Ana içeriğe geç
Sözlük

bıcı bıcı ile cümle

bıcı bıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Öğretmenlerin, öğrencilerinin tümüne tarafsız bir biçimde davranmaları gerekir.Teachers should treat all their students impartially.
Eğitim karakteri biçimlendirmeye yardım eder.Education helps to mold character.
Hatalarla dolu uyduruk biçimde yazılmış bir raporu karalama.Don't dash off a sloppily written report filled with mistakes.
Borsa bugün şaşırtıcı biçimde sakindi.The stock market was surprisingly quiet today.
Borsa ciddi biçimde durgun.The stock market is severely depressed.
Kral, krallığını adil biçimde yönetti.The king ruled his kingdom justly.
Kanadı ciddi biçimde hasar görmüş bir kuş buldum.I found a bird whose wing was severely damaged.
Doktor hastaya ciddi biçimde baktı.The doctor looked gravely at the patient.
Bu kitabı okumak şaşırtıcı biçimde kolay, değil mi?This book is surprisingly easy to read, isn't it?
Şehir hayatı için biçilmiş kaftan olduğumu sanmıyorum.I don't think I'm cut out for city life.
Güneş olmasa hiçbir biçimde yaşayamayız.If it were not for the sun, we could not live at all.
Parti güzel biçimde geçtiThe party went off beautifully.
Paha biçilmez porselen parçalara ayrıldı.The priceless china shattered into fragments.
Lütfen oturmuş biçimde kalın.Please remain seated.
Elinizden geldiği kadar kendinizi açık biçimde ifade edin.Express yourself as clearly as you can.
Ben bu iş için biçilmiş kaftanım.That is the sort of job I am cut out for.
Kayalar Japon tarzı bahçede güzel biçimde düzenlendi.Rocks are beautifully arranged in the Japanese-style garden.
Bildirim kötü biçimde basıldı.The notice was badly printed.
Açıklama hiçbir biçimde tatmin edici değil.The explanation is by no means satisfactory.
Kızı ağır biçimde cezalandırma; onun huyuna git.Do not punish the girl severely; go easy on her.
Kız trafik kazasında kötü biçimde yaralandı.The girl was badly injured in the traffic accident.
Yazar cinayet davasını inandırıcı biçimde açıkladı.The author described the murder case vividly.
Aile beni çok sıcak bir biçimde karşıladı.The family received me very warmly.
Ev çok kötü biçimde inşa edildi.The house was very badly built.
Bulut, ayı biçimindeydi.The cloud was in the shape of a bear.
Elmasa 5,000 dolar değer biçildi.The diamond was valued at 5,000 dollars.
Sen her şeyi harika bir biçimde yapıyor olmalısın.You must be doing wonderfully in everything.
Tüm bu mallar ağır biçimde vergilendiriliyor.All these goods are heavily taxed.
Bu iyi biçimli bir vazodur.This is a well-formed vase.
Bunlar kurallardır; uygun biçimde davranın.These are the rules; act accordingly.
Bu kitap güzel biçimde resimlenmiş.This book is beautifully illustrated.
Bu oda korkunç biçimde soğuk.This room is awfully cold.
Bu uçak 400 tane yolcuya, oldukça rahat bir biçimde yer sağlıyor.This airplane accommodates 400 passengers quite comfortably.
Bu politikanın bir sonucu olarak fiyatlar sert bir biçimde yükseldi.Prices rose drastically as a result of this policy.
Bu çocuk normal bir biçimde büyüdü.This child has grown up normally.
Bu tablo paha biçilmez antikadır.This table is a priceless antique.
Bu sabah kalktığımda ağır biçimde yağmur yağıyordu.It was raining heavily when I got up this morning.
Yanıtın çok takdir ediliyor ve bizim daha etkili biçimde hazırlanmamıza olanak sağlayacak.Your response is greatly appreciated and will enable us to prepare more efficiently.
Sınavı çok başarılı bir biçimde geçtim.I passed the test with flying colors.
Ben politikacı olmak için biçili değilim.I am not cut out to be a politician.
Benim evim eski ve biçimsiz.My house is old and ugly.
Öyle kaba bir biçimde konuşulmaya alışkın değilim.I am not used to being spoken to in that rude way.
Ben Kyoto'yu ve aynı biçimde Nara'yı ziyaret etmeyi planlıyorum.I am planning to visit Kyoto, and Nara as well.
Onun soru sorma biçimine ben alışığım.I'm familiar with the way he asks questions.
Durum çarpıcı bir biçimde değişti.The situation has changed dramatically.
Gerçek dostluk paha biçilmezdir.True friendship is priceless.
Gerçek arkadaşlık paha biçilmezdir.True friendship is priceless.
Çok sayıda yönetim biçimleri var.There are several forms of government.
Yaşam biçimini neden koşullara uydurmuyorsun?Why don't you adapt your way of life to circumstances?
Bir hediyeyi özenli biçimde seç.Choose a present carefully.
Birçok erkek savaşta ağır biçimde yaralandı.Many men were badly wounded in the battle.
Bay Nakajima İngilizceye ek olarak Almancayı akıcı biçimde konuşabiliyor.In addition to English, Mr. Nakajima can speak German fluently.
Bir kutunun biçimi genellikle karedir.The shape of a box is usually square.
Onun yardımı paha biçilmezdi.His help has been invaluable.
Onun düşünce biçimi biraz aşırı.His way of thinking is a bit extreme.
Onun sekreteri üç dili iyi biçimde konuşabiliyor.His secretary can speak three languages well.
Sabit bir biçimde durarak elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı.Sitting still he tried to put his best foot forward.
Trafik kazasında ciddi biçimde yaralandı.He got hurt seriously in the traffic accident.
Önerisini çok nazik biçimde yaptı.He made his suggestion very tactfully.
Bir trafik kazasında ciddi biçimde yaralanmıştı.He was seriously injured in a traffic accident.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod