büyümek ile cümle

büyümek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Pekâla, bu şuradaki etmenlerle büyümekte.Что ж, такие цифры обуславливаются следующими факторами.
Pekâla, bu şuradaki etmenlerle büyümekte.זה מתפתח בזכות גורמים אלו.
Pekâla, bu şuradaki etmenlerle büyümekte.حسنا، بدأ التراكم بعوامل شتى.
Pekâla, bu şuradaki etmenlerle büyümekte.偶然ではなく関連する要因があります
Sonra, soru büyümek ya da büyümemek olmaktan çıkar, ama ne büyütmek istiyorsun?Allora, la domanda non sarà più: 'crescita o non crescita', ma: 'cosa vuoi far crescere?'
Sonra, soru büyümek ya da büyümemek olmaktan çıkar, ama ne büyütmek istiyorsun?Alors la question n'est plus croissance ou décroissance, mais qu'est-ce que vous voulez faire croître.
Sonra, soru büyümek ya da büyümemek olmaktan çıkar, ama ne büyütmek istiyorsun?Atunci, întrebarea nu mai este creștere sau nu, ci ce dorești să crești?
Sonra, soru büyümek ya da büyümemek olmaktan çıkar, ama ne büyütmek istiyorsun?Dann wird die Frage nicht heißen, Wachstum oder kein Wachstum, sondern WAS soll wachsen?
Sonra, soru büyümek ya da büyümemek olmaktan çıkar, ama ne büyütmek istiyorsun?De vraag wordt dan niet: groei of geen groei, maar wat willen we groeien?
Sonra, soru büyümek ya da büyümemek olmaktan çıkar, ama ne büyütmek istiyorsun?Entonces, la pregunta cambia de 'crecimiento o no crecimiento', a ¿qué quieren hacer crecer?
Sonra, soru büyümek ya da büyümemek olmaktan çıkar, ama ne büyütmek istiyorsun?그러면, 문제는 성장이 아니라 성장 억제가 됩니다. 여러분은 무엇이 성장하길 바라나요?
Sonra, soru büyümek ya da büyümemek olmaktan çıkar, ama ne büyütmek istiyorsun?Następnie pojawia się pytanie nie o rozwój czy brak rozwoju, ale tego, co chce się rozwinąć.
Sonra, soru büyümek ya da büyümemek olmaktan çıkar, ama ne büyütmek istiyorsun?Poté se otázkou nestává růst nebo nerůst, ale co chceme, aby rostlo?
Sonra, soru büyümek ya da büyümemek olmaktan çıkar, ama ne büyütmek istiyorsun?Så er spørgsmålet ikke længere vækst eller ingen vækst, men hvad ønsker du at dyrke?
Sonra, soru büyümek ya da büyümemek olmaktan çıkar, ama ne büyütmek istiyorsun?Και τότε η ερώτηση γίνεται όχι ανάπτυξη ή μη ανάπτυξη, αλλά τί θέλεις να αναπτύξεις;
Sonra, soru büyümek ya da büyümemek olmaktan çıkar, ama ne büyütmek istiyorsun?Тогава въпросът става не дали да има или няма растеж, а какво искаш да порастне?
Sonra, soru büyümek ya da büyümemek olmaktan çıkar, ama ne büyütmek istiyorsun?Тогда выбор идет не между ростом или отсутствием роста, мы должны выбрать, что именно мы хотим вырастить.
Sonra, soru büyümek ya da büyümemek olmaktan çıkar, ama ne büyütmek istiyorsun?ואז השאלה הופכת להיות נגד גדילה או ללא גדילה, אלא מה אתה רוצה לגדל?
Sonra, soru büyümek ya da büyümemek olmaktan çıkar, ama ne büyütmek istiyorsun?ثم ، يصبح السؤال ليس النمو أو لا نمو ، ولكن ما الذي تريده أن ينمو؟
Sonra, soru büyümek ya da büyümemek olmaktan çıkar, ama ne büyütmek istiyorsun?何を成長させたいのかということです 破壊を成長させるのではなく
Tamam, ama Harry, büyümekte olan bir kızdan söz ediyoruz.Harry, maksud kami dia sudah ada hak peribadi.
Tamam, ama Harry, büyümekte olan bir kızdan söz ediyoruz.Harry, mówimy tylko, że zaczyna dojrzewać.
Tamam, ama Harry, büyümekte olan bir kızdan söz ediyoruz.Hon har fått ett eget liv nu.
Tamam, ama Harry, büyümekte olan bir kızdan söz ediyoruz.Hun har fået sit eget liv nu.
Tamam, ama Harry, büyümekte olan bir kızdan söz ediyoruz.Lo único que estamos diciendo es que está alcanzando su madurez.
Tamam, ama Harry, büyümekte olan bir kızdan söz ediyoruz.Mutta nyt hänellä on oma elämänsä.
Tamam, ama Harry, büyümekte olan bir kızdan söz ediyoruz.Nhưng Harry, bọn tôi chỉ nói đây là 1 cô bé đang trưởng thành...
Tamam, ama Harry, büyümekte olan bir kızdan söz ediyoruz.On dit juste qu'elle s'émancipe.
Tamam, ama Harry, büyümekte olan bir kızdan söz ediyoruz.Parliamo di una ragazza che sta crescendo.
Tamam, ama Harry, büyümekte olan bir kızdan söz ediyoruz.Só estamos a dizer que ela tem os seus direitos.
Tamam, ama Harry, büyümekte olan bir kızdan söz ediyoruz.Tot ce spunem e că vorbim de o copilă care e pe picioarele ei.
Tamam, ama Harry, büyümekte olan bir kızdan söz ediyoruz.Wir meinen ja auch nur, sie entdeckt ihr Leben für sich.
Tamam, ama Harry, büyümekte olan bir kızdan söz ediyoruz.Ze wordt gewoon onafhankelijk.
Tamam, ama Harry, büyümekte olan bir kızdan söz ediyoruz.Λέμε μόνο πως τώρα έχει αρχίσει να στέκεται στα πόδια της.
Tamam, ama Harry, büyümekte olan bir kızdan söz ediyoruz.Обясняваме ти само, че годините й си казват думата.
Tamam, ama Harry, büyümekte olan bir kızdan söz ediyoruz.Обясняваме ти само, че годините й си казват думата.
Tamam, ama Harry, büyümekte olan bir kızdan söz ediyoruz.לעזאזל. 11,000 .האט- .בר", תמוך קצת בצוות שלנו"
Tamam, ama Harry, büyümekte olan bir kızdan söz ediyoruz.هارى كل ما نقوله أننا نتحدث عن طفلة مسئوله عن تصرفاتها الآن
Tavuk kadar büyümek ve daha fazlası tavuk.Ayam tumbuh dan memiliki lebih ayam.
Tavuk kadar büyümek ve daha fazlası tavuk.De kippen groeien en hebben meer kippen.
Tavuk kadar büyümek ve daha fazlası tavuk.Fiecare dintre găinilor are o duzină de pui. Puii cresc si au mai multe puii de găină.
Tavuk kadar büyümek ve daha fazlası tavuk.Hver af de høns har et dusin kyllinger. Kyllingerne vokser op og har mere kyllinger.
Tavuk kadar büyümek ve daha fazlası tavuk.I polli crescono e hanno più polli.
Tavuk kadar büyümek ve daha fazlası tavuk.Jede der Hennen hat ein Dutzend Hühner. Die Hühner wachsen und haben mehr Hühner.
Tavuk kadar büyümek ve daha fazlası tavuk.Jokainen kanat on tusina kanoja. Kanat kasvaa ja on enemmän kanoja.
Tavuk kadar büyümek ve daha fazlası tavuk.Każdy z kury ma kilkanaście kur. Kurcząt rosną i mają więcej kurcząt.
Tavuk kadar büyümek ve daha fazlası tavuk.Každý z slepice má tucet kuřat. Kuřata rostou a mají více kuřata.
Tavuk kadar büyümek ve daha fazlası tavuk.Každý z sliepka má tucet kurčiat. Kurčatá rastú a majú viac kurčatá.
Tavuk kadar büyümek ve daha fazlası tavuk.암탉의 각 열 병아리가 있습니다. 닭이 자라서 더있다 병아리.
Tavuk kadar büyümek ve daha fazlası tavuk.Les poulets grandissent et ont plus poulets.
Tavuk kadar büyümek ve daha fazlası tavuk.Minden tyúk egy tucat csirkét. A csirkék nőnek fel, és több csirke.
Tavuk kadar büyümek ve daha fazlası tavuk.Mỗi của gà mái có một con gà chục.
Tavuk kadar büyümek ve daha fazlası tavuk.Var och en av hönorna har ett dussin höns. Kycklingarna växa upp och få mer kycklingar.
Tavuk kadar büyümek ve daha fazlası tavuk.Vsak od kokoši je deset piščancev. Kokoši zrastejo in imajo več piščancev.
Tavuk kadar büyümek ve daha fazlası tavuk.Τα κοτόπουλα μεγαλώνουν και να έχουν περισσότερο κοτόπουλα.
Tavuk kadar büyümek ve daha fazlası tavuk.Кури ростуть і мають більше кури.
Tavuk kadar büyümek ve daha fazlası tavuk.Куры растут и имеют больше куры.
Tavuk kadar büyümek ve daha fazlası tavuk.Пилетата растат и имат повече пилета.
Tavuk kadar büyümek ve daha fazlası tavuk.كل من الدجاج لديها عشرات من الدجاجات. الدجاج يكبر والحصول على مزيد من الدجاج.
Tavuk kadar büyümek ve daha fazlası tavuk.鶏。 なぜ、時間がないのは場所が鶏の膝の深覆われているだろう、すべての産卵、

İlgili Sayfalar