büyüme ile cümle
büyüme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir şeyleri eksik bırakmak onu ilginç kılar ve büyüme için hala yer olduğu hissiyatını yaratır."Dejar algo incompleto lo hace interesante, y le da a uno la impresión de que hay espacio para el crecimiento".
Bir şeyleri eksik bırakmak onu ilginç kılar ve büyüme için hala yer olduğu hissiyatını yaratır."Érdekessé válik az, ami befejezetlenül marad, és azt az érzést sugallja, hogy van még tere a fejlődésnek."
Bir şeyleri eksik bırakmak onu ilginç kılar ve büyüme için hala yer olduğu hissiyatını yaratır."Iets onvolledig laten, maakt het interessant en geeft je het gevoel dat er ruimte is voor groei."
Bir şeyleri eksik bırakmak onu ilginç kılar ve büyüme için hala yer olduğu hissiyatını yaratır."발전의 가능성을 느낄 수 있게 한다" 라는 문구가 있다고 말해 주더군요.
Bir şeyleri eksik bırakmak onu ilginç kılar ve büyüme için hala yer olduğu hissiyatını yaratır."Lăsând ceva neterminat o face interesantă, şi dă sentimentul că este loc pentru dezvoltare."
Bir şeyleri eksik bırakmak onu ilginç kılar ve büyüme için hala yer olduğu hissiyatını yaratır."Lasciare qualcosa incompleto lo rende interessante, e dà l'impressione che ci sia spazio per la crescita."
Bir şeyleri eksik bırakmak onu ilginç kılar ve büyüme için hala yer olduğu hissiyatını yaratır."Niedokończenie czegoś czyni to ciekawym, daje uczucie, że jest miejsce na rozwój.
Bir şeyleri eksik bırakmak onu ilginç kılar ve büyüme için hala yer olduğu hissiyatını yaratır."Αφήνοντας κάτι ατελές το κάνει ενδιαφέρον και αφήνει το αίσθημα ότι υπάρχει χώρος για ανάπτυξη".
Bir şeyleri eksik bırakmak onu ilginç kılar ve büyüme için hala yer olduğu hissiyatını yaratır."Да оставиш нещо незавършено го прави интересно и дава на човек усещането, че има място за растеж."
Bir şeyleri eksik bırakmak onu ilginç kılar ve büyüme için hala yer olduğu hissiyatını yaratır."Якщо залишати щось незакінченим, це робить його цікавим, і дає відчуття, що є можливості для зростання.
Bir şeyleri eksik bırakmak onu ilginç kılar ve büyüme için hala yer olduğu hissiyatını yaratır."השארת דבר לא גמור הופכת אותו למעניין, ונותנת את ההרגשה שיש מקום לצמיחה.
Bir şeyleri eksik bırakmak onu ilginç kılar ve büyüme için hala yer olduğu hissiyatını yaratır."جعل شيء ما غير كامل، يزيده أهمية. و يعطينا إحساسا بأنه هنالك مجال للتحسين."
Bir şeyleri eksik bırakmak onu ilginç kılar ve büyüme için hala yer olduğu hissiyatını yaratır."先に楽しみを残すことにもなる」 皇居を建てるときにすら
Bir şeyler taze olmalı. Bilgelikte büyümelisin.Er moet iets fris blijven, je moet wijzer worden.
Bir şeyler taze olmalı. Bilgelikte büyümelisin.משהו צריך להיות רענן, אתה צריך לגדול בחכמתך.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.A növények egyre változatosabbá váltak és növekedtek, kialakultak a fák.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.As plantas começaram a diversificar-se e a crescerem, tornando-se em árvores.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Die Pflanzenwelt wurde vielfältiger, Pflanzen wuchsen und wurden zu Bäumen.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.식물은 다양화되고 자랐으며 나무로 변환되었습니다.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Las plantas empezaron a diversificarse y crecer, convirtiéndose en árboles.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Le piante si diversificarono e crebbero, diventando alberi.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Les plantes se sont diversifiées et ont grandi, sont devenues des arbres.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Monimuotoisuus lisääntyi ja kasvit kasvoivat muuttuen puiksi.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Plantele se diversificau, creșteau, și în copaci se transformau.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Planten begonnen te diversifiëren en werden groter. Het werden bomen.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Rastliny sa začali diverzifikovať a rástli, menili sa na stromy.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Rośliny stawały się różnorodne i rosły, zmieniając się w drzewa.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Thực vật bắt đầu đa dạng hóa và phát triển thành rừng.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Tumbuhan mulai tumbuh berbeda, berubah menjadi pohon-pohon.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Τα φυτά άρχισαν να διαφοροποιούνται και να μεγαλώνουν, να γίνονται δέντρα.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Растения становились все более разнообразными и росли, превращаясь в деревья.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Растенията започнали да се разнообразяват и растяли, превръщайки се в дървета.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.הצמחים החלו להתגוון ולגדול, והפכו לעצים.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.بدأت النباتات فى التنوع و النمو، و تحولت إلى أشجار.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.オーストラリアでは ユリがススキノキに姿を変え
Bitkiler büyümez, bütün bu saçmalıkları hala tartışıyoruz.Una planta no puede crecer, todo ese sinsentido, existe hoy todavía.
Bitkiler büyümez, bütün bu saçmalıkları hala tartışıyoruz.Едно растение не може просто да расте - това са глупости, които още съществуват.
Biz bazı şeyleri büyümesini sağlarız. Bazı şeylerin parlamasını da.Fazemos coisas brilhar.
Biz bazı şeyleri büyümesini sağlarız. Bazı şeylerin parlamasını da.Wir lassen Dinge sprießen und glühen.
Biz bazı şeyleri büyümesini sağlarız.Chúng tôi làm cho nhiều thứ phát triển.
Biz bazı şeyleri büyümesini sağlarız.Facciamo crescere cose.
Biz bazı şeyleri büyümesini sağlarız.Facem ca lucrurile să crească.
Biz bazı şeyleri büyümesini sağlarız.Hacemos que las cosas crezcan.
Biz bazı şeyleri büyümesini sağlarız.Kami menumbuhkan banyak hal.
Biz bazı şeyleri büyümesini sağlarız.어떤 것을 자라게 하고,
Biz bazı şeyleri büyümesini sağlarız.Nous faisons pousser des choses.
Biz bazı şeyleri büyümesini sağlarız.Vi få ting til at vokse.
Biz bazı şeyleri büyümesini sağlarız.We laten dingen groeien.
Biz bazı şeyleri büyümesini sağlarız.Καλλιεργούμε.
Biz bazı şeyleri büyümesini sağlarız.Караме нещата да растат.
Biz bazı şeyleri büyümesini sağlarız.Ми змушуємо речі рости.
Biz bazı şeyleri büyümesini sağlarız.Мы выращиваем.
Biz bazı şeyleri büyümesini sağlarız.אנחנו גורמים לדברים לגדול.
Biz bazı şeyleri büyümesini sağlarız.نحن نجعل الأمور تنمو.
Biz bazı şeyleri büyümesini sağlarız.私たちはものを光らせます
Bize bu hayatta büyümemiz için aslında ne gerektiğinin daha derin bir duygusunu verir.Chúng mang lại cho chúng ta nhận thức sâu xa hơn điều mà thực sự thường phát triển trong cuộc sống.
Bize bu hayatta büyümemiz için aslında ne gerektiğinin daha derin bir duygusunu verir.Ci fa capire meglio cosa ci vuole affinchè possiamo prosperare nella nostra vita.
Bize bu hayatta büyümemiz için aslında ne gerektiğinin daha derin bir duygusunu verir.Daje nam głębsze poczucie czego tak naprawde potrzebujemy żeby się nam wiodło w tym życiu.
Bize bu hayatta büyümemiz için aslında ne gerektiğinin daha derin bir duygusunu verir.Dá-nos uma sensação mais profunda daquilo que é necessário para que prosperemos nesta vida.
Bize bu hayatta büyümemiz için aslında ne gerektiğinin daha derin bir duygusunu verir.Egy mélyebb megértést ad nekünk arról, hogy mit jelent igazán, nekünk ebben az életben boldogulni.