büyüyen ile cümle
büyüyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İlk açıldığında, gittikçe büyüyen çemberler çizerek dönmeye başlıyor.Y arranca moviéndose en círculos cada vez más amplios.
İlk açıldığında, gittikçe büyüyen çemberler çizerek dönmeye başlıyor.Začíná na místě a postupně se točí ve stále větších kruzích.
İlk açıldığında, gittikçe büyüyen çemberler çizerek dönmeye başlıyor.И започва просто като се върти във все по-разширяващи се кръгове.
İlk açıldığında, gittikçe büyüyen çemberler çizerek dönmeye başlıyor.Он начинает работу с обычной прогулки, наматывая круги.
İlk açıldığında, gittikçe büyüyen çemberler çizerek dönmeye başlıyor.וזה מתחיל פשוט בתנועה בסיבובים הולכים ומתרחבים.
İlk açıldığında, gittikçe büyüyen çemberler çizerek dönmeye başlıyor.الذي يبدأ بالحركة بشكل دوائر متعاظمة القطر بالتدريج
İlk açıldığında, gittikçe büyüyen çemberler çizerek dönmeye başlıyor.何かにぶつかると...見えました?
"İşim bitti anne", diyerek büyüyen tümörünü küçültmek için radyasyonu reddediyor."Am terminat, mamă", refuză radiațiile pentru micșorarea tumorii.
"İşim bitti anne", diyerek büyüyen tümörünü küçültmek için radyasyonu reddediyor."Ya no quiero, mamá", se niega a la radiación que reduzca el tamaño de su tumor.
"İşim bitti anne", diyerek büyüyen tümörünü küçültmek için radyasyonu reddediyor."Я устал, мам", — сказал он, отказываясь от радиотерапии против растущей опухоли.
"İşim bitti anne", diyerek büyüyen tümörünü küçültmek için radyasyonu reddediyor.母も医者もデリックを説得できず 座り込んでいます
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.A drugie padło między ciernie; ale ciernie wespół z niem wzrosły, i zadusiły je.
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.Ander zaad kwam tussen de distels terecht.
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.A zase iné padlo medzi tŕnie, a tŕnie vzrastúc spolu s ním udusilo ho.
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.E outra caiu no meio dos espinhos; e crescendo com ela os espinhos, sufocaram-na.
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.In drugo pade sredi trnja, in trnje zraste ž njim vred in ga uduši.
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.Ja osa putosi orjantappurain sekaan, ja orjantappurat kasvoivat mukana ja tukahuttivat sen.
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.Jiné pak padlo mezi trní, a spolu vzrostlé trní udusilo je.
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.더러는 가시떨기 속에 떨어지매 가시가 함께 자라서 기운을 막았고
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.Một phần khác rơi vào bụi gai , gai mọc lên với hột giống , làm cho nghẹt ngòi .
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.Một phần khác rơi vào bụi gai, gai mọc lên với hột giống, làm cho nghẹt ngòi.
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.Némely esék a tövis közé; és a tövisek vele együtt növekedvén, megfojták azt.
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.O altă parte a căzut în mijlocul spinilor: spinii au crescut împreună cu ea şi au înecat -o.
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.Och somt föll bland törnen, och törnena växte upp tillsammans därmed och förkvävde det.
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.Og noget faldt midt iblandt Torne, og Tornene voksede op med og kvalte det.
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.Og noget falt midt iblandt torner; og tornene vokste op med og kvalte det.
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.Otra parte cayó entre los espinos, y los espinos crecieron al mismo tiempo y la ahogaron
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.Un'altra cadde in mezzo alle spine e le spine, cresciute insieme con essa, la soffocarono
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.Und etliches fiel mitten unter die Dornen; und die Dornen gingen mit auf und erstickten's.
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.Une autre partie tomba au milieu des épines: les épines crûrent avec elle, et l`étouffèrent.
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.και αλλο επεσεν εις το μεσον των ακανθων, και συμφυτρωσασαι αι ακανθαι απεπνιξαν αυτο
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.а иное упало между тернием, и выросло терние и заглушило его;
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.А инше впало між тернину; й розвившись тернина в ним, поглушила його.
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.Друго пък падна всред тръните; и заедно с него порастнаха тръните и го заглушиха.
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.ויש אשר נפל בתוך הקצים ויצמחו הקצים עמו וימעכהו׃
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.وسقط آخر في وسط الشوك. فنبت معه الشوك وخنقه.
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.有 落 在 荊 棘 裡 的 、 荊 棘 一 同 生 長 、 把 它 擠 住 了
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.有 落在 荊棘裡 的 、 荊棘 一同 生長 、 把 它 擠住了
Kocasının büyüyen göbeğine dikkat çekmek ya da koşuya çıkmasını önermek yerine, şöyle söyleyebilir:Ahelyett hogy felhívná a figyelmet a férj elhízására vagy azt javasolná hogy menjen egyet futni, azt mondja,
Kocasının büyüyen göbeğine dikkat çekmek ya da koşuya çıkmasını önermek yerine, şöyle söyleyebilir:Em vez de apontar para a maior cintura do marido ou sugerir que este vá correr, poderá dizer,
Kocasının büyüyen göbeğine dikkat çekmek ya da koşuya çıkmasını önermek yerine, şöyle söyleyebilir:În loc să arate spre burta crescândă a soţului sau să-i sugereze să iasă la o alergare ar putea să spună:
Kocasının büyüyen göbeğine dikkat çekmek ya da koşuya çıkmasını önermek yerine, şöyle söyleyebilir:I stället för att påpeka sin makes växande mage eller föreslå en joggingrunda, säger hon kanske,
Kocasının büyüyen göbeğine dikkat çekmek ya da koşuya çıkmasını önermek yerine, şöyle söyleyebilir:가면 갈 수록 커져가는 남편의 배를 지적하거나 나가서 달리라고 제안하는 대신에, 그녀는 아마도,
Kocasının büyüyen göbeğine dikkat çekmek ya da koşuya çıkmasını önermek yerine, şöyle söyleyebilir:Thay vì chỉ ra rằng chồng cô ta đang mập lên hay đề nghị anh ta chạy bộ thì cô ấy có thể nói rằng
Kocasının büyüyen göbeğine dikkat çekmek ya da koşuya çıkmasını önermek yerine, şöyle söyleyebilir:Αντί να τονίζει ότι ο άντρας της έκανε κοιλιά ή να του προτείνει να πάει για τρέξιμο, μπορεί να πει:
Kocasının büyüyen göbeğine dikkat çekmek ya da koşuya çıkmasını önermek yerine, şöyle söyleyebilir:Вместо да посочва на съпруга си нарастващото шкембенце или да му предлага да почне да тича, тя може да каже:
Kocasının büyüyen göbeğine dikkat çekmek ya da koşuya çıkmasını önermek yerine, şöyle söyleyebilir:לדוגמה, האישה המאושרת. במקום לציין את התעגלות בטנו של בעלה או להציע לו לצאת לריצה,
Kocasının büyüyen göbeğine dikkat çekmek ya da koşuya çıkmasını önermek yerine, şöyle söyleyebilir:بدلاً من ان تصف زوجها انه عبارة عن امعاء تنمو او تقترح عليه ان يذهب الى الركض يمكنها ان تقول
Kocasının büyüyen göbeğine dikkat çekmek ya da koşuya çıkmasını önermek yerine, şöyle söyleyebilir:ランニングに急かしたりはせず こう言ってみてはいかがでしょう 「あら 私を細く見せるために
Kocasının büyüyen göbeğine dikkat çekmek ya da koşuya çıkmasını önermek yerine, şöyle söyleyebilir:與其指出丈夫嘅肚腩有幾大 跟住建議他去跑步, 她會講,
LittleBits'in arkasındaki fikir büyüyen bir kütüphane.A ideia por trás dos littleBits é a de que é uma biblioteca em crescimento.
LittleBits'in arkasındaki fikir büyüyen bir kütüphane.A littleBits alapgondolata az, hogy ez egy egyre bővülő könyvtár.
LittleBits'in arkasındaki fikir büyüyen bir kütüphane.Die Idee hinter littleBits ist, dass es eine wachsende Bibliothek ist.
LittleBits'in arkasındaki fikir büyüyen bir kütüphane.Het idee achter littleBits is dat het een uitbreidbare bibliotheek is.
LittleBits'in arkasındaki fikir büyüyen bir kütüphane.Ich koncept opiera się na tym, że zbiór stale rośnie.
LittleBits'in arkasındaki fikir büyüyen bir kütüphane.Ide di balik littleBits adalah bahwa ini adalah perpustakaan bertumbuh.
LittleBits'in arkasındaki fikir büyüyen bir kütüphane.Ideea din spatele littleBits e de-a implementa un sistem în creştere.
LittleBits'in arkasındaki fikir büyüyen bir kütüphane.Idéen bakom "littleBits" är att det är ett växande bibliotek.
LittleBits'in arkasındaki fikir büyüyen bir kütüphane.La idea detrás de littleBits es que sea una colección creciente.
LittleBits'in arkasındaki fikir büyüyen bir kütüphane.L'idea alla base dei littleBits è che sono una biblioteca in espansione.