büyüme ile cümle
büyüme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Biliyorsunuz batıdaki 200 yıllık gelişime bakarsaniz, ortalama büyüme yüzde iki civarında olmuş olabilir.Tudják, ha a nyugat 200 éves fejlődését végignézzük, az átlagos növekedés körülbelül 2%-os volt.
Biliyorsunuz batıdaki 200 yıllık gelişime bakarsaniz, ortalama büyüme yüzde iki civarında olmuş olabilir.Ако погледнете развитието на запад за 200 години, средният растеж може би е бил около два процента.
Biliyorsunuz batıdaki 200 yıllık gelişime bakarsaniz, ortalama büyüme yüzde iki civarında olmuş olabilir.אתם יודעים אם תסתכלו בהתפתחות, של המערב ב200 השנים האחרונות הגידול הממוצע היה בערך 2%
Biliyorsunuz batıdaki 200 yıllık gelişime bakarsaniz, ortalama büyüme yüzde iki civarında olmuş olabilir.إذا نظرتم إلى التطور الذي حصل في الغرب طوال أكثر من 200 سنة كان معدل النمو نحو اثنين في المئة
Biliyorsunuz batıdaki 200 yıllık gelişime bakarsaniz, ortalama büyüme yüzde iki civarında olmuş olabilir.年平均成長率は 約2%でした 私は年8、9%成長をする 国の話をしています
Biraz geç başlamasına rağmen, Hindistan 1990 yılında olağanüstü büyüme göstermiştir.인도의 경우 더 늦게 시작했지만 1990년에 이르러 놀랍게 성장하기 시작합니다.
Biraz geç başlamasına rağmen, Hindistan 1990 yılında olağanüstü büyüme göstermiştir.1990年から大いなる成長を遂げています 当時の収入ですが
Biraz geç başlamasına rağmen, Hindistan 1990 yılında olağanüstü büyüme göstermiştir.A Índia começou um pouco mais tarde, mas em 1990, alcançou um crescimento enorme.
Biraz geç başlamasına rağmen, Hindistan 1990 yılında olağanüstü büyüme göstermiştir.Ân Độ, bắt đầu muộn hơn một chút, nhưng trong năm 1990, nước này đã bắt đầu một sự phát triển lớn.
Biraz geç başlamasına rağmen, Hindistan 1990 yılında olağanüstü büyüme göstermiştir.India comenzó un poco más tarde, pero en 1990 empezó a experimentar un crecimiento tremendo.
Biraz geç başlamasına rağmen, Hindistan 1990 yılında olağanüstü büyüme göstermiştir.India, dat wat later begon, maar in 1990 verwierf het enorme groei.
Biraz geç başlamasına rağmen, Hindistan 1990 yılında olağanüstü büyüme göstermiştir.India, kicsit később kezdte, de 1990-ben, hatalmas növekedésnek indult.
Biraz geç başlamasına rağmen, Hindistan 1990 yılında olağanüstü büyüme göstermiştir.India, mulai sedikit lebih terlambat, tapi pada tahun 1990, mulai mengalami pertumbuhan yang hebat.
Biraz geç başlamasına rağmen, Hindistan 1990 yılında olağanüstü büyüme göstermiştir.India, pornind un pic mai târziu, dar în 1990, producînd o creştere spectaculoasă.
Biraz geç başlamasına rağmen, Hindistan 1990 yılında olağanüstü büyüme göstermiştir.Indien, begyndte en smule senere, men fik enorm vækst i 1990.
Biraz geç başlamasına rağmen, Hindistan 1990 yılında olağanüstü büyüme göstermiştir.Indien, först lite senare, men från 1990 har det haft otrolig tillväxt.
Biraz geç başlamasına rağmen, Hindistan 1990 yılında olağanüstü büyüme göstermiştir.Indie zaczęły trochę później... ...ale w 1990 roku zanotowały ogromny wzrost.
Biraz geç başlamasına rağmen, Hindistan 1990 yılında olağanüstü büyüme göstermiştir.In Indien ging es ein wenig später los, aber 1990 hat es immense Wachstumsraten erzeugt.
Biraz geç başlamasına rağmen, Hindistan 1990 yılında olağanüstü büyüme göstermiştir.L'Inde a commencé un peu plus tard, mais à partir de 1990, a engendré une croissance considérable.
Biraz geç başlamasına rağmen, Hindistan 1990 yılında olağanüstü büyüme göstermiştir.L'India ha iniziato un po' più tardi, ma dal 1990 ha generato una crescita impressionante.
Biraz geç başlamasına rağmen, Hindistan 1990 yılında olağanüstü büyüme göstermiştir.V Indii k tomu došlo o něco později, v roce 1990 začala zdejší ekonomika také růst obrovským tempem.
Biraz geç başlamasına rağmen, Hindistan 1990 yılında olağanüstü büyüme göstermiştir.Η Ινδία, ξεκινώντας λίγο αργότερα, αλλά το 1990, προκαλώντας τεράστια ανάπτυξη.
Biraz geç başlamasına rağmen, Hindistan 1990 yılında olağanüstü büyüme göstermiştir.Индия започва малко по-късно, но през 1990 г. произвежда огромен растеж.
Biraz geç başlamasına rağmen, Hindistan 1990 yılında olağanüstü büyüme göstermiştir.Индия, начиная немножко позже, но уже в 1990-м, развивает огромный рост.
Biraz geç başlamasına rağmen, Hindistan 1990 yılında olağanüstü büyüme göstermiştir.Індія почала дещо пізніше, але у 1990 вийшла на колосальне зростання.
Biraz geç başlamasına rağmen, Hindistan 1990 yılında olağanüstü büyüme göstermiştir.הודו, התחילה קצת יותר מאוחר. אבל ב-1990, התחילה צמיחה עצומה.
Biraz geç başlamasına rağmen, Hindistan 1990 yılında olağanüstü büyüme göstermiştir.الهند ، بدأت بعدها بقلبل، لكن في عام 1990 ، حققت نمواً هائلاً.
Bir baba olarak onun benden daha iyi bir dünyada büyümesini istiyorum.¡Acción! ¡Cuidado! ¡Miren!
Bir baba olarak onun benden daha iyi bir dünyada büyümesini istiyorum.A jako jeho táta chci, aby vyrostl do světa lepšího než je teď. A díky událostem, které jsem v životě prožil,
Bir baba olarak onun benden daha iyi bir dünyada büyümesini istiyorum.Dan sebagai seorang ayah, saya ingin dia tumbuh dalam dunia yang lebih baik daripada aku.
Bir baba olarak onun benden daha iyi bir dünyada büyümesini istiyorum.E como pai, quero que cresça em um mundo melhor do que eu cresci.
Bir baba olarak onun benden daha iyi bir dünyada büyümesini istiyorum.En als een vader, wil ik hem zien opgroeien in een betere wereld, dan dat ik deed.
Bir baba olarak onun benden daha iyi bir dünyada büyümesini istiyorum.És az apjaként, szeretném ha egy jobb világban nőne fel, mint én.
Bir baba olarak onun benden daha iyi bir dünyada büyümesini istiyorum.I jako tata, chcę, żeby dorastał w lepszym świecie niż ja.
Bir baba olarak onun benden daha iyi bir dünyada büyümesini istiyorum.그리고 아버지로써, 나는 그가 내가 자라났던 세상보다 더 나은 세상에서 자랐으면 합니다.
Bir baba olarak onun benden daha iyi bir dünyada büyümesini istiyorum.Och som en pappa, vill jag honom att växa upp i en bättre värld än jag gjorde.
Bir baba olarak onun benden daha iyi bir dünyada büyümesini istiyorum.Og som en far, ønsker ham at vokse op i en bedre verden end jeg gjorde.
Bir baba olarak onun benden daha iyi bir dünyada büyümesini istiyorum.Şi ca un tata, vreau-l să crească într-o lume mai bună decât am făcut.
Bir baba olarak onun benden daha iyi bir dünyada büyümesini istiyorum.Và như là một dad, tôi muốn anh ta lớn lên trong một thế giới tốt hơn hơn tôi đã làm.
Bir baba olarak onun benden daha iyi bir dünyada büyümesini istiyorum.Και ως πατέρας του, θέλω να μεγαλώσει σε έναν καλύτερο κόσμο από αυτόν που μεγάλωσα εγώ.
Bir baba olarak onun benden daha iyi bir dünyada büyümesini istiyorum.И аз като баща, искам той да порастне в по-добър свят от този, в който аз порастнах.
Bir baba olarak onun benden daha iyi bir dünyada büyümesini istiyorum..ובתור אבא שלו, אני רוצה שהוא יגדל שעולם יותר טוב ממני
Bir baba olarak onun benden daha iyi bir dünyada büyümesini istiyorum.وكأب، أرغب أن يكبر في عالم أفضل من الذي عشته أنا
Bir baba olarak onun benden daha iyi bir dünyada büyümesini istiyorum.彼には成長して欲しいと思っています。 そして、私の人生での一連の出来事があったから、
Bir baba olarak onun benden daha iyi bir dünyada büyümesini istiyorum.身為一位父親, 我希望他成長的世界比我的還要更好
Bir bebeğin hayatındaki ilk ayda tek işi büyümektir.그 이유는 아기가 태어나고 1달 동안은 걱정없이 자라기만 해야하는데
Bir bebeğin hayatındaki ilk ayda tek işi büyümektir.Alasannya adalah karena pada bulan pertama kehidupan bayi, tugas seorang bayi hanyalah tumbuh
Bir bebeğin hayatındaki ilk ayda tek işi büyümektir.Asta din cauza ca in prima luna de viata, tot ce are de facut un copil este sa creasca.
Bir bebeğin hayatındaki ilk ayda tek işi büyümektir.Az ok a baba első hónapjában található, amikor egyetlen dolga a növekedés lenne.
Bir bebeğin hayatındaki ilk ayda tek işi büyümektir.Bởi vì trong tháng đầu đời, nhiệm vụ duy nhất của trẻ là lớn lên.
Bir bebeğin hayatındaki ilk ayda tek işi büyümektir.Ciò succede perché, nel primo mese di vita, l'unico compito del bambino è quello di crescere.
Bir bebeğin hayatındaki ilk ayda tek işi büyümektir.Das hängt damit zusammen, dass ein Baby im ersten Monat ausschließlich aufs Wachsen konzentriert ist.
Bir bebeğin hayatındaki ilk ayda tek işi büyümektir.De reden is dat een baby in zijn eerste levensmaand alleen moet groeien.
Bir bebeğin hayatındaki ilk ayda tek işi büyümektir.Isso porque no primeiro mês de vida, a única coisa que o bebé faz é crescer.
Bir bebeğin hayatındaki ilk ayda tek işi büyümektir.La razón es porque en el primer mes de vida del bebé, su única función es crecer.
Bir bebeğin hayatındaki ilk ayda tek işi büyümektir.Príčinou je, že prvý mesiac svojho života má bábätko len rásť.
Bir bebeğin hayatındaki ilk ayda tek işi büyümektir.Tämä johtuu siitä, että vauvan ensimmäisenä elinkuukautena sen ainoa tehtävä on kasvaa.
Bir bebeğin hayatındaki ilk ayda tek işi büyümektir.To je proto, že v prvním měsíci svého života je jediným úkolem dítěte růst.
Bir bebeğin hayatındaki ilk ayda tek işi büyümektir.Tout cela parce que, dans le premier mois de la vie d'un bébé, tout ce qu'il doit faire est de grandir.
Bir bebeğin hayatındaki ilk ayda tek işi büyümektir.W pierwszym miesiącu życia dziecka jego jedynym zadaniem jest rosnąć.