büyüttü ile cümle
büyüttü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Scholl'un kendi başına büyüttüğü üç kızı var.Two of them became scientists themselves.
Bu plaktaki müzik alanımızı genişletti ve bizi daha da büyüttü.The music on this record has expanded our space and made us bigger.
Girişimciler, yıllar içinde ticaretlerini dünya çapında büyüttü.Entrepreneurs gradually extended the range of their business around the globe.
Daha sonra göğüslerini büyüttü.Später ließ sie sich ihre Brüste verkleinern.
Bu ülkenin halkı bu çocukları büyüttü.Das Dorf gebe diese Kinder einfach auf.
Bu adalar üzerinde doğduk, Bu adalar bizim büyüttü.Ehe die Berge eingesenkt wurden, vor den Hügeln wurde ich geboren.
Bu adalar üzerinde doğduk, Bu adalar bizim büyüttü.على هذه الجزر قد ولدنا , هذه الجزر قد رعتنا .
Akki beni sudan çıkardı, kendi oğlu gibi büyüttü beni. "Aqqi le puiseur d’eau m’adopta comme son fils et m’éleva.
Morsların yavrularını denizde büyüttükleri bilinmektedir.Les morses sont connus pour élever leurs jeunes en mer.
Kendi kaiyerleri ile çok meşgul oldukarıda Rutger ve üç kızkardeşini dadıları büyüttü.Ses parents étant souvent en tournée, Rutger et ses trois sœurs sont principalement élevés par une nurse.
Amcası ve halası onu büyüttü; kendileri genç yaşta çocuklarını kaybetmişlerdi.Son frère, sa sœur et lui ont été abandonnés par leur père dans leur jeunesse.
Jin, Aaron'ı adanın dışında Kate'in büyüttüğünü söyler.Aaron est par la suite confié à Kate et parviennent à quitter l'île.
Çocukları olmadı ise de dört yetim büyüttüler.Con ella procreó cuatro hijos.
Annesi Güney Bostonludur ve onu Yahudi olarak büyüttü.Su madre es del sur de Boston y la crio en la religión judía.
Akki beni sudan çıkardı, kendi oğlu gibi büyüttü beni. "Akki, el cajón de agua, me tomó como su hijo y se ha criado conmigo.
I. Hüsrev zaten geniş olan ticaret ağını daha da büyüttü.Cósroes I extendió aún más la ya vasta red comercial.
Bu ülkenin halkı bu çocukları büyüttü.Crecí escuchando a estos chicos.
Amcası ve halası onu büyüttü; kendileri genç yaşta çocuklarını kaybetmişlerdi.El y su hermana, Minori, perdieron a su madre cuando eran jóvenes y a su padre cuando eran más grandes.
Yavanna burada İki Ağaç’ı büyüttü.Era impossibile per Yavanna creare altri Due Alberi.
Çocuğu Calderon’un kardeşi Diego büyüttü.Lì fu raggiunto dall'altro fratello, Diego.
Bu adalar üzerinde doğduk, Bu adalar bizim büyüttü.على هذه الجزر قد ولدنا ، هذه الجزر قد رعتنا.
Yazılarına, özellikle en son yazdığı polemiği Wagner Olayı`na gelen tepkileri gözünde büyüttü.كان يبالغ في رؤية ردود الفعل على كتاباته، خاصة كتابه المثير للجدل "قضية فاغنر".
Yavanna burada İki Ağaç’ı büyüttü.Lá Yavanna cantou, e lá surgiram as Duas Árvores de Valinor.
Gaara babası tarafından eğitildi, ancak çoğunlukla dayısı Yashamaru ona baktı ve büyüttü.Został oddany na wychowanie swojemu wujowi Guðmundarowi, który często go bił.
Morsların yavrularını denizde büyüttükleri bilinmektedir.Morsy opiekują się dziećmi na morzu.
Gaara babası tarafından eğitildi, ancak çoğunlukla dayısı Yashamaru ona baktı ve büyüttü.Gaara tränades av sin far, men blev för det mesta uppfostrad av sin morbror, Yashamaru.
Nüfusun büyüklüğü, ekonomik sorunları daha da büyüttü.Ökande andel hushåll med ekonomiska problem.
C-17'nin kullanıma girdiğinden beri sağladığı tecrübeye dayanarak, RAF orijinal anlaşmayı büyüttü.Následující zkušenosti s letouny C-17 vedly RAF k prodloužení původního pronájmu.
Kendi kaiyerleri ile çok meşgul oldukarıda Rutger ve üç kızkardeşini dadıları büyüttü.Jeho rodiče byli oba učitelé dramatu a kvůli jejich kariéře Rutgera a jeho tři sestry vychovávaly chůvy.
Daha sonra göğüslerini büyüttü.Později si je nechal narůst po ramena.
Akki beni sudan çıkardı, kendi oğlu gibi büyüttü beni. "Tyró pohodila své syny v horách, které zachránil pastevec a vychoval je jako vlastní.
Akki beni sudan çıkardı, kendi oğlu gibi büyüttü beni. "Káin "várost épített, és azt fiáról Hénochnak nevezte."
Yavanna burada İki Ağaç’ı büyüttü.Beléjük foglalta Yavanna két fájának fényét.
Jin, Aaron'ı adanın dışında Kate'in büyüttüğünü söyler.Az Eggtown c. részből kiderül, hogy Aaront a Szigetről való kikerülésük után Kate neveli saját gyermekeként.
Gaara babası tarafından eğitildi, ancak çoğunlukla dayısı Yashamaru ona baktı ve büyüttü.Gaaraa koulutti hänen oma isänsä, mutta kasvatti pääasiassa enonsa, Yashamaru.
Annesi Güney Bostonludur ve onu Yahudi olarak büyüttü.Hän vietti nuoruutensa Kanadassa ja on syntyperältään juutalainen.
Flapjack,Bubbie adında bir konuşan balinanın büyüttüğü iyi ve normal bir çocuktur.Flapjack on nuori poika, joka kasvoi puhuvan valaan Bubbien huostaassa.
Erişim tarihi: 2 Eylül 2012. ^ "Beni annem büyüttü".Viitattu 29.11.2015. ”Kyllä tuli äitiä ikävä!”
Bu adalar üzerinde doğduk, Bu adalar bizim büyüttü.Σε αυτά τα νησιά γεννηθήκαμε, αυτά τα Νησιά μας μεγάλωσαν.
Gaara babası tarafından eğitildi, ancak çoğunlukla dayısı Yashamaru ona baktı ve büyüttü.Ο Gaara εκπαιδεύτηκε από τον πατέρα του, αλλά τον μεγάλωσε ο θείος του, Yashamaru.
Sonra şehrin kalesini bugünkü muhteşem şekline koymak için kaleyi yeni eklerle büyüttü.Τότε έλαβε και την σημερινή του μορφή το κάστρο της πόλης.
Gaara babası tarafından eğitildi, ancak çoğunlukla dayısı Yashamaru ona baktı ve büyüttü.Giacomo opvoksede i isolation, normalt kun omgivet af sin far og nogle præster, som underviste ham.
Daha sonraki hükümdarlar camiyi çeşitli eklemelerle büyüttüler.Para pendiri baru memperkaya biara tersebut nantinya dengan sumbangan lebih lanjut.
Onu Pelion dağındaki mağarasında büyüttü.Folos tinggal di sebuah gua di Gunung Pelion.
Akki beni sudan çıkardı, kendi oğlu gibi büyüttü beni. "Harisu menemukan Ren terbaring di pantai dan kemudian merawatnya selayaknya anak sendiri.
Daha sonra göğüslerini büyüttü.ついでに胸も大きくなった。
Annesi Güney Bostonludur ve onu Yahudi olarak büyüttü.母はイスラエル出身であり、ユダヤ系として育った。
Bu adalar üzerinde doğduk, Bu adalar bizim büyüttü.我出生在该山中—是您抚育了我!
Çocukları olmadı ise de dört yetim büyüttüler.如比賽場上如少於4位球員,則比賽將不能繼續進行。
Çocuğu Calderon’un kardeşi Diego büyüttü.그리고 일디코의 아이를 자신이 키운다.
Yazılarına, özellikle en son yazdığı polemiği Wagner Olayı`na gelen tepkileri gözünde büyüttü.Той надценява увеличеният отговор към творбите му, особено на полемиката „Случаят Вагнер“.
Gaara babası tarafından eğitildi, ancak çoğunlukla dayısı Yashamaru ona baktı ve büyüttü.Gaaru je trenirao njegov otac, ali ga je više odgojio njegov stric, bolnički ninja, Yashamaru.
I. Hüsrev zaten geniş olan ticaret ağını daha da büyüttü.Hosrau I. je dodatno podaljšal že tako veliko trgovsko mrežo.
Akki beni sudan çıkardı, kendi oğlu gibi büyüttü beni. "Akki, zajemalec vode me je vzel za svojega sina in me redil.
Akki beni sudan çıkardı, kendi oğlu gibi büyüttü beni. "Piemuo rado vaiką ir atidavė Atrėjui, kuris jį išaugino kaip savo sūnų.
Sonbahar yağmurları, taşkınları büyüttü ve bendi sürükledi.Koostanud Helgi Vihma, toimetanud Maia Randma ja Pille Kippar.
3. doğum günümden önce beni evlat edinip yanlarına aldılar, hâlihazırda 5 çocuk büyüttükten sonra.제가 3살이 되기전에 저를 입양했습니다, 이미 장성한 5명의 자식이 있는데도 저를 데려고 가셨습니다.
3. doğum günümden önce beni evlat edinip yanlarına aldılar, hâlihazırda 5 çocuk büyüttükten sonra.Adoptowali mnie, nim skończyłem 3 lata i przyjęli do siebie jak własne dziecko, a wychowali już piątkę.
3. doğum günümden önce beni evlat edinip yanlarına aldılar, hâlihazırda 5 çocuk büyüttükten sonra.Criaram-me como a um filho depois de já terem criado cinco filhos.
3. doğum günümden önce beni evlat edinip yanlarına aldılar, hâlihazırda 5 çocuk büyüttükten sonra.שאימצו אותי קצת לפני יום הולדתי השלישי וקיבלו אותי כאילו הייתי בנם, אחרי שכבר גידלו חמישה ילדים.