bıçak ile cümle
bıçak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Gidip, bir yerden bıçak satın alıp geldim.Повёл в универмаг и купил.
Yaşlılardan bir tanesi elindeki bıçakla toprağa bir çukur açmış.Один из участников взялся копать ножом землю в этом месте.
Cesette 20 bıçak yarası vardı ve ceset çıplaktı.На его теле обнаружено 20 ножевых ранений.
Tam kalbimin ortasına bir bıçak saplamış gibisin.«Как нож в сердце!»
Masada genellikle bıçak bulunmaz.Полотно обычно не имеет плиссировки.
Michael ilkokula girip bu resmin üzerine bir bıçak saplar.Давид приезжает по указанному адресу и бросает через забор завёрнутую в бумагу упаковку.
Alex'in parmak izleri artık bıçaktadır.Тем временем, на хвост ребятам садится Алекс, с обрезом в руках.
Kesici kısmı 1 şakudan (30 cm) kısa olanlar tanto (bıçak) olarak adlandırılır.Небольшие отщепы (менее сантиметра шириной) называются чешуйками.
Ve Bıçak Ali geri döndü!Свен Оттке вернулся в бокс!
Bütün köşeler sırt haricinde üç bıçakla kesilir.Задние голени с 3 шипами по наружному краю.
Silah ve bıçak taşırlardı.Действовали гранатами и ножами.
Bıçaklara ve cinayetlere olan ilgisi.Дошло до столкновений с применением ножей и кастетов.
Bu olay, Uzun Bıçaklar Gecesi olarak tarihe geçti.Участвовал в Ночи длинных ножей.
Bu gece Uzun Bıçaklar Gecesi olarak anılır.Ночь длинных ножей.
Ateşli silah yaralanmaları bıçak yaralanmalarına kıyasla daha tehlikelidir.Однако они предпочтительны, если ножом приходится много резать.
Diderot'nun babası bir bıçakçı idi.Отец Фридриха был столяром.
Eşyaları arandı, bir bıçak ve ip saptandı.При нём обнаружены веревка и нож.
Patologlara göre katil bu yaralanmaları bıçakla yapıyordu.Оставалось лишь выяснить, кто из братьев нанёс смертельный удар ножом.
Don Vito Corleone tarafından bıçaklanarak öldürülmüştür.Погиб от рук Вито Скалетты.
Çığlık atarken, bir figür, annesinin elbiselerini giymiş bir bıçak Norman Bates ile odaya fırladı.В ту же минуту на неё нападает старуха с ножом, оказавшаяся переодетым в костюм матери Норманом.
Ayrıca tanto adı verilen bıçaklara sahiptiler.Кроме того, существовали и другие танки с таким именем.
İkinci bir silmarili almak üzereyken, bıçak kırılır ve bir parçası düşerek kazayla Morgoth'u keser.При попытке вырезать ещё один камень клинок сломался, и обломок оцарапал щёку спящего Моргота.
İlk bıçak darbesini vurdum.Первым стрелял Волошин.
Sonra onları ağaçlara tek tek bağlı ve bıçak ile yavaş yavaş onları kesmeye başladılar.ثم ربطوهم على الشجر واخذوا يقطعهم بالسكاكين ببطء.
Bilirsin Orhan Veli'nin "Alnımdaki bıçak yarası senin yüzünden...أنت تعلم كان يوجد شعر يقول فيه أورخان ولي "جرح السكين الذي بجبهتي بسببك...
Oluk bıçaklarda da kullanılmıştır.كما يستخدم في السحابات.
34 yaşında Los Angeles'ta göğsüne aldığı iki bıçak darbesiyle öldü.في عام 2003، بسن 34, توفي في لوس أنجلوس, كاليفورنيا, من طعنتين في الصدر.
Orada tarak ve bıçak saklanır.والمقاصة ودجلة يقتربان.
Silah ve bıçak taşırlardı.وهؤلاء هم الرجال الذين استخدموا المسدس والسكين.
Gölgeye saklanan Ben Keamy'yi tuzağa düşürür ve onu boynundan defalarca bıçaklar.وبن الذى كان مختفي وراء ظل ترصد كيمي وطعنه بالسكين في عنقه عده مرات .
Bıçak biraz daha derine gitseydi ben de ölecektim.إذا انخفضت قليلا أو ارتفعت قليلا تهددت حياة الإنسان.
İngiliz polisi, bıçaklı saldırganlarla ilgilenirken örme zincirle güçlendirilmiş eldiven takar.تستخدم الشرطة البريطانية قفازات تُرسية للتعامل مع المُعتدين المُسلحين بالسكاكين.
Armi bıçakla Ali’ye saldırır araya Eylül girer fakat Ali yaralanır.يطلق علاء الرصاص نحو علي فيصيبه إصابة بالغة ولكن علي يقتله .
Üstelik F.N.'nin aynı gün bıçak bilettiği tespit edilmişti.وزارة الخزانة في المملكة المتحدة أيضا وضعته في قائمة تجميد الأصول في نفس اليوم.
Jason Statham (Lee Christmas): Bıçak atışlarında ustadır.جيسون ستاثام بدور لي كريسماس: خبير السكاكين في الفريق.
Çatal bıçak takımı, yemek yemede kullanılan aletlerdir.سكين المطبخ هي أي نوع من أنواع السكاكين التي تستخدم في عملية تحضير الطعام.
Onu bıçaklamadan hemen önce polisler gelip onu vurdu.إلى ان أتت الشرطة وقاموا باطلاق النار عليه.
Saldırganlar bıçak kullanır ve birçok durumda kurbanın vajinasına keskin cisimler sokulur.واستخدم المهاجمون العصي والسكاكين والشفرات، وفي عدة حالات تم إدخال أجسام حادة في مهبل الضحية.
İlk olarak kurbanlara bıçakla saldırdığını, önce göğüs bölgesine saldırdığını itiraf etti.تلتها غزوة بواط، وغزوة العشيرة وغزوة بدر الأولى.
Göğsüme birçok bıçak darbesi almıştım.Eu tinha muitas coisas para tirar do peito.
Ayrıca Kalaşnikof saatleri, şemsiyeleri ve bıçaklarıda satışa sunuldu.Há também relógios Kalashnikov, guarda-chuvas, e facas.
Potasyum bıçakla kesilebilecek kadar yumuşaktır.É macio o bastante para ser cortado com uma faca.
Onu bıçaklayarak öldürdü.E mata-a com uma faca.
Bıçak, gerçek bıçak ve kan kandır.”«Equação de concreto, suor e sangue».
Martha Tabram ise 7 Ağustos 1888 tarihinde 39 yerinden bıçaklanarak öldürülmüştür.Martha Tabram foi morta em 7 de agosto de 1888; ela sofreu 39 facadas.
Burada köle, altın, bıçak, boncuk, ayna, rom ve silah ticareti yaptılar.A partir daí negociavam escravos, ouro, facas, miçangas, espelhos, rum e armas.
Ekim 1980 yılında São Paulo'da Wagner'in göğsünde bir bıçak bulundu.Em 3 de outubro de 1980, Gustav Wagner foi encontrado morto com uma faca cravada no peito em São Paulo.
Bu olay, Uzun Bıçaklar Gecesi olarak tarihe geçti.A purga ficou conhecida como a Noite das Facas Longas.
Bıçakla çırpılır.Murro em Ponta de Faca.
Çatal be bıçak kullanılmaz.Não é cortada com a faca.
Masada genellikle bıçak bulunmaz.Geralmente não possuem um serviço de mesa atendido.
Bıçakları çok iyi kullanır.Ele é muito hábil com a faca.
Bunların orak-bıçak olarak kullanılmış olmaları muhtemel gözükmektedir.É comumente utilizada como árvore ornamental.
Ancak Kuşku, Temmuz ayında trafikte karıştığı bir tartışmada bıçaklandı.Os jogos eram disputados em quadras duras durante o mês de julho.
Sonra bunun için bıçakta kullanabilirsin der.Ele também pode ser movimentado para utilizar a faca.
Oluk bıçaklarda da kullanılmıştır.Era utilizado também em treinamento com faca.
Venüs bıçakları yer değiştirilebilirdir.A paleta de cores pode ser substituída.
15 Mart MÖ 44 tarihinde, Cassius yandaşlarıyla beraber harekete geçti ve Sezar'ı yüzünden bıçakladı.Nos idos de Março, de 44 a.C., Cássio instigou seus parceiros assassinos e golpeou César no rosto.
Genel olarak çatal, kaşık ve bıçaktan oluşmaktadır.São tradicionalmente considerados talheres as colheres, os garfos e as facas.
Onun elinde bir bıçak ve peynir var.Ele tem a faca e o queijo na mão.