büyüyor ile cümle

büyüyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
Madem ki büyüyorsun, böyle davranmamalısın.Now that you're grown up, you must not behave like that.
Çiçekler arasında bir sürü ot büyüyordu.Many weeds were growing among the flowers.
Bu ulusun ekonomisi son yıllarda çarçabuk büyüyor.This nation's economy is growing by leaps and bounds in recent years.
Kalabalık gittikçe büyüyor.The crowd is growing larger and larger.
Şehrimiz gittikçe büyüyor.Our city is getting bigger and bigger.
Sakalım çabuk büyüyor.My beard grows quickly.
İşi hızlıca büyüyor.His business is growing rapidly.
Lüks ürün pazarı hızla büyüyor.The market for luxury goods is growing fast.
Her şey hesaba katılırsa pomato bitkileri bu yıl iyi büyüyor.On the whole, the pomato plants are growing well this year.
Ayrıca,bebeğim sekiz aylık,sağlıklı ve çabucak büyüyor.My baby is also eight months old, is healthy and is growing by leaps and bounds.
Ulusal borç büyüyor.The national debt is growing.
O ülkenin ekonomisi büyüyor.That country's economy is growing.
Nüfus büyüyor.The population is growing.
Ulus büyüyordu.The nation was growing.
Sanayi hızla büyüyordu.Industry was growing quickly.
Ambargoya muhalefet büyüyordu.Opposition to the embargo was growing.
Tom'un saçı büyüyor.Tom's hair is growing.
Bebek büyüyor.The baby is growing up.
Hızlı büyüyorum.I am growing up fast.
O büyüyor.It's getting larger.
Hâlâ büyüyorsun.You're still growing.
Tom büyüyor.Tom is growing up.
Tom'un kızı hızla büyüyor.Tom's daughter is growing up rapidly.
Bebeğimiz günden güne büyüyor.Our baby is growing up day by day.
Bizim hayran kitlemiz büyüyor.Our fanbase is growing.
Güzel çiçekler her yerde büyüyor.Lovely flowers are growing everywhere.
İki ülke arasındaki gerilim hızla büyüyor.The tensions between the two countries are growing rapidly.
Bitkiler büyüyor.The plants are growing.
Küçük kızımız büyüyor.Our little girl is growing up.
Rusça sermayesi hızla büyüyor.The Russian corpus is growing quickly.
Tom çok hızlı büyüyor.Tom is growing up too fast.
Çiçekler çayırda büyüyorlar.Flowers are growing in the meadow.
Çocuklar şaşırtıcı düzeyde hızlı bir şekilde büyüyorlar.Children grow up astonishingly quickly.
Kasırga gittikçe büyüyor.The tornado is getting bigger and bigger.
Güzel gelincikler yol kenarında büyüyordu.Beautiful poppies were growing beside the road.
Çimler çok hızlı büyüyordu, her hafta kesilmiş olmalı.The grass was growing so quickly, it had to be cut every week.
Almanca'ya ilgi büyüyor, özellikle Çinde, Hindistan'da ve Brezilya'da.Interest in German is growing, particularly in China, India and Brazil.
İnsanların yaşam beklentisi, her yıl büyüyor.People's life expectancy grows every year.
Ekonomi hızla büyüyor.The economy is growing fast.
Keşke ben büyüyorken okul böyle olsaydı.I wish school had been like this when I was growing up.
Büyüme hızı katlanarak büyüyor.The rate of growth is growing exponentially.
Çocuklar çok hızlı büyüyorlar.Kids grow up so fast.
Benim köstebeğim her geçen gün daha da büyüyor.My mole is getting bigger every day.
Mario mantar yediğinde büyüyor.Mario grows bigger when he eats a mushroom.
Nüfusumuz katlanarak büyüyor.Our population is growing exponentially.
Çocuklarım büyüyor.My children are growing up.
Ben büyüyorum.I'm growing up.
Fadıl hızlı büyüyordu.Fadil was growing up fast.
Şirket hızlı büyüyor.The company is growing fast.
Saçım geri büyüyor.My hair is growing back.
Çin ekonomisi hızla büyüyor.The Chinese economy is growing rapidly.
Bebeğin benim içimde büyüyor.Your baby is growing inside of me.
ABD ve Rusya arasındaki gerginlikler büyüyor.Tensions between the US and Russia are growing.
Tom'un popülaritesi büyüyor.Tom's popularity is growing.
Çocuklar çok çabuk büyüyor.Kids grow up really fast.
Bu dünya şu an büyüyor".That generation is growing up."
Koruyucunun bebeği bir Kimeran / insan meleziydi ve hızlı büyüyordu.The protector's baby is a Kimeran/human hybrid and grows at a rapid rate.
Ve fazlasıyla büyüyor.And it's growing.
Koleksiyonu hızla büyüyormuş.The collection grew rapidly.
İlkbaharda, bitkiler tekrar büyüyorlar.In the spring, the plant springs up anew.

İlgili Sayfalar