bıktım ile cümle

bıktım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yalnızlıktan bıktım.Мне надоело одиночество.
Televizyon seyretmekten bıktım.أنا تعب من مشاهدة التلفاز
Bahanelerinden bıktım, Tom.لقد سئمت من أعذارك يا "توم"
Senin övüngen masallarını dinlemekten bıktım.سئمت من سماع حكايات مدح نفسك.
Senin övüngen masallarını dinlemekten bıktım.سئمت من سماع حكايات تبجحك.
Seth "siz ikinizin kavgalarından bıktım" der.O slide diz: "Você deve usar ambos".
İşimden bıktım.Estou farto do meu trabalho.
Onun eski şakalarından bıktım.Ik was moe van zijn oude grappen.
Ondan bıktım artık!Ik heb er genoeg van.
Aman, bıktım!Pff, ik ben het zat!
Of, bıktım artık!Pff, ik ben het beu!
Onun bitmez tükenmez dırdırından bıktım.Ik heb meer dan genoeg van zijn eeuwige gezeur.
Seth "siz ikinizin kavgalarından bıktım" der.Piotr Napierała, "Konflikt dwóch światów.
Seth "siz ikinizin kavgalarından bıktım" der.Lans kommenterade att "parterna är nöjda".
Seth "siz ikinizin kavgalarından bıktım" der.Василь каже: Ми обидва шахраї.
Hasta olmaktan bıktım.Мені остогидло хворіти.
Senin mazeretlerinden bıktım.Я втомився від твоїх виправдань.
Ben burada çalışmaktan bıktım.M-am săturat să lucrez aici.
Bana her zaman öğüt vermesinden bıktım.M-am săturat să-mi tot dea sfaturi.
Tüm şikâyetinden bıktım.M-am săturat de toate plângerile.
Gerçekten yaşamaktan bıktım.Chiar m-am săturat de viață.
Bu yerden bıktım.Mi-a ajuns acest loc!
Bu yerden bıktım.M-am săturat de acest loc.
Ondan bıktım artık!M-am săturat de el!
Ondan bıktım artık!Mi-a ajuns!
Okumaktan bıktım.M-am săturat de învățat.
Böyle yaşamaktan bıktım.M-am săturat să trăiesc așa.
Eski buzdolabımdan bıktım.M-am săturat de frigiderul meu vechi.
Bahanelerinden bıktım, Tom.M-am săturat de scuzele tale, Tom.
Bundan çok bıktım.M-am săturat de acest lucru.
Oyunlar oynamaktan bıktım.M-am săturat de jucat jocuri.
Senin küçümseyen uyarılarından bıktım.M-am săturat de remarcile tale disprețuitoare.
Ben tekdüze yaşamdan bıktım.M-am săturat de viața monotonă.
Ben ondan bıktım.Torkig vagyok vele.
İngilizceden bıktım!Olen kurkkuani myöten täynnä englantia.
Bıktım bundan!Olen lopen kyllästynyt siihen.
Seth "siz ikinizin kavgalarından bıktım" der.Josefus skriver, at de er en af de "fire sekter".
Seth "siz ikinizin kavgalarından bıktım" der.ノアも「(2人が別れた事で)すごく落ち込んでいたと思う。
Seth "siz ikinizin kavgalarından bıktım" der.骊姬说“以皋落之狄朝夕苛我鄙”。
Seth "siz ikinizin kavgalarından bıktım" der.둘이 부스 안에서 서로 케미스트리가 잘 맞았다.”라고 말했다.
Seth "siz ikinizin kavgalarından bıktım" der.הביא לתגובה של ששון: "היא שניהם".
Televizyon seyretmekten bıktım.Уморих се да гледам телевизия.
"Bıktım Be" "Mavi" "Hiroşima" "Evet Evet" "Boyalı Kuş" "Evinde Gitarın Var Mı?"Požega i Osijek – "kužni pilovi", Zagreb – "brončani Šenoa", "Matoš na klupi" …).
Her kaşımı kaldırışıma, her sözüme bir anlam yüklemenden bıktım.Pri razdvoumljanju večpomenskih besed naletimo na težavo pri določanju vseh njenih pomenov.
Ev ödevinden bıktım.Aš pavargau nuo namų darbų.
Annemi telefonlarını açamamaktan da bıktım.Idegesít, hogy nem fogadhatom az anyám hívásait.
Annemi telefonlarını açamamaktan da bıktım.Je suis malade de ne pas prendre les appels de ma mère.
Annemi telefonlarını açamamaktan da bıktım.Δεν μου αρέσει να μην απαντάω στα τηλεφωνήματα της μαμάς μου.
Annemi telefonlarını açamamaktan da bıktım.انا تعبة من عدم الرد على مكالمات امي
Artı, böcek ilacı emdirilmemiş tek bir elma almak için, gidiş-dönüş 45 dakika araba kullanmaktan bıktım.게다가 저는 농약에 찌들지 않는 사과를 얻기위해 왕복 45분 운전을 하는 것에 진절머리가 났습니다.
Artı, böcek ilacı emdirilmemiş tek bir elma almak için, gidiş-dönüş 45 dakika araba kullanmaktan bıktım.Además ya me cansé de manejar 45 minutos de ida y vuelta para comprar una manzana que no tenga pesticidas.
Artı, böcek ilacı emdirilmemiş tek bir elma almak için, gidiş-dönüş 45 dakika araba kullanmaktan bıktım.És meguntam, hogy 45 percet kell autóznom, hogy vegyek egy almát, amit nem kezeltek rovarirtó szerekkel.
Artı, böcek ilacı emdirilmemiş tek bir elma almak için, gidiş-dönüş 45 dakika araba kullanmaktan bıktım.În plus, m-am săturat să merg 45 de minute cu mașina să cumpăr un măr fără pesticide.
Artı, böcek ilacı emdirilmemiş tek bir elma almak için, gidiş-dönüş 45 dakika araba kullanmaktan bıktım.Mais, cansei-me de conduzir 45 minutos, ida e volta, para conseguir uma maçã livre de pesticidas.
Artı, böcek ilacı emdirilmemiş tek bir elma almak için, gidiş-dönüş 45 dakika araba kullanmaktan bıktım.Miałem też dość jeżdżenia po 45 minut, żeby kupić jabłko nie przesiąknięte pestycydami.
Artı, böcek ilacı emdirilmemiş tek bir elma almak için, gidiş-dönüş 45 dakika araba kullanmaktan bıktım.Ook was ik het beu om 45 minuten te moeten rijden om een appel te bemachigen die niet vol pesticiden zat.
Artı, böcek ilacı emdirilmemiş tek bir elma almak için, gidiş-dönüş 45 dakika araba kullanmaktan bıktım.Terlebih lagi, saya lelah harus menyetir 45 menit pulang pergi untuk mendapat apel bebas pestisida.
Artı, böcek ilacı emdirilmemiş tek bir elma almak için, gidiş-dönüş 45 dakika araba kullanmaktan bıktım.Unovavovala ma 45 minútová okružná jazda za jablkom bez pesticídov.
Artı, böcek ilacı emdirilmemiş tek bir elma almak için, gidiş-dönüş 45 dakika araba kullanmaktan bıktım.И ещё мне надоело ехать 45 минут, чтобы найти, где продают яблоки, не обработанные пестицидами.
Artı, böcek ilacı emdirilmemiş tek bir elma almak için, gidiş-dönüş 45 dakika araba kullanmaktan bıktım.Освен това се уморих да пътувам 45 мин. с колата, за да си купя ябълка, която не е натъпкана с пестициди.

İlgili Sayfalar