büyümek ile cümle
büyümek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Büyümek için harika bir yer, fakat dünyadaki en savunmasız noktalardan biri.كانت مكانا جميلا للعيش فيه كصغيرة، ولكنه واحد من اكثر الامكنة المعرضة للخطر في العالم.
Büyümek için harika bir yer, fakat dünyadaki en savunmasız noktalardan biri.しかし世界で最も脆弱な都市でもあります 土地の半分は海抜0メートル以下で
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.A növekedés volt a másik válasz, de a nagy méretnek mindig ára volt.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.Diventare grandi fu un'altra risposta, ma la mole ha sempre il suo prezzo.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.Druhou odpoveďou bol rast, ale veľkosť vždy prichádza za istú cenu.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.Groot worden was nog een oplossing, maar grootte heeft altijd haar prijs.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.Größe war eine Antwort, aber sie hatte ihren Preis.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.Hacerse más grandes fue otra respuesta, pero el tamaño tiene un precio.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.크게 자라나는 것은 다른 방법이었습니다. 그러나 크기는 항상 상당한 비용이 듭니다.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.Phát triển về kích thước cũng là một hướng nhưng luôn đi kèm với một cái giá nào đó.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.Să crească mari a fost un alt răspuns, deși mărimea vine cu un preț.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.Suureksi kasvaminen oli yksi ratkaisu, mutta koolla on aina hintansa.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.Tornarem-se grandes era outra alternativa, mas o tamanho vem com um preço.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.Tumbuh menjadi besar adalah jawaban yang lain, tetapi ukuran selalu datang dengan masalah.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.Une autre solution a été de grandir, mais la taille a toujours un prix.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.Zwiększanie rozmiarów też było rozwiązaniem, ale dość kosztownym.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.Το μεγάλο μέγεθος ήταν μια άλλη απάντηση, αλλά το μέγεθος έχει πάντα ένα τίμημα.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.Да станеш голям бил друг отговор, но размерът винаги си има цена.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.Другая форма защиты - большой размер, но за размер всегда приходится платить.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.פתרון אחר היה לגדול יותר, אבל לגודל תמיד היה מחיר.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.النمو كبيراً كان إجابة أخرى، ولكن الحجم دائما ما يأتى بسعر.
Büyümekte olan bir aile.Dorastające dzieci.
Büyümekte olan bir aile.자기소유의 집!
Büyümekte olan bir aile.Uma família em crescimento.
Büyümekte olan bir aile.Una famiglia che cresce.
Büyümekte olan bir aile.*Una familia en crecimiento.*
Büyümekte olan bir aile.Собственный дом!
Büyümekte olan bir aile.عائلة نامية
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Anak-anak tidak seharusnya tumbuh dewasa menyaksikan hal-hal seperti ini.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Copiii n-ar trebui să crească privind asemenea lucruri.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Děti by neměly vyrůstat v takovémto prostředí.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.É assim. Os miúdos não deveriam ter de crescer e ver coisas como esta.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Gyerekeknek nem lenne szabad ezt látva felnőnie.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.I ragazzi non dovrebbero crescere e vedere cose come questa.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Jongeren moeten niet opgroeien in dit soort omgeving.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Kinder sollten beim Aufwachsen nicht sowas sehen.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.아이들은 자라면서 이런 것들을 보지 말아야 합니다.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Ko odraščajo, ne bi smeli biti priča takšnim prizorom.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Les enfants ne devraient pas avoir à grandir en voyant des choses comme ça.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Son así. Los niños no deberían tener que crecer y ver cosas como esta.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.To nie jest widok dla dzieci.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Trẻ em không nên lớn lên và nhìn mọi thứ như thế này
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Τα παιδιά δε θα έπρεπε να μεγαλώνουν βλέποντας πράγματα σαν αυτά.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Дети, подрастая, не должны наблюдать такое.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Децата не би трябвало да израстват и да гледат на нещата така.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.ילדים לא צריכים לראות דברים כאלה כשהם גדלים.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.الأطفال يجب أن لا يكبروا وينظروا للأشياء بهذا الشكل.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.仕事はコミュニティから流出し続け
DJ: Yeni büyümekte olan bir kemik ticareti var.데렉 : 갑자기 뼈매매가 활성화되었습니다.
DJ: Yeni büyümekte olan bir kemik ticareti var.דרק: קיים שוק לסחר בעצמות, שגדל בקצב מהיר.
DJ: Yeni büyümekte olan bir kemik ticareti var.ديريك : هناك تجارة هياكل القطط الكبيرة أيضاً
DJ: Yeni büyümekte olan bir kemik ticareti var.南アフリカでは ライオンの骨が市場に出回っています
Dünya nüfusunun mutlak çoğunluğu 20 yaşın altındadır ve (bu oran) hızlı bir şekilde büyümektedir.Ale chętnie odpowiem na wasze pytania.
Dünya nüfusunun mutlak çoğunluğu 20 yaşın altındadır ve (bu oran) hızlı bir şekilde büyümektedir.Az oktatási rendszereink a 19. századból származnak.
Dünya nüfusunun mutlak çoğunluğu 20 yaşın altındadır ve (bu oran) hızlı bir şekilde büyümektedir.Die absolute Mehrheit der Weltbevölkerung ist unter 20 und sie wächst, und wächst schneller.
Dünya nüfusunun mutlak çoğunluğu 20 yaşın altındadır ve (bu oran) hızlı bir şekilde büyümektedir.이 질문들이 제게 기회를 주기만 바랍니다. 이것은 실현 가능한 목표입니다.
Dünya nüfusunun mutlak çoğunluğu 20 yaşın altındadır ve (bu oran) hızlı bir şekilde büyümektedir.La maggioranza assoluta della popolazione mondiale è sotto i 20 anni, e sta crescendo molto e velocemente.
Dünya nüfusunun mutlak çoğunluğu 20 yaşın altındadır ve (bu oran) hızlı bir şekilde büyümektedir.La majorité absolue de la population mondiale a moins de 20 ans, et elle augmente sans cesse.
Dünya nüfusunun mutlak çoğunluğu 20 yaşın altındadır ve (bu oran) hızlı bir şekilde büyümektedir.La mayoría absoluta de la población mundial tiene menos de 20, y está creciendo más grande y más rápidamente.
Dünya nüfusunun mutlak çoğunluğu 20 yaşın altındadır ve (bu oran) hızlı bir şekilde büyümektedir.Moeten we de modaliteiten die we hebben geërfd herhalen? Onze onderwijssystemen stammen uit de 19de eeuw.