büyüyor ile cümle
büyüyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Demek istediğim, her şey güzelce büyüyor.ما أقصده، أن كل شيء يتقدم بشكل مرضي.
Demek istediğim, her şey güzelce büyüyor.私たちは自信を深めています
Dolayısıyla, bu gördüğünüz bir tümör, koyu gri yoğun bir kitle; beynin içinde büyüyor.Allons-y. Voici une tumeur, masse sombre, grise, menaçante qui se développe à l'intérieur d'un cerveau.
Dolayısıyla, bu gördüğünüz bir tümör, koyu gri yoğun bir kitle; beynin içinde büyüyor.Aloitetaanpa. Tämä on kasvain: tumma, harmaa, pahaenteinen massa aivoissa.
Dolayısıyla, bu gördüğünüz bir tümör, koyu gri yoğun bir kitle; beynin içinde büyüyor.Así que comencemos. Este es un tumor; masa oscura, gris, ominosa que crece dentro del cerebro.
Dolayısıyla, bu gördüğünüz bir tümör, koyu gri yoğun bir kitle; beynin içinde büyüyor.Ecco. Questa è una massa tumorale, scura, grigia, minacciosa, che cresce in un cervello.
Dolayısıyla, bu gördüğünüz bir tümör, koyu gri yoğun bir kitle; beynin içinde büyüyor.Hãy nhìn đây. Đây là một khối u: xám, sẫm màu, nguy hiểm đang phát triển trong não.
Dolayısıyla, bu gördüğünüz bir tümör, koyu gri yoğun bir kitle; beynin içinde büyüyor.Hier gaan we. Hier zie je een tumor, een donkere, grijze, onheilspellende massa groeiend in een brein.
Dolayısıyla, bu gördüğünüz bir tümör, koyu gri yoğun bir kitle; beynin içinde büyüyor.그럼 시작하겠습니다. 이것은 뇌 안쪽에서 자라고 있는 어둡고 불길한 종양 덩어리 입니다.
Dolayısıyla, bu gördüğünüz bir tümör, koyu gri yoğun bir kitle; beynin içinde büyüyor.Mari kita mulai. Ini adalah tumor, massa kelabu, gelap, dan berbahaya yang tumbuh di dalam otak.
Dolayısıyla, bu gördüğünüz bir tümör, koyu gri yoğun bir kitle; beynin içinde büyüyor.No to zaczynamy. To jest nowotwór, ciemna, szara złowroga masa, rosnąca wewnątrz mózgu.
Dolayısıyla, bu gördüğünüz bir tümör, koyu gri yoğun bir kitle; beynin içinde büyüyor.Pa začnimo. To je tumor, temna, siva, grozeča snov, ki raste v možganih.
Dolayısıyla, bu gördüğünüz bir tümör, koyu gri yoğun bir kitle; beynin içinde büyüyor.So lassen Sie uns anfangen. Dies ist ein Tumor, dunkel, grau, eine unheilbare Masse, wachsend in einem Gehirn.
Dolayısıyla, bu gördüğünüz bir tümör, koyu gri yoğun bir kitle; beynin içinde büyüyor.Tak tady to máme. Toto je nádor: tmavá, šedivá, zlověstná hmota rostoucí uvnitř mozku.
Dolayısıyla, bu gördüğünüz bir tümör, koyu gri yoğun bir kitle; beynin içinde büyüyor.Tehát. Ez egy tumor, sötét, szürke, rosszindulatú csomó ami az agyban növekszik.
Dolayısıyla, bu gördüğünüz bir tümör, koyu gri yoğun bir kitle; beynin içinde büyüyor.Vejamos então. Aqui temos um tumor: uma massa sinistra, cinzenta, escura que cresce dentro de um cérebro
Dolayısıyla, bu gördüğünüz bir tümör, koyu gri yoğun bir kitle; beynin içinde büyüyor.Πάμε λοιπόν. Αυτός είναι ένας όγκος, μαύρη, γκρίζα, δυσοίωνη μάζα που αναπτύσσεται μέσα σε έναν εγκέφαλο.
Dolayısıyla, bu gördüğünüz bir tümör, koyu gri yoğun bir kitle; beynin içinde büyüyor.И така. Това е един тумор, тъмна, сива, заплашителна маса, която расте в мозъка.
Dolayısıyla, bu gördüğünüz bir tümör, koyu gri yoğun bir kitle; beynin içinde büyüyor.Итак, начнем. Это опухоль, темно-серая зловещая масса, растущая в мозге.
Dolayısıyla, bu gördüğünüz bir tümör, koyu gri yoğun bir kitle; beynin içinde büyüyor.Отож, починаємо. Темна, сіра, зловісна маса що росте всередині мозку.
Dolayısıyla, bu gördüğünüz bir tümör, koyu gri yoğun bir kitle; beynin içinde büyüyor.אז נצא לדרך. הנה גידול, כהה, אפור, מאסה מאיימת הגדלה בתוך המוח.
Dolayısıyla, bu gördüğünüz bir tümör, koyu gri yoğun bir kitle; beynin içinde büyüyor.إذن فدعونا نبدأ. هذا ورم, كتلة مشئومة رمادية غامقة تنمو داخل مخ.
Dolayısıyla, bu gördüğünüz bir tümör, koyu gri yoğun bir kitle; beynin içinde büyüyor.濃いグレーの不気味な固まりは 脳腫瘍です 顕微鏡で見ると
Ed, yani Al'ın vücudu için de mi büyüyorsun?Al, kasvatko sinä Edinkin puolesta?
Ed, yani Al'ın vücudu için de mi büyüyorsun?Então, Ed, estás entusiasmado com o crescimento do corpo do Al?
Ed, yani Al'ın vücudu için de mi büyüyorsun?¿Insinúas que tu cuerpo está creciendo como si fuera el de Al?
Ed, yani Al'ın vücudu için de mi büyüyorsun?Menar du att du får ge Als kropp näring också?
Ed, yani Al'ın vücudu için de mi büyüyorsun?Mener du, at du også må give Als krop næring?
Ed, yani Al'ın vücudu için de mi büyüyorsun?Quindi, Ed, stai crescendo anche per il corpo di Al?
Ed, yani Al'ın vücudu için de mi büyüyorsun?Więc odżywiasz też ciało Ala?
Ed, yani Al'ın vücudu için de mi büyüyorsun?Δηλαδή λες ότι μεγαλώνεις και στο σώμα του Αλ;
Ed, yani Al'ın vücudu için de mi büyüyorsun?А Эд растёт и за себя, и за Ала тоже?
'Eğer çok Büyüyoruz biliyorum.'"Anda tahu bahwa Anda tumbuh terlalu."
'Eğer çok Büyüyoruz biliyorum.'"Sie wissen, du bist zu wachsen."
Ekonomi hızla büyüyordu.Ekonomika byla v rozkvětu.
Ekonomi hızla büyüyordu.Η οικονομία ανθούσε.
Elektron büyüklüğü aşağı inildikçe büyük Sola gidildikçe de büyüyorsunuzРозмір збільшується вниз і ліворуч.
En zengin ve bizi geri kalanı arasındaki uçurum daha da büyüyor.A diferença entre os mais ricos e as outras pessoas está a crescer.
En zengin ve bizi geri kalanı arasındaki uçurum daha da büyüyor.En realidad, cada vez que conceden un crédito a alguien,
En zengin ve bizi geri kalanı arasındaki uçurum daha da büyüyor.En vanlig uppfattning är att det är bra för oss alla om en liten grupp människor tjänar enormt mycket pengar.
En zengin ve bizi geri kalanı arasındaki uçurum daha da büyüyor.In werkelijkheid wordt geld weggezogen van ons allen in de zakken van een zeer kleine groep mensen.
En zengin ve bizi geri kalanı arasındaki uçurum daha da büyüyor.Une idée répandue est qu'il est bon pour tout le monde qu'un petit groupe de gens gagne énormément d'argent.
En zengin ve bizi geri kalanı arasındaki uçurum daha da büyüyor.Ve skutečnosti, peníze jsou vysávány od nás všech do kapes velmi malé skupinky lidí.
En zengin ve bizi geri kalanı arasındaki uçurum daha da büyüyor.Μεγαλώνει το χάσμα μεταξύ των πολύ πλουσιότερων και τους υπόλοιπους από εμάς.
Etrafımızda görünmez bir güzellik var. Her polen çekirdeği bir hikaye ile büyüyor.Há uma beleza invisível à nossa volta, cada grão tem uma história para contar.
Etrafımızda görünmez bir güzellik var. Her polen çekirdeği bir hikaye ile büyüyor.Вокруг нас - невидимая красота, и у каждого пыльцевого зёрнышка есть что рассказать.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Acesta e un vârf de rădăcină, crescând în susul pantei.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Đây là một chóp rễ phát triển bất chấp mặt dốc
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Dit is een uiteinde van een wortel die tegen een helling aan groeit.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Este es un ápice de la raíz que crece en contra de una pendiente.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Este é um ápice radicular a crescer contra um declive.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Ini adalah ujung akar tumbuh miring ke atas.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.자, 이것은 경사에 붙어 자라나고 있는 뿌리의 끝부분입니다.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Maintenant, voilà une racine qui pousse sur une pente.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Na most, ezek a gyökérvégződések rézsútosan nőnek.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Nun, dies ist eine Wurzelspitze, die gegen eine Steigung wächst.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Questo è l'apice di una radice che cresce contro un pendio.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Tässä on juuren kärki kasvamassa luiskaa vasten.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.To jest wierzchołek korzenia rosnący pod nachyleniem.
Evet, burada gördüğümüz bir kökucu yokuş yukarı büyüyor.Toto je koreňový vlások rastúci proti sklonu.