büyüyü ile cümle
büyüyü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ona bu büyüyü öğreten Hava Ejderi Grandeeney'dir.Wendy az Égi Sárkányölő, Grandine-tól tanult meg varázsolni.
Rowling gerekli büyüyü hiç açıklamamıştır.Rowling ei ole kuitenkaan ikinä julkistanut itse loitsua.
Kendisini en ufak büyüyü yapmaktan bile uzak tutan bir hastalığı vardır.Hän kärsii harvinaisesta sairaudesta, joka estää häntä käyttämästä magiaa heikoimpia taikoja lukuun ottamatta.
19. yüzyılda Kooperatif sistemi gittikçe büyüyüp İngiltere'nin en önemli perakandecilik grubu haline geldi.Κατά τη διάρκεια του 19ου αιώνα το πανδοχείο έπαιξε μεγάλο ρόλο στο αυξανόμενο σύστημα μεταφοράς της Αγγλίας.
Örneğin canlıların yavaş yavaş büyüyüp öncekilerinden daha uzun boylu olmaları gibi.Οι λωρίδες ήταν πιο έντονες στα νεαρά άτομα, και ξεθώριαζαν όσο το ζώο μεγάλωνε σε ηλικία.
Ve Dan'a şunları söyler:Büyüyüp Geliştiğinde İntikamın için burada bekliyor olacağım..Κι ὅσον ἀπεκατέστησεν τὴν χώραν Ἀνδραβίδας, βουλὴν ἐπῆρεν μετ' αὐτοὺς τὸ ποῦ να φουσσατέψῃ.
Bu Söz büyüyünce Tokyo Üniversitesine birlikte gitmeleridir.Εγκαταλείποντας κι αυτό το σχέδιο, γράφεται και πάλι στο Πανεπιστήμιο της Στοκχόλμης.
Büyüyünce ne olacaksın?Τι θα γίνεις όταν μεγαλώσεις;
Endüstri Devrimi sırasında Paterson gibi şehirler büyüyüp geliştiler.Under den industrielle revolution voksede og blomstrede byer som Paterson.
Marina büyüyüp çok güzel bir kız olur.Hun vokser op og bliver en meget smuk kvinde.
Büyüyünce ise tarihin en karanlık büyücüsü olur.Det er hans skæbne, at skulle blive den største troldmand i verden.
Büyüyü yaptılar ve Ölüm geldi.Derfra kom der frugtbarhed og død.
Kendisini en ufak büyüyü yapmaktan bile uzak tutan bir hastalığı vardır.Uden tryllestav er det en stærkt begrænset mængde magi, de kan udføre.
Marina büyüyüp çok güzel bir kız olur.Hun vokser opp til å bli en vakker ung kvinne.
Büyüyünce araba yarışçısı olmak istiyor.Da han ble voksen ble han jernbaneingeniør.
Ertesi gün Crowley onlara büyüyü verdi.Neste dag er Jessie blitt frastjålet sine smykker.
Büyüyü bırakmasının nasıl gittiğini sorar, Willow ise alıştığını söyler.Til hans store overraskelse sier Vanessa at det er greit.
Gelişim biyolojisi, organizmaların büyüyüp gelişmesini inceler.Biologi perkembangan mempelajari proses pertumbuhan, dan perkembangan organisme.
Marina büyüyüp çok güzel bir kız olur.Jelita tumbuh menjadi gadis yang sangat cantik.
Oğlu da büyüyünce ejderha İlluyanka'nın kızı ile evlenir.Setelah dewasa, Raketan akan menikahi anak dari Subadha.
Büyüyünce doktor olmak istiyor.Khi còn nhỏ, cô muốn trở thành bác sĩ.
Büyüyü bir serseri Muggle'ı öldürdükten sonra yapar.Lời nguyền được thực hiện bằng cái chết của một người Muggle lang thang.
Antik Roma yolları Roma İmparatorluğu'nun büyüyüp gelişmesinde zorunlu bir unsur olmuştu.Những con đường này đã là một phần quan trọng của sự phát triển của nhà nước La Mã.
Endüstri Devrimi sırasında Paterson gibi şehirler büyüyüp geliştiler.産業革命期、パターソンなどの都市が成長し、繁栄した。
Yavrular en az ebeveynleri kadar büyüyünceye kadar grimsi bir tüyle kaplıdır.幼鳥は親と同じくらいの大きさになるまで白っぽい産毛に覆われている。
Kendisini en ufak büyüyü yapmaktan bile uzak tutan bir hastalığı vardır.大きな物を小さくする魔法の力を持つ。
Her türlü büyüyü yapabilir.いろいろ魔法を使える。
Boş bir sınıfa giderler ve bu kara büyüyü yaparlar.魔法大学の卒業者で黒魔法の使い手。
Büyüyünce Broadway'de dans eden İrlandalı bir dansçı olmak istiyor.踊るときはノリノリで踊る。
Dawn ise evde büyüyü yapmaktadır.グレーテルが、魔女の家で魔法を身につける。
Soth ateş topu dahil birçok büyüyü kullanabilir.アタックモードでは、鉄球を基本攻撃にするほか、多彩なマジックを繰り出すことができる。
Bu Söz büyüyünce Tokyo Üniversitesine birlikte gitmeleridir.大の大学卒業に合わせるように退職して一緒に東京都に移住。
Ona bu büyüyü öğreten Hava Ejderi Grandeeney'dir.グランディーネ ウェンディに滅竜魔法を教えた天竜。
Büyüyünce avukat olmak istiyor.被告人は大人でなければならない。
Büyüyünce yazar olmak istiyor.大人になった現在は作家。
Ona bir pusula gönderip yaptığı büyüyü ortadan kaldırmasını talep eder.祖父が己にかけた封印を解き、魔法を習得することを望む。
Büyüyünce polis olmak istiyor.成年後,他成為一個警官。
Bu yenilikler Sheffield'in bir sanayi kenti olarak hızla büyüyüp gelişmesine yol açtı.这些革新使谢菲尔德作为一个工业城市得到发展。
Yavrular en az ebeveynleri kadar büyüyünceye kadar grimsi bir tüyle kaplıdır.幼鸟的毛是浅灰色的,一直到牠們几乎和父母一样大。
Çocuklar büyüyünce dışarıdan kadınlar aldılar.少年縱逸,外面養許多女人。
Dawn ise evde büyüyü yapmaktadır.奥兰多魔术由德夫斯家所有。
Onlara bu arazileri bıraktığımız için düşmanlarımız büyüyüp güçleneceklerdir.我們的敵人現在已經保住了這些領地,將足以發展壯大。
Her türlü büyüyü yapabilir.精通各類魔法。
Endüstri Devrimi sırasında Paterson gibi şehirler büyüyüp geliştiler.許多城市,像是派特森市,在工業革命時期開始蓬勃發展。
Büyüyünce doktor olmak istiyor.그는 자라서 의사가 되었다.
Büyüyüp Sûveyda ile evlendikten sonra ortadan kaybolur.그녀는 결혼식을 올린 후 피로연에서 사라진다.
Her türlü büyüyü yapabilir.다양한 마법을 사용할 수 있다.
Büyüyünce aktris olmak istiyor.마지막에 성인이 되어서 배우가 된다.
Büyüyünce yazar olmak istiyor.마지막에 성인이 되어서 작가가 된다.
Marina büyüyüp çok güzel bir kız olur.성장한 루시는 아름다운 미녀가 되었다.
Büyüyünce ise tarihin en karanlık büyücüsü olur.이것은 역사상 상주 마술로는 가장 긴 공연이다.
Büyüyünce şarkıcı olmak istiyor."כשאגדל, אני רוצה להיות זמרת.
Gelişim biyolojisi, organizmaların büyüyüp gelişmesini inceler.ביולוגיה התפתחותית חוקרת את תהליכי ההתפתחות והגדילה של יצורים חיים.
Her türlü büyüyü yapabilir.מסוגל לבצע מעשי כשפים.
Büyüyünce yazar olmak istiyor.חולם להיות כותב תסכיתים כשיגדל.
Endüstri Devrimi sırasında Paterson gibi şehirler büyüyüp geliştiler.במהלך המהפכה התעשייתית הפכה העיר פאטרסון למרכז תעשייתי.
Selçuk ve Osmanlı hakimiyetinde Yahudi toplumu büyüyüp gelişti.לאורך התקופה הרומאית והביזנטים הלכה וגדלה האוכלוסייה היהודית.
Büyüyünce bilim adamı olmak istiyor.כשהוא יהיה גדול הוא רוצה להיות מהנדס.
Kendisini en ufak büyüyü yapmaktan bile uzak tutan bir hastalığı vardır.הוא סבל מנכות שמנעה ממנו להשתמש בקסם, מלבד בעוצמות חלשות מאוד.
Büyüyünce ne olmak istiyorsun?מה תרצה להיות כשתגדל?