büyüyü ile cümle
büyüyü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Büyüyünce ne olmak istiyorsun?מה אתה רוצה להיות כשתהיה גדול?
Büyüyünce ne olmak istiyorsun?מה את רוצה להיות כשתהיי גדולה?
Büyüyünce ise tarihin en karanlık büyücüsü olur.Черната магия е най-злонамерената форма на магьосничество.
Büyüyü çevirir ve bir diskete kaydeder.Там той свири без маска и записва албум.
Her türlü büyüyü yapabilir.Ima umijeće izvođenja raznoraznih čarolija.
Zaman içerisinde bu yollar büyüyüp gelişmiştir.U tom su se razdoblju razvili i proširili.
Bu yenilikler Sheffield'in bir sanayi kenti olarak hızla büyüyüp gelişmesine yol açtı.Tieto inovácie viedli k tomu, že sa Sheffield stal dôležitým priemyselným mestom.
Naya Rivera, Kaliforniya Valencia'da büyüyüp ve Los Angeles ve çevresinde yaşamıştır.Rivera sa narodila a vyrástla vo Valencii v Kalifornii a väčšinu života prežila v alebo popri Los Angeles.
Bu Söz büyüyünce Tokyo Üniversitesine birlikte gitmeleridir.Dali si sľub, že sa obaja, keď vyrastú, dostanú na prestížnu Tokijskú univerzitu.
Yavrular en az ebeveynleri kadar büyüyünceye kadar grimsi bir tüyle kaplıdır.Mladi so pokriti s sivkastim puhom, dokler niso skoraj tako veliki kot njihovi starši.
Gelişim biyolojisi, organizmaların büyüyüp gelişmesini inceler.Razvojna biologija je študij procesov, pri katerih organizmi rastejo in se razvijajo.
Marina büyüyüp çok güzel bir kız olur.Aleksandra išaugo ir tapo labai gražia moterimi.
Her türlü büyüyü yapabilir.Tai geriausias laikas bet kokio pobūdžio magijai.
Sasuke daha büyüyüp olgunlaşmış ve çok daha güçlü olmuştur.Sajanas pasidaro dar aršesnis ir daug stipresnis negu pirma.
Alet yaparsan beynin büyür, beynin büyüyünce daha iyi aletler yaparsın.El psiquiatra le dice: "Te va a costar 60$ la hora"
Alet yaparsan beynin büyür, beynin büyüyünce daha iyi aletler yaparsın.Нанотехнология
Altlara üstleri büyüyünce ek yer sağlanmasıLa etterkommeren få mer plass når opphavet vokser
Ama herkesin tek başına seçim yapma baskısı altında büyüyüp gelişeceğini farzetmek bir hata olur.Aber es ist ein Fehler anzunehmen, daß jeder unter dem Druck Entscheidungen alleine zu treffen aufblüht.
Ama herkesin tek başına seçim yapma baskısı altında büyüyüp gelişeceğini farzetmek bir hata olur.Ale błędem jest zakładanie, że wszystkim służy presja samotnego wyboru.
Ama herkesin tek başına seçim yapma baskısı altında büyüyüp gelişeceğini farzetmek bir hata olur.Ale bylo chybné předpokládat, že každému prospívá tlak rozhodnout se sám.
Ama herkesin tek başına seçim yapma baskısı altında büyüyüp gelişeceğini farzetmek bir hata olur.Ale je chybou predpokladať, že každému sa darí pod tlakom rozhodnúť sa sám.
Ama herkesin tek başına seçim yapma baskısı altında büyüyüp gelişeceğini farzetmek bir hata olur.De tévedés azt hinni, hogy mindenki boldogul a nyomás terhe alatt, ha egyedül kell választania.
Ama herkesin tek başına seçim yapma baskısı altında büyüyüp gelişeceğini farzetmek bir hata olur.Însă e greşită ipoteza că fiecare poate evolua sub presiunea faptului de a decide singur.
Ama herkesin tek başına seçim yapma baskısı altında büyüyüp gelişeceğini farzetmek bir hata olur.하지만 모두가 개인이 선택해야 한다는 잘 성장한다고 가정하는 것은 실수입니다.
Ama herkesin tek başına seçim yapma baskısı altında büyüyüp gelişeceğini farzetmek bir hata olur.Maar het is een vergissing om ervan uit te gaan dat iedereen gedijt onder de druk om zelf keuzes te maken.
Ama herkesin tek başına seçim yapma baskısı altında büyüyüp gelişeceğini farzetmek bir hata olur.Ma è un errore partire dal presupposto che chiunque benefici della pressione di scegliere da solo.
Ama herkesin tek başına seçim yapma baskısı altında büyüyüp gelişeceğini farzetmek bir hata olur.Mais c'est une erreur de croire que tout le monde s'épanouit sous la pression de devoir choisir seul.
Ama herkesin tek başına seçim yapma baskısı altında büyüyüp gelişeceğini farzetmek bir hata olur.Nhưng thật là sai lầm khi cho rằng mọi người phát triển nhanh dưới áp lực của việc lựa chọn một mình.
Ama herkesin tek başına seçim yapma baskısı altında büyüyüp gelişeceğini farzetmek bir hata olur.Pero es un error suponer que todos prosperan bajo la presión de hacer elecciones solo.
Ama herkesin tek başına seçim yapma baskısı altında büyüyüp gelişeceğini farzetmek bir hata olur.Αλλά είναι λάθος να υποθέσουμε ότι όλοι ευημερούν κάτω από την πίεση του να επιλέγουν μόνοι.
Ama herkesin tek başına seçim yapma baskısı altında büyüyüp gelişeceğini farzetmek bir hata olur.Но е грешка да приемаме, че всеки разцъфва под напрежението да избираш сам.
Ama herkesin tek başına seçim yapma baskısı altında büyüyüp gelişeceğini farzetmek bir hata olur.Но ошибочно считать, что абсолютно каждый под давлением самостоятельного выбора становится успешным.
Ama herkesin tek başına seçim yapma baskısı altında büyüyüp gelişeceğini farzetmek bir hata olur.Проте не можна стверджувати, що кожен досягає успіху, якщо мусить робити вибір самостійно.
Ama herkesin tek başına seçim yapma baskısı altında büyüyüp gelişeceğini farzetmek bir hata olur.אבל זאת טעות להניח שכולם משגשגים תחת הלחץ של בחירה עצמאית.
Ama herkesin tek başına seçim yapma baskısı altında büyüyüp gelişeceğini farzetmek bir hata olur.ولكن من الخطأ ان نفترض ان الجميع قد يصيب او يبدع عند استقلاليته في الاختيار
Ama herkesin tek başına seçim yapma baskısı altında büyüyüp gelişeceğini farzetmek bir hata olur.一人で選択しながら 成長すると思うのは間違いです 米国人が持つ-
Askerlik, sonra ben büyüyünce düşündüm.Após o serviço militar , eu pensei que você ia crescer.
Askerlik, sonra ben büyüyünce düşündüm.Après ton service militaire, j'ai pensé que tu grandirais.
Askerlik, sonra ben büyüyünce düşündüm.Después de su servicio militar , pensé que crecería.
Askerlik, sonra ben büyüyünce düşündüm.Sau khi quân sự của bạn, dịch vụ, tôi nghĩ rằng bạn sẽ lớn lên.
Askerlik, sonra ben büyüyünce düşündüm.לאחר השירות, הצבאי שלך חשבתי שאתה תגדל.
Askerlik, sonra ben büyüyünce düşündüm.بعد العسكرية الخاصة بك، والخدمة أعتقد أنك سوف يكبر.
Askerlik, sonra ben büyüyünce düşündüm.とにかく、あなたはカーレースすることはできません。 _それはあまりにも危険です。
Bu bebek büyüyüp çok zeki bir adam oldu.A kisbabából egy nagyon okos férfi lett.
Bu bebek büyüyüp çok zeki bir adam oldu.Bây giờ đứa trẻ đã lớn lên và trở thành một chàng trai thông minh
Bu bebek büyüyüp çok zeki bir adam oldu.Copilul s-a făcut un tip foarte deştept.
Bu bebek büyüyüp çok zeki bir adam oldu.Das Baby wuchs zu einem sehr klugen Mann heran.
Bu bebek büyüyüp çok zeki bir adam oldu.De baby groeide op tot een zeer slimme kerel,
Bu bebek büyüyüp çok zeki bir adam oldu.Denne baby voksede til en meget smart fyr.
Bu bebek büyüyüp çok zeki bir adam oldu.Dziecko wyrosło na bardzo mądrego faceta.
Bu bebek büyüyüp çok zeki bir adam oldu.El bebé creció y se convirtió en un tipo muy inteligente.
Bu bebek büyüyüp çok zeki bir adam oldu.Il bimbo diventò un ragazzo molto intelligente.
Bu bebek büyüyüp çok zeki bir adam oldu.그 아기는 자라서 아주 똑똑한 사람이 됐죠.
Bu bebek büyüyüp çok zeki bir adam oldu.Le bébé grandit et devint un type très intelligent.
Bu bebek büyüyüp çok zeki bir adam oldu.O bebé cresceu e tornou-se num homem muito inteligente.
Bu bebek büyüyüp çok zeki bir adam oldu.Otrok je odrasel v nekoga zelo bistrega.
Bu bebek büyüyüp çok zeki bir adam oldu.Sekarang bayi tersebut tumbuh menjadi orang yang sangat cerdas.
Bu bebek büyüyüp çok zeki bir adam oldu.Z dieťaťa vyrástol veľmi múdry muž.
Bu bebek büyüyüp çok zeki bir adam oldu.Z dítěte se stal velice chytrý chlap.
Bu bebek büyüyüp çok zeki bir adam oldu.Το μωρό έγινε ένας πολύ έξυπνος άνθρωπος.