büyüyor ile cümle

büyüyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Onlar hakkında hareket olduğunu benim gibi done people ah ... çok hızlı büyüyor veعنهم هو أن تتحرك فعلت الناس مثلي
Onlar hakkında hareket olduğunu benim gibi done people ah ... çok hızlı büyüyor ve移動はつまり 私のように行わ人 ええと...非常に高速で育った
O üç sektör ve onların alt sektörleri içiçe geçiyor, şekil alıyor, büyüyorlarCes trois secteurs et leurs sous-catégories sont entremêlés, connectés et s'élargissent
O üç sektör ve onların alt sektörleri içiçe geçiyor, şekil alıyor, büyüyorlarDessa tre sektorer och deras delsektorer sammanflätas, förändras, förstoras
O üç sektör ve onların alt sektörleri içiçe geçiyor, şekil alıyor, büyüyorlarDiese drei Bereiche und ihre Unterbereiche verschmelzen miteinander, verwandeln sich und wachsen.
O üç sektör ve onların alt sektörleri içiçe geçiyor, şekil alıyor, büyüyorlarEsas tres áreas y sus subsectores están entrelazadas, cambiando, creciendo
O üç sektör ve onların alt sektörleri içiçe geçiyor, şekil alıyor, büyüyorlarEz a három szektor és alszektoraik egybefonódnak, átalakulnak, nőnek.
O üç sektör ve onların alt sektörleri içiçe geçiyor, şekil alıyor, büyüyorlarKetiga sektor itu dan berbagai sub-sektornya saling terkait, saling mempengaruhi, dan tumbuh bersama.
O üç sektör ve onların alt sektörleri içiçe geçiyor, şekil alıyor, büyüyorlar이 세 분야와 그 아래 하위 분야가 서로 뒤얽히고, 변형되며, 점점 그 범위는 넓어지고 있습니다.
O üç sektör ve onların alt sektörleri içiçe geçiyor, şekil alıyor, büyüyorlarЭти три сектора, а также их подсекторы переплетаются, трансформируются и разрастаются
O üç sektör ve onların alt sektörleri içiçe geçiyor, şekil alıyor, büyüyorlarשלושת המגזרים האלה והתת-מגזרים שלהם משתלבים, משתנים ומתרחבים
Öyle bir şey görüyorsunuz ki doğmuş, büyüyor ve sürekli değişiyor. .Jeśli widzimy coś, co się urodziło, rośnie i ciągle się zmienia.
Öyle bir şey görüyorsunuz ki doğmuş, büyüyor ve sürekli değişiyor. .생물은 태어나서 자라고 끊임없이 변합니다
Öyle bir şey görüyorsunuz ki doğmuş, büyüyor ve sürekli değişiyor. .Pokud vidíte něco, co se narodilo, roste, stále se mění.
Öyle bir şey görüyorsunuz ki doğmuş, büyüyor ve sürekli değişiyor. .Se você vê algo que, nasce, cresce, e está em constante mudança.
Öyle bir şey görüyorsunuz ki doğmuş, büyüyor ve sürekli değişiyor. .Si tu vois quelque chose qui est né, grandit, et change constamment,
Öyle bir şey görüyorsunuz ki doğmuş, büyüyor ve sürekli değişiyor. .Wenn man etwas sieht das geboren wird, das wächst, Das sich ständig verändert.
Öyle bir şey görüyorsunuz ki doğmuş, büyüyor ve sürekli değişiyor. .Коли ми дивимся на щось, що народжується, росте, постійно змінюється.
Öyle bir şey görüyorsunuz ki doğmuş, büyüyor ve sürekli değişiyor. .חיים הם אחד הדברים האלה שאתה מזהה כשאתה רואה את זה.
Öyle bir şey görüyorsunuz ki doğmuş, büyüyor ve sürekli değişiyor. .فنستطيع أن نميزها عندما نراها فترى شئ ممل، مقزز، يتغير باستمرار
Öyle bir şey görüyorsunuz ki doğmuş, büyüyor ve sürekli değişiyor. .常に変化します。 たぶん、それの周りに移動します。
Öyle değil mi? Yaklaştıkça, vektörler büyüyor.Los vectores de medida que se acerca, más y más grande.
Öyle değil mi? Yaklaştıkça, vektörler büyüyor.S tím jak se přibližujete se vektory zvětšují a zvětšují.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.그들은 파일, 비디오 게임, 지식 등을 공유하면서 자라났습니다. 그것은 그들의 제 2의 천성입니다.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Crescono condividendo - file, video game, conoscenza è la loro seconda natura.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.De växer upp i en kultur där man delar filer, dataspel, kunskap; det är självklart för dem.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Dorastają dzieląc się -- filmami, grami, wiedzą; to dla nich druga natura.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Eles estão a crescer partilhando — ficheiros, videojogos, conhecimentos. Para eles é uma segunda natureza.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Están creciendo con intercambio de archivos, videojuegos, de conocimiento; es natural para ellos.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Eu au crescut distribuind -- fișiere, jocuri video, cunoaștere, este o a doua natură pentru ei.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Họ đang lớn lên chia sẽ -- dữ liệu, trò chơi, kiến thức, đó là bản năng thứ hai của họ.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Rostou a sdílí -- soubory, video hry, vědomosti, považují to za samozřejmost.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Sie wachsen auf und teilen -- Dateien, Videospiele, Wissen; das ist ihnen in Fleisch und Blut übergegangen.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Vyrastajú zdieľajúc -- súbory, video hry, poznanie; považujú to za prirodzenosť.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Zij groeien op met delen -- bestanden, video spellen, kennis; Het is als een tweede natuur voor hen.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Μεγαλώνουν μοιραζόμενοι - αρχεία, ηλεκρονικά παιχνίδια, γνώση. Είναι δεύτερη φύση γι 'αυτούς.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Они растут и привыкают делиться — файлами, видеоиграми, знаниями; это их вторая натура.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.Те израстват споделяйки - файлове, видео игри, знания: за тях това е втора природа.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.ובנינו את הגדרות ויצרנו את תחומי השליטה והפעולה הקטנים שלנו. אבל הדברים משתנים עכשיו,
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.انهن نشأوا وهم يتشاركون -- الملفات، وألعاب الفيديو، والمعرفة؛ انها طبيعة ثانية لهم.
Paylaşarak büyüyorlar - dokümanlar, video oyunları, bilgi; onların ikinci bir doğası gibi.共有して育ってきました 共有は、彼等にとって第二の本能なのです 私も含めてX世代というのは
'Saçma sapan söz etmeyin,' Alice daha cesaretle şunları söyledi: 'Eğer çok Büyüyoruz biliyorum.'"Älä puhu roskaa," sanoi Alice rohkeammin: "tiedät kasvavat liian."
'Saçma sapan söz etmeyin,' Alice daha cesaretle şunları söyledi: 'Eğer çok Büyüyoruz biliyorum.''Doe geen onzin praten,' zei Alice meer vrijmoedigheid: 'je weet dat je ook groeit. "
'Saçma sapan söz etmeyin,' Alice daha cesaretle şunları söyledi: 'Eğer çok Büyüyoruz biliyorum.'"Đừng nói chuyện vô nghĩa", Alice mạnh dạn hơn: "bạn biết bạn đang phát triển quá."
'Saçma sapan söz etmeyin,' Alice daha cesaretle şunları söyledi: 'Eğer çok Büyüyoruz biliyorum.''그런 말씀하지 마세요'앨리스는 더 담대하게 말했다 : '당신이 너무 성장 거 알아.
'Saçma sapan söz etmeyin,' Alice daha cesaretle şunları söyledi: 'Eğer çok Büyüyoruz biliyorum.'"Não fale bobagens", disse Alice com mais ousadia: "você sabe que está crescendo muito."
'Saçma sapan söz etmeyin,' Alice daha cesaretle şunları söyledi: 'Eğer çok Büyüyoruz biliyorum.'"Ne beszélj ostobaságot, mondta Aliz bátrabban:" tudod, hogy egyre nagyobb is. "
'Saçma sapan söz etmeyin,' Alice daha cesaretle şunları söyledi: 'Eğer çok Büyüyoruz biliyorum.'"Ne dis pas de bêtises", dit Alice plus hardiment: "vous savez que vous êtes de plus en plus aussi.
'Saçma sapan söz etmeyin,' Alice daha cesaretle şunları söyledi: 'Eğer çok Büyüyoruz biliyorum.''Ne govori neumnosti, "je povedala Alice bolj pogumno:" veste, da ste preveč raste. "
'Saçma sapan söz etmeyin,' Alice daha cesaretle şunları söyledi: 'Eğer çok Büyüyoruz biliyorum.'"Nehovor nezmysly," povedala Alica smelšie: "vieš, že rastúca moc."
'Saçma sapan söz etmeyin,' Alice daha cesaretle şunları söyledi: 'Eğer çok Büyüyoruz biliyorum.'"Nemluv nesmysly," řekla Alenka směleji: "víš, že rostoucí moc."
'Saçma sapan söz etmeyin,' Alice daha cesaretle şunları söyledi: 'Eğer çok Büyüyoruz biliyorum.'"Nie mów głupstw," powiedziała Alice śmielej: "wiesz, że rozwija się zbyt".
'Saçma sapan söz etmeyin,' Alice daha cesaretle şunları söyledi: 'Eğer çok Büyüyoruz biliyorum.'"No digas tonterías", dijo Alicia con más brío: "usted sabe que está creciendo demasiado".
'Saçma sapan söz etmeyin,' Alice daha cesaretle şunları söyledi: 'Eğer çok Büyüyoruz biliyorum.''Non dire sciocchezze,' disse Alice con più coraggio: 'sai che stai crescendo troppo.'
'Saçma sapan söz etmeyin,' Alice daha cesaretle şunları söyledi: 'Eğer çok Büyüyoruz biliyorum.'"Nu vorbi prostii", a spus Alice mai îndrăzneţ: "stii ca esti prea în creştere."
'Saçma sapan söz etmeyin,' Alice daha cesaretle şunları söyledi: 'Eğer çok Büyüyoruz biliyorum.'"Tal ikke vrøvl," sagde Alice mere dristigt: "du ved, du vokser også. '
'Saçma sapan söz etmeyin,' Alice daha cesaretle şunları söyledi: 'Eğer çok Büyüyoruz biliyorum.'"Var inte prata strunt", sa Alice djärvare: "du vet att du växer också.
'Saçma sapan söz etmeyin,' Alice daha cesaretle şunları söyledi: 'Eğer çok Büyüyoruz biliyorum.'"Μην λέει ανοησίες", δήλωσε ο Alice πιο τολμηρά: "ξέρετε ότι αυξάνεται πάρα πολύ".
'Saçma sapan söz etmeyin,' Alice daha cesaretle şunları söyledi: 'Eğer çok Büyüyoruz biliyorum.'"Не говорете глупости," каза Алис по-смело: "знаете, че расте прекалено."
'Saçma sapan söz etmeyin,' Alice daha cesaretle şunları söyledi: 'Eğer çok Büyüyoruz biliyorum.'"Не говорите глупостей, 'сказала Алиса смелее:" вы знаете, что чрезмерное увеличение.

İlgili Sayfalar