büyüyor ile cümle

büyüyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Koleksiyonu hızla büyüyormuş.La collection a augmenté rapidement.
Ve fazlasıyla büyüyor.Il grandit à Gera.
Bebeğimiz günden güne büyüyor.Nuestro bebé está creciendo día a día.
Bitki büyüyor.La planta crece.
Koleksiyonu hızla büyüyormuş.La colección creció rápidamente.
Yönetici kadrolarla halk arasındaki uçurum giderek büyüyordu.La estación quedaba cada vez más lejos para los veraneantes.
Böylece yıllar geçiyor ve Albay büyüyordu.Los años pasan, y los niños crecen.
Ve fazlasıyla büyüyor.Crece de forma importante.
Bu dünya şu an büyüyor".«La lucha se ha acrecentado».
Büyüyorum Seninle – Discogs ^Daybreak en Discogs.
Koleksiyonu hızla büyüyormuş.È una collezione in rapida crescita.
Honduras'ta kaos büyüyor, Star, 29 Haziran 2009, erişim tarihi: 29 Haziran 2009.Troppo legato ai vecchi schemi, in Il Mattino, 29 giugno 2009, pp. 4.
Koleksiyonu hızla büyüyormuş.A coleção aumentou rapidamente.
Büyüyorum Seninle – Discogs ^«Kid Sensation». discogs (em inglês).
Bu dünya şu an büyüyor".Die wereld groeit op dit moment.”
İlkbaharda, bitkiler tekrar büyüyorlar.In de lente beginnen de bomen weer te groeien.
İlkbaharda, bitkiler tekrar büyüyorlar.Na wiosnę liście znów się rozwijają.
Dedesi ve annesi ile birlikte büyüyor.Wychowuje go razem z dziadkiem.
Nüfus hızla büyüyor, tarıma dayalı ekonomi gelişiyor, iş adamları ticari hamlelerde bulunuyordu.Mają oni silną pozycję w społeczności, ponieważ biznes skierowany do nich wciąż się rozwija.
Ailesi de işleri de büyüyordu artık; yeni bir başlangıcın tam zamanıydı.Postanowiła ratować rodzinę i teraz była jego pora by robił to samo.
Büyüyorum Seninle – Discogs ^Tomasz Niecik – Ty jesteś naj, Discogs .
Erişim tarihi: 24 December 2017. ^ "TDP'de kavga alevlenerek büyüyor".DTV – 24 marca 1989 PŚ w Zakopanem coraz bliżej!.
İlkbaharda, bitkiler tekrar büyüyorlar.Våren därpå fortplantar de sig.
Böylece yıllar geçiyor ve Albay büyüyordu.Åren gick och klubben blev allt större.
Koleksiyonu hızla büyüyormuş.Збільшення колонії відбувається швидко.
Sanki köy ikiye ayrılmış, tartışma büyüyor.Далі село розрослося і розділилося на два.
Hâlâ büyüyorsun.Ти все ще ростеш.
Bitkiler büyüyor.Рослини ростуть.
Büyüyorum Seninle – Discogs ^Dostupné online. (anglicky) Discogs.
Ve fazlasıyla büyüyor.Také značně povyrostla.
İlkbaharda, bitkiler tekrar büyüyorlar.Na jaře tyto rostliny mají být opět vysázeny ven.
Koleksiyonu hızla büyüyormuş.Colecția a crescut rapid.
Ulusal borç büyüyor.Datoria națională este în creștere.
Büyüyorum Seninle – Discogs ^Bonn - High On Life (Αγγλικά) Discogs.
Koleksiyonu hızla büyüyormuş.Η συλλογή αυξήθηκε ραγδαία.
İlkbaharda, bitkiler tekrar büyüyorlar.Om våren vokser den igjen.
Bu dünya şu an büyüyor".Og den ånden er allerede nå i verden".
Gerçekte ise iki kardeş arasında rekabet ve antipati gün geçtikçe büyüyordu.I virkeligheten fortsatte rivaliseringen og motsetningene mellom brødrene.
Koleksiyonu hızla büyüyormuş.Universitetet vokser svært raskt.
Gerçekte ise iki kardeş arasında rekabet ve antipati gün geçtikçe büyüyordu.Namun dalam kenyataannya, persaingan dan antipati antara saudara tidak mereda.
İlkbaharda, bitkiler tekrar büyüyorlar.Pada musim hujan daun tersebut tumbuh lagi.
İlkbaharda, bitkiler tekrar büyüyorlar.Trong mùa xuân, thực vật bắt đầu phát triển trở lại.
Büyüyorum Seninle – Discogs ^寛ぎの時 - Discogs (発売一覧)
Böylece yıllar geçiyor ve Albay büyüyordu.年月は流れ、裁判は長引いていった。
Büyüyorum Seninle, Deniz Arcak teklisidir.親親的我的寶貝,我要越過海洋。
Büyüyorum Seninle – Discogs ^(영어) 제레미 스펜서 - Discogs
Ailesi de işleri de büyüyordu artık; yeni bir başlangıcın tam zamanıydı.이와 때를 같이해 그의 시 역시 새롭게 유명세를 타기 시작했다.
Ve fazlasıyla büyüyor.그리고 점점 커지고 있다.
Büyüyorum Seninle, Deniz Arcak teklisidir.מקל גדל והתחנך בקריית ים .
Dedesi ve annesi ile birlikte büyüyor.יבגני גדל יחד עם סבתו.
İlkbaharda, bitkiler tekrar büyüyorlar.През пролетта отново се активизират.
Böylece yıllar geçiyor ve Albay büyüyordu.Godine prolaze i djeca su odrasla.
Doğu Çin Denizi'ndeki ada krizi büyüyor.Tento ostrovný štát sa rozprestiera vo Východočínskom mori.
Ve fazlasıyla büyüyor.Rastie veľmi bujne.
İlkbaharda, bitkiler tekrar büyüyorlar.Pomlad, rastline zacvetijo in začno ponovno rasti.
Ve fazlasıyla büyüyor.Največkrat zrastejo zelo visoko.
1850'lerde şehirler o kadar hızlı şekilde büyüyor ki, doğa çok özel bir anlam kazanıyor.V roce 1850 už existovalo mnoho velkých měst a příroda měla velice specifický význam.
1850'lerde şehirler o kadar hızlı şekilde büyüyor ki, doğa çok özel bir anlam kazanıyor.В 1850-х швидко розбудовувались міста, і природа була чимось особливим.
2005'te bilgisayar oyunu sektörü 29 milyar dolarlık bir iş sahası oldu. Her yıl daha da büyüyor.Ngành công nghiệp trò chơi năm 2005 tạo ra 29 triệu đô la và con số này tăng lên mỗi năm
2005'te bilgisayar oyunu sektörü 29 milyar dolarlık bir iş sahası oldu. Her yıl daha da büyüyor.През 2005 г. видеоигрите се превърнаха в бизнес за 29 милиарда, разрастващ се с всяка година.

İlgili Sayfalar