom know what's happening.
Onlar ne olduğunu bize bildirecekler.They'll let us know what happens.
Muhtemelen ne olduğunu Tom'a bildirmeliyiz.We should probably let Tom know what's happened.
Eğer bu tekrar olursa lütfen hemen bana bildirin.If it happens again, please let me know right away.
Herhangi bir sorunuz varsa bana bildirin.If you have any questions, let me know.
Daha fazla sorunum olursa sana bildireceğim.If I have any more questions, I'll let you know.
Tom fiyat değişikliği hakkında bir bildirimde bulundu.Tom put up a notice about the change in price.
Boston'a ne zaman geldiğini bana önceden bildir.Let me know in advance when you're coming to Boston.