Ana içeriğe geç
Sözlük

bıcı bıcı ile cümle

bıcı bıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Burada aynı zamanda Truvalı grupların yuvarlak biçimi de görülebilmektedir.One can see the spherical form of the Trojan swarms.
"Ironic" için çıkış tarihleri ve biçimleri Bölge Tarih Biçim(ler) Etiket Ref(s).Release dates and formats for "Ironic" Region Date Format(s) Label Ref(s).
Eski bütünlüğe duyulan özlem, birleşmeyi amaçlayan erotik arzu biçiminde gösterilir.The longing for the former wholeness is shown in the form of erotic desire, which aims at union.
Çizimler, insan veya hayvan biçiminde tasvir edilen simya sembollerinin temsilleridir.The illustrations are representations of alchemical symbols depicted in human or animal form.
Şiir, ortaçağ İsveç edebiyatı için benzersiz bir şekilde karmaşık bir ölçü biçimindedir.The poem is in a metre uniquely complex for medieval Swedish literature.
Montesquieu bu edebi biçimi 1721'de moda haline getirmişti.Montesquieu had put this literary form into fashion in 1721.
Bilgi, değerli bir sermaye biçimi haline gelir; bakınız; İnsan sermayesi.Knowledge becomes a valued form of capital; see Human capital.
"Marksizmin hiçbir biçimi bireysel özgürlük sorununu tutarlı bir şekilde çözmemiştir.“No form of Marxism has consistently solved the problem of individual freedom.
Microsoft Excel'de 1900 tarih biçiminin devri 0 Ocak 1900'dür.In Microsoft Excel, the epoch of the 1900 date format is January 0, 1900.[3]
Tuvalu'ya karşı iklim değişikliğini "yavaş ve sinsi bir terörizm biçimi" olarak nitelendirdi. [2]He called climate change "a slow and insidious form of terrorism" against Tuvalu.[11]
Beslemelerin biçimsiz XML verilerine erişim de mümkündür.Access to unformatted XML for the feeds is also allowed.
Orta nefin doğu ucu, synthrononlu yarım daire biçimli hemidomed bir apsisle sonlanıyordu.The central nave's eastern terminus ended in a semicircular hemidomed apse with a synthronon.
İşten pasif bir 'iyileşme' biçimi olarak televizyona dönüyorlar.They turn to television as a form of passive 'recovery' from work.
Levha şeklinde biçimlendirilmiş broşlar en temel yüzey broşlarıdır.The slab broach is the simplest surface broach.
Ben bu iş için biçilmiş kaftanım.Das ist die Art von Arbeit, für die ich geschaffen bin.
Açıklama hiçbir biçimde tatmin edici değil.Die Erklärung ist keineswegs zufriedenstellend.
Kraliçe mutlu bir biçimde gülümsüyor. İngiltere, İskoçya'nın bir parçası olarak kalabilir.Die Königin lächelt beglückt. England darf ein Teil von Schottland bleiben.
Ne biçim arkadaşsın sen!Du bist mir ein schöner Freund!
Tom mükemmel biçimde İtalyanca konuşur.Tom spricht perfekt Italienisch.
Hepsini en güzel ve en faydalı biçimde terbiye eden Rabbimizin rahmetini, keremini okuruz.Sie (d.h. die Gottesfürchtigen) haben darin allerlei Früchte und Barmherzigkeit von ihrem Herrn (zu erwarten).
Dağ çok sağlam ve oldukça erişilmez ve hemen göze çarpan bir biçimdedir.Der Berg ist bewaldet und teilweise felsig (Jurakalk).
Eski * .wab biçimi ve açık standartlar * .vcf (vCard) ve * .csv (CSV) de desteklenir.Das alte *.wab-Format und die offenen Standards *.vcf (vCard) und *.csv (CSV) werden ebenfalls unterstützt.
Sende dünyaya geldik biz Ve büyüdük - Bizim için sevgi dolu ve paha biçilmezsin.In Dir sind wir geboren Und aufgewachsen – Du bist uns lieb und teuer.
Nisan 1988'de "Rule 80B'nin" değiştirilmiş bir biçimi yürürlüğe konulmuştur.Am 15. April 1998 trat eine geänderte Fassung der „Rule 80B“ in Kraft.
Japonya'da tuvaletler, iki farklı biçimde bulunmaktadır.In Japan sind drei Typen von Toiletten im Gebrauch.
Banknot biçimindeki kâğıt para ilk defa Çin’de kullanılmaya başlanmıştır.Erstmals verwendet wurde Papiergeld in Form von Banknoten in China.
Gebe kadınlara ancak açık bir biçimde gerekliliği saptanmış vakalara uygulanmalıdır.Frauen sind meist nur Überträgerinnen (Konduktor) der Genmutation.
Kur'an'da Cennet, alelâde bir biçimde tanımlanmıştır.Sie wird in Var (Einheitenzeichen var) angegeben.
Sen ne biçim zebani beyisin, çıplak götünle bile bir kirpi öldüremezsin.Was für ein Ritter bist du zum Teufel, wenn du nicht mal mit deinem nackten Arsch einen Igel töten kannst?
İstediği şekle kabulgar (biçim değiştirir).So sattelt sie kurzerhand Stripes, was er bezweckt hatte.
Bu ödemeler kuşkusuz ki söz konusun toplumların geçim durumunu ciddi biçimde etkileyecektir.Die dadurch eingesparten Beträge sollen einem Sondervermögen zugeführt werden.
Metnin ikinci kısmında genel olarak yine aynı tanrının 74 farklı biçimde tasvir edilişi gösterilir.Die Litanei wird im zweiten Teil mit 74 Erscheinungsformen des Gottes bebildert.
Ay ve Kun (İnsan veya Koyun) kelimelerinin bileşik biçimidir.Auf ihm sind ein Halbmond und ein Mischwesen eingraviert.
Burada kullanılan ikonografi sembolik bir biçimde karşılıklı hediyelerin verilmesi şeklindedir.Die Ikonographie wird hierbei durch den symbolischen Austausch von Geschenken beherrscht.
Brecht, oyunlarını genelde sahnelemelerinden etkilenerek biçimlendiriyordu.Brecht formte seine Stücke zumeist in direkter Wechselwirkung mit den Aufführungen.
İlk posta damgaları farklı biçimlerdeki noktalardan oluşturuldu.Die ersten Bahnpoststempel waren in unterschiedlichsten Formen hergestellt.
Neo4j'de her şey düğüm, kenar veya nitelik biçiminde tutulur.In Neo4j wird alles entweder als Kante, als Knoten oder als Attribut gespeichert.
O dönemden beri hem erkek hem de kadın kimonosunun temel biçimi değişikliğe uğramadan kalmıştır.Seitdem blieb die grundlegende Form des Kimono sowohl für Männer als auch Frauen weitgehend unverändert.
Genişletilmiş Backus-Naur biçimi, ISO tarafından ISO/IEC 14977:1996(E) kodu ile standartlaştırılmıştır.Die EBNF ist von der ISO als ISO/IEC 14977:1996(E) standardisiert.
Zeitgeist, bir çağın düşünce ve duygu biçimidir.Der Zeitgeist ist die Denk- und Fühlweise (Mentalität) eines Zeitalters.
Lösemide kontrolsüz biçimde çoğalırlar.Der Schuss löst sich unkontrolliert.
Bizi düş kırıklığını uğratan bu anlatım biçimi ürkütücüdür de.Die Geschichte von einem, der auszog das Fürchten zu verlernen.
İhtiyaç duyulan bilgiyi; zamanında, uygun biçimde ve yerde sunmaktır.Aus Urkunden und anderen guten Quellen verfaßt und nach Sachen- und Zeitfolge geordnet.
Önü kapalı veya açık abaye biçimleri bulunmaktadır.An den Rändern sind sie undeutlich gekerbt oder gezähnt.
(Aşağıdaki Değişik Biçimler başlığına göz atınız.)(Zu den anderen Varianten siehe weiter unten.)
Gemellus'un babası Drusus, Gemellus henüz dört yaşındayken esrarengiz bir biçimde ölmüştü.Sein Vater Drusus starb unter mysteriösen Umständen, als Gemellus vier Jahre alt war.
Bu kavimden önceki Cemdet-Nasr halkının kullandığı tuğlalar ise, düzgün dikdörtgen prizma biçimindeydi.Die bereits zuvor getroffenen Scheiben des korrekt Schießenden werden diesem jedoch als Treffer gezählt.
Tanrılar insan biçiminde kişileştirildiğinde, Anu (gök) eril, Ki (yer) dişildi.So wie der Mensch Tiere züchtet, so hat der Mensch Menschen gezüchtet für die Häuser, die er baut.
Çoğunlukla gövdelerinin belden üstü insan, belden aşağısı ise teke biçimindedir.Die meisten Absenderstempel sind Langstempel und tragen vor dem Ortsnamen ein de (von).
Borsanın klasik biçimi Mevcut Borsalardır (Präsenzbörse) (ya da Parketthandel’dir).Die klassische Form der Börse ist die Präsenzbörse (auch Parketthandel genannt).
Böylece MÖ 476'dan itibaren Byzantion demokrasiyi yönetim biçimi olarak belirlemiştir.Seit 476 hatte Byzantion eine Demokratie als Regierungsform.
Bunun için sıkı eleştiriler getirmekte ve bu eleştirilerini ise hiciv biçimiminde ifade etmektedir.In ihm kommt es auch zur Vollendung und durch ihn wird es verkündet.
"İnsan biçiminde ilâh tasavvur edip suretlendiren bâtıl inanış" mânâsında kullanılmaktadır.Der Mensch kann sich selbst verleugnen und ganz im Glauben aufgehen.
Bunun üzerinde de ölen kişiyi temsil eden, kabaca insan biçimli heykeller dikilirdi.Es verblieb beim Tod des Beliehenen seinen Hinterbliebenen als Andenken.
Belirgin biçimde bireyci olarak bu yaptığını ahlaki yükümlülük olarak gördü.Als ausgeprägter Individualist empfand er diese Vorgehensweise als moralische Verpflichtung.
1906 yılında soyadını Macarca biçimi olan "Kun" şeklinde değiştirdi.1906 änderte er seinen Familiennamen Kohn in die ungarische Form „Kun“.
Oysa çapkınlık bir doyumsuzluk biçimidir.Die vorherrschende Hemmung ist die Ankerhemmung.
Festival sadece adını değiştirmekle kalmaz, düzenlenme biçimi de değişir.Nicht nur der Name ändert sich, auch das Format wird angepasst.
Cadı ağır bir biçimde yararlanır ve güzel, genç bir kıza dönüşür.Die Hexe verwandelt sich daraufhin in eine wunderschöne, junge Frau.
Teo Otto gibi biçim açısından anlaşamadığı sanatçılar birlikte çalışmayı sonlandırdılar.Andere, mit Formalismusvorwürfen konfrontierte Künstler wie Teo Otto, beendeten die Zusammenarbeit.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod