büyüyen ile cümle

büyüyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Sonunda duvara tosladığımız büyüyen korkularınızı bir kenara bırakın.Ignorez ces craintes rampantes d'avoir finalement atteint les limites.
Sonunda duvara tosladığımız büyüyen korkularınızı bir kenara bırakın.Ignoriere diese schleichenden Ängste, dass wir schließlich das Ende erreicht haben.
Sonunda duvara tosladığımız büyüyen korkularınızı bir kenara bırakın.Ignoruj ten oślizgły lęk, że w końcu jesteśmy u kresu.
Sonunda duvara tosladığımız büyüyen korkularınızı bir kenara bırakın.Ignorujte plížící se obavy, že jsem konečně narazili na zeď.
Sonunda duvara tosladığımız büyüyen korkularınızı bir kenara bırakın.Ignorujte ten plížiaci sa strach, že sme konečne narazili.
Sonunda duvara tosladığımız büyüyen korkularınızı bir kenara bırakın.우리가 드디어 막다른 골목에 봉착했다는 서서히 다가오는 공포를 무시하세요.
Sonunda duvara tosladığımız büyüyen korkularınızı bir kenara bırakın.Mengabaikan rasa ketakutan yang mengerikan sampai kita akhirnya menyentuh dinding batas akhir.
Sonunda duvara tosladığımız büyüyen korkularınızı bir kenara bırakın.Negeer die sluipende angst dat we uiteindelijk op de muur zijn gestuit.
Sonunda duvara tosladığımız büyüyen korkularınızı bir kenara bırakın.Αγνόησε αυτούς τους υφέρποντες φόβους ότι έχουμε τελικά φτάσει στα όρια μας.
Sonunda duvara tosladığımız büyüyen korkularınızı bir kenara bırakın.Игнорирайте тези зараждащи се страхове, че най-накрая сме ударили стената.
Sonunda duvara tosladığımız büyüyen korkularınızı bir kenara bırakın.Ігноруйте ці пластуваті острахи що ми таки вперлися в стіну.
Sonunda duvara tosladığımız büyüyen korkularınızı bir kenara bırakın."Не обращайте внимания на эти страхи, что мы окончательно перешли грань.
Sonunda duvara tosladığımız büyüyen korkularınızı bir kenara bırakın.תתעלמו מהפחדים המקננים שאולי הגענו לבסוף אל הגדר.
Sonunda duvara tosladığımız büyüyen korkularınızı bir kenara bırakın.افهي تنص على وجوب اهمال هذه التخوفات التي بات واقعاً اليوم
Sonunda duvara tosladığımız büyüyen korkularınızı bir kenara bırakın.沸いてくる不安は無視しましょう」 「限界なんてまだないのです」
Son yıllarda kokain kullanımının Avrupa’da büyüyen bir sorun olduğuna dair sinyaller vardır.Az elmúlt években több jel is utalt arra, hogy a kokainhasználat egyre nagyobb problémát jelent Európában.
Son yıllarda kokain kullanımının Avrupa’da büyüyen bir sorun olduğuna dair sinyaller vardır.De laatste jaren zijn er tekenen die erop wijzen dat cocaïnegebruik in Europa een groeiend probleem is.
Son yıllarda kokain kullanımının Avrupa’da büyüyen bir sorun olduğuna dair sinyaller vardır.Di recente il consumo di cocaina sembra essere diventato un problema crescente in Europa.
Son yıllarda kokain kullanımının Avrupa’da büyüyen bir sorun olduğuna dair sinyaller vardır.I de senere år har der været tegn på, at kokainbrug er et voksende problem i Europa.
Son yıllarda kokain kullanımının Avrupa’da büyüyen bir sorun olduğuna dair sinyaller vardır.På senare år har det framkommit tecken på att användningen av kokain är ett växande problem i Europa.
Son yıllarda kokain kullanımının Avrupa’da büyüyen bir sorun olduğuna dair sinyaller vardır.Viime vuosina kokaiinin ongelmakäytön on havaittu alkaneen lisääntyä Euroopassa.
Son yıllarda kokain kullanımının Avrupa’da büyüyen bir sorun olduğuna dair sinyaller vardır.V posledních letech se objevují známky toho, že užívání kokainu je v Evropě rostoucím problémem.
Son yıllarda kokain kullanımının Avrupa’da büyüyen bir sorun olduğuna dair sinyaller vardır.V posledných rokoch existujú príznaky, že užívanie kokaínu je v Európe narastajúcim problémom.
Son yıllarda kokain kullanımının Avrupa’da büyüyen bir sorun olduğuna dair sinyaller vardır.V preteklih letih je bilo mogoče opaziti znake, da je uživanje kokaina v Evropi vedno večja težava.
Son yıllarda kokain kullanımının Avrupa’da büyüyen bir sorun olduğuna dair sinyaller vardır.W ubiegłych latach pojawiły się oznaki wskazujące na rosnący problem związany z zażywaniem kokainy w Europie.
Son yıllarda kokain kullanımının Avrupa’da büyüyen bir sorun olduğuna dair sinyaller vardır.Τα τελευταία χρόνια υpiάρχουν ενδείξεις ότι η χρήση κοκαΐνης είναι διογκούµενο piρόβληµα στην Ευρώpiη.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.현재 저는 밴쿠버에 사는데요. 주변의 숲에서는 33층 크기의 나무가 자라고 있습니다.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Ahora, vivo en Vancouver, cerca de un bosque de la altura de 33 pisos.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Eu vivo em Vancouver, perto de uma floresta que cresce a uma altura de 30 andares.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Hiện tại, tôi sống ở Vancouver, gần một khu rừng cao tương đương 33 tầng.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Ich lebe in Vancouver. Im Wald in der Nähe werden die Bäume 33 Stockwerke hoch.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Ik woon in Vancouver, vlakbij een bos, dat zo hoog is als een gebouw van 33 verdiepingen.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Io vivo a Vancouver, nei pressi di una foresta in cui crescono alberi fino a 110 metri.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Jag bor i Vancouver, i närheten av en skog som växer till trettiotre våningars höjd.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Já žiji ve Vancouveru, blízko lesa, který dorůstá výšky 33 pater.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.J'habite a Vancouver, près d'une forêt qui pousse jusqu'à une hauteur de 33 étages.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Locuiesc în Vancouver, lângă o pădure care creşte până la o înălţime de 33 de etaje.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Mieszkam w Vancouver, blisko lasu, który rośnie na wysokość 33 pięter.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Saya tinggal di Vancouver, di dekat hutan dengan pohon-pohon setinggi gedung 33 lantai.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Εγώ ζω στο Βανκούβερ, κοντά σε δάσος... που φυτρώνει σε ύψος 33 ορόφων.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Сега живея във Ванкувър, близо до гора, която е 33 етажа висока.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Я живу в Ванкувере недалеко от леса, деревья в котором достигают в высоту 33 этажей.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Я мешкаю у Ванкувері, поблизу лісу, у якому дерева сягають 33 поверхів заввишки.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.כעת, אני גר בוונקובר, ליד יער שצומח לגובה של 33 קומות.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.أعيش الآن في فانكوفر، قريباً من غابة تنمو بارتفاع 33 طابقاً.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.この森の木々は 33階建に相当する高さにまで成長します 海岸線を下り ここカリフォルニアの
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.宜家我住喺溫哥華,好近一個森林 嗰度嘅樹可以生到 33 層樓咁高
Şu an favori teknolojim, hızla büyüyen teknolojilerden biri, cebimizdeki teknolojidir.Agora, a minha tecnologia favorita, exemplo de tecnologias exponenciais, todos temos no nosso bolso.
Şu an favori teknolojim, hızla büyüyen teknolojilerden biri, cebimizdeki teknolojidir.Jelenlegi kedvencem az exponenciális technológia egy olyan példája, ami ott van mindannyiunk zsebében.
Şu an favori teknolojim, hızla büyüyen teknolojilerden biri, cebimizdeki teknolojidir.제가 가장 선호하는 기술, 기하급수적 기술의 한 예가 바로 우리 모두의 주머니 속에 있습니다.
Şu an favori teknolojim, hızla büyüyen teknolojilerden biri, cebimizdeki teknolojidir.La mia tecnologia preferita, un esempio di tecnologia esponenziale, è qualcosa che abbiamo tutti in tasca.
Şu an favori teknolojim, hızla büyüyen teknolojilerden biri, cebimizdeki teknolojidir.Maintenant, l'exemple de technologie exponentielle que je préfère, nous l'avons tous dans la poche.
Şu an favori teknolojim, hızla büyüyen teknolojilerden biri, cebimizdeki teknolojidir.Mi ejemplo favorito de tecnología exponencial es la que todos llevamos en el bolsillo.
Şu an favori teknolojim, hızla büyüyen teknolojilerden biri, cebimizdeki teknolojidir.Mijn favoriete techniek, een voorbeeld van exponentiële technologie, hebben we allemaal op zak.
Şu an favori teknolojim, hızla büyüyen teknolojilerden biri, cebimizdeki teknolojidir.Moją ulubioną technologię, przykład technologii wykładniczej, wszyscy mamy w kieszeni.
Şu an favori teknolojim, hızla büyüyen teknolojilerden biri, cebimizdeki teknolojidir.Mojo najljubšo tehnologijo, primer eksponentne tehnologije, imamo vsi v žepu.
Şu an favori teknolojim, hızla büyüyen teknolojilerden biri, cebimizdeki teknolojidir.Tehnologia mea preferată, exemplu de tehnologie exponențială, o avem cu toții în buzunare.
Şu an favori teknolojim, hızla büyüyen teknolojilerden biri, cebimizdeki teknolojidir.Την αγαπημένη μου τεχνολογία, ένα παράδειγμα εκθετικής τεχνολογίας, την έχουμε όλοι στην τσέπη μας.
Şu an favori teknolojim, hızla büyüyen teknolojilerden biri, cebimizdeki teknolojidir.И сега моята любима технология, пример за експоненциална технология, която ние всички имаме в джоба си.
Şu an favori teknolojim, hızla büyüyen teknolojilerden biri, cebimizdeki teknolojidir.עכשיו הטכנולוגיה החביבה עליי, דוגמה לטכנולוגיה הגדלה אקספוננציאלית, נמצאת אצל כולנו בכיס.

İlgili Sayfalar