bıktı ile cümle
bıktı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bunlardan öyle bıktık ki.Kita sudah capek memakai ini.
Bunlardan öyle bıktık ki.My mam ich już dosyć.
Bunlardan öyle bıktık ki.Nám už lezú na nervy.
Bunlardan öyle bıktık ki.Noi ne-am saturat de ele.
Bunlardan öyle bıktık ki.Noi siamo così stufe di metterle.
Bunlardan öyle bıktık ki. Oh! <i>Altyazılar PK ekibi tarafından hazırlanmaktadır.Vi er så trætte af dem. oh! <i>brought to you by the PKer team @ www.viikii.net
Bunlardan öyle bıktık ki.On en a tellement marre de les porter.
Bunlardan öyle bıktık ki.Vi är så trötta på dom.
Bunlardan öyle bıktık ki.Wij zijn ze zo zat.
Bunlardan öyle bıktık ki.Wir haben genung von denen.
Bunlardan öyle bıktık ki.Мы от нее так устали.
Bunlardan öyle bıktık ki.На нас така ни е омръзнала.
Bunlar kötü yıllar, insanların İsveç'ten bıktıkları yıllar.Au fost ani răi și oamenii s-au săturat de Suedia.
Bunlar kötü yıllar, insanların İsveç'ten bıktıkları yıllar.Ce furent de mauvaises années, et les gens ont eu marre de la Suède.
Bunlar kötü yıllar, insanların İsveç'ten bıktıkları yıllar.Das waren schlechte Jahre und die Menschen hatten keine Lust mehr auf Schweden.
Bunlar kötü yıllar, insanların İsveç'ten bıktıkları yıllar.Đây là nhưng năm tệ hại, người dân thì mệt mỏi với Thụy Điển.
Bunlar kötü yıllar, insanların İsveç'ten bıktıkları yıllar.Det var dåliga år och folk tröttnade på Sverige.
Bunlar kötü yıllar, insanların İsveç'ten bıktıkları yıllar.Dit waren slechte jaren en mensen raakten Zweden beu.
Bunlar kötü yıllar, insanların İsveç'ten bıktıkları yıllar.Estes foram anos maus, e as pessoas fartaram-se da Suécia.
Bunlar kötü yıllar, insanların İsveç'ten bıktıkları yıllar.Fueron años malos y la gente se hastió de Suecia.
Bunlar kötü yıllar, insanların İsveç'ten bıktıkları yıllar.Huonot vuodet, ihmiset saivat tarpeekseen vapaudesta.
Bunlar kötü yıllar, insanların İsveç'ten bıktıkları yıllar.Ini adalah tahun-tahun yang buruk, dan orang-orang kesal dengan Swedia.
Bunlar kötü yıllar, insanların İsveç'ten bıktıkları yıllar.안좋은 해들이었고, 사람들은 스웨덴에 질려버렸죠.
Bunlar kötü yıllar, insanların İsveç'ten bıktıkları yıllar.Rossz évek voltak, és az embereknek elegük lett az országból.
Bunlar kötü yıllar, insanların İsveç'ten bıktıkları yıllar.To boli zlé časy a ľudia sa nakŕmili slobodou.
Bunlar kötü yıllar, insanların İsveç'ten bıktıkları yıllar.To byla těžká doba, mnoho lidí už mělo Švédska dost.
Bunlar kötü yıllar, insanların İsveç'ten bıktıkları yıllar.To so bila slaba leta, in ljudje so imeli Švedske dovolj.
Bunlar kötü yıllar, insanların İsveç'ten bıktıkları yıllar.Αυτές ήταν κακιές χρονιές και οι άνθρωποι βαρέθηκαν τη Σουηδία.
Bunlar kötü yıllar, insanların İsveç'ten bıktıkları yıllar.Были плохие годы, и людям надоела Швеция.
Bunlar kötü yıllar, insanların İsveç'ten bıktıkları yıllar.То були погані роки і людям набридла Швеція.
Bunlar kötü yıllar, insanların İsveç'ten bıktıkları yıllar.Това са били лоши години и на хората им е писнало от Швеция.
Bunlar kötü yıllar, insanların İsveç'ten bıktıkları yıllar.אלו היו שנים רעות, לאנשים נמאס משבדיה.
Bunlar kötü yıllar, insanların İsveç'ten bıktıkları yıllar.وكانت سنوات عصيبة .. وكان الناس يتململون للحصول على الحرية
Bunlar kötü yıllar, insanların İsveç'ten bıktıkları yıllar.私の祖先は、アメリカに移住しました
Bunu yapmaktan bıktım, ve muhtemelen siz de izlemekten bıktınız, yine de alıştırma yapmak iyidir.Estoy cansando de esto y estás probablemente cansado de verlo, pero es bueno ir a través de los ejercicios.
Bunu yapmaktan bıktım, ve muhtemelen siz de izlemekten bıktınız, yine de alıştırma yapmak iyidir.나랑 너 모두 이 과정을 반복해서 피곤하겠지만 반복된 과정을 계속하는 것은 실력에 도움이 된다
-Bütün bunlardan bıktım artık.-Åh, vad jag är trött på det här!
-Bütün bunlardan bıktım artık. -Bana takıl, seni eğlendiririm.- Ich heitere dich auf!
-Bütün bunlardan bıktım artık. -Bana takıl, seni eğlendiririm.- Mam już tego dosyć - Wyjdźmy dziś wieczorem.
-Bütün bunlardan bıktım artık.-Estoy harta.
-Bütün bunlardan bıktım artık.- Mám toho všeho dost.
-Bütün bunlardan bıktım artık.- Mi hai stufato.
-Bütün bunlardan bıktım artık.- Πόσο τα βαρέθηκα όλα αυτά!
Bu ürkütücü geliyorsa veya sizi bıktıracaksa, izlemek zorunda değilsiniz. - -Falls irgendetwas davon beängstigend klingt oder dich entmutigt, dann musst du das Video nicht ansehen.
Bu ürkütücü geliyorsa veya sizi bıktıracaksa, izlemek zorunda değilsiniz. - -Така че ако нещо от материала ви звучи стряскащо, или някак обезсърчаващо, не е задължително да гледате.
Çok üzgünüm, sizi bıktırdım.Îmi pare rãu cã te-am fãcut sã fii sãtulã.
Çok üzgünüm, sizi bıktırdım.Przykro mi, że przeze mnie jesteś zmęczona.
Çok üzgünüm, sizi bıktırdım.Ζητώ συγνώμη που σε έκανα να κουραστείς.
Daha sonra kıtlık yıllar geliyor. Bunlar kötü yıllar, insanların İsveç'ten bıktıkları yıllar.To były lata głodu, złe lata, ludzie mieli dość wolności.
#Garissa ile ilgili medyadaki kanlı görüntüleri görmekten bıktım.Ik heb er genoeg van dat ik alleen maar bloedige foto's in de media zie van #Garissa.
#Garissa ile ilgili medyadaki kanlı görüntüleri görmekten bıktım.Je suis si fatigué de voir des images sanglantes dans les médias sur Garissa.
#Garissa ile ilgili medyadaki kanlı görüntüleri görmekten bıktım.Ya me cansé de ver imágenes sangrientas en los medios referidas a Garissa.
#Garissa ile ilgili medyadaki kanlı görüntüleri görmekten bıktım.Κουράστηκα να βλέπω αιματηρές φωτογραφίες στα ΜΜΕ σχετικά με την Γκαρίσα.
Gerçekten mi? Bunlardan öyle bıktık ki. Oh! <i>Altyazılar PK ekibi tarafından hazırlanmaktadır.지짜요? 우리 지긋지긋한데.
Gerçekten mi? Bunlardan öyle bıktık ki.Αλήθεια; Εμείς τις βαρεθήκαμε τελείως.
Gerçekten mi? Bunlardan öyle bıktık ki.באמת? אנחנו כבר עייפות מללבוש את זה
Gerçekten mi? Bunlardan öyle bıktık ki.حقاً؟ اننا لقد تعبنا جداً منه
Gerçekten mi? Bunlardan öyle bıktık ki.おっ!!
Her şeye inanmaktan, lüzumsuz işlerden, kendini beğenmiş kızlardan ve gözü yaşlı adamlardan bıktım.Estoy harto de cinismos, de fachadas de mierda, de tías bordes y tíos babosos.
Hiçbir sikik basın konferansında yer almayacağım artık. Bıktım ulan!나는 더이상 거지같은 기자회견은 안할거야. 이젠 진절머리가나!