büyüme ile cümle

büyüme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Belki bu iyileşme alanları büyümeye başlayabilir, ve kim bilir örtüşebilir ve iyi şeyler olur.A možno, že tieto oddychové zóny začnú rásť, a dokonca sa prekrývať a môžu z toho vyklíčiť ďalšie dobré veci.
Belki bu iyileşme alanları büyümeye başlayabilir, ve kim bilir örtüşebilir ve iyi şeyler olur.En misschien dat deze herstelzones kunnen groeien, en zelfs overlappen, zodat goede dingen mogelijk worden.
Belki bu iyileşme alanları büyümeye başlayabilir, ve kim bilir örtüşebilir ve iyi şeyler olur.치유의 공간은 확대될 수 있고 서로 겹쳐져서 좋은일이 일어날 수 있게 되는거죠
Belki bu iyileşme alanları büyümeye başlayabilir, ve kim bilir örtüşebilir ve iyi şeyler olur.Možná, že se zóny zotavení rozrostou a přesáhnou jedna do druhé a podaří se dobrá věc.
Belki bu iyileşme alanları büyümeye başlayabilir, ve kim bilir örtüşebilir ve iyi şeyler olur.Toipumisvyöhykkeet voivat kasvaa, mennä jopa päällekkäin. Hyvää voi tapahtua.
Belki bu iyileşme alanları büyümeye başlayabilir, ve kim bilir örtüşebilir ve iyi şeyler olur.Và những vùng được thay đổi cứ lớn dần lên và có thể chồng lên nhau, và những điều tốt đẹp sẽ xảy ra.
Belki bu iyileşme alanları büyümeye başlayabilir, ve kim bilir örtüşebilir ve iyi şeyler olur.Y quizá estas zonas de curación comiencen a crecer y tal vez a solaparse y pueden surgir cosas buenas.
Belki bu iyileşme alanları büyümeye başlayabilir, ve kim bilir örtüşebilir ve iyi şeyler olur.ואולי איזורי הריפוי האלו יתחילו לגדול, ואולי אפילו ליצור אזורי חפיפה, ודברים טובים יתחילו לקרות.
Belki bu iyileşme alanları büyümeye başlayabilir, ve kim bilir örtüşebilir ve iyi şeyler olur.وربما تبدأ مناطق التعافي هذه في الإزدياد، وربما تتقاطع، وتحدث الأشياء الجيدة.
Belki bu iyileşme alanları büyümeye başlayabilir, ve kim bilir örtüşebilir ve iyi şeyler olur.もっと広がり 重なることで 良い事が起きるでしょう これが私の回答です
Ben büyümekten korkuyorum.Bojím se dospívání. muž:
Ben büyümekten korkuyorum.Félek a felnőtté válástól. férfi:
Ben büyümekten korkuyorum.Ho paura di crescere. uomo:
Ben büyümekten korkuyorum.Jag är rädd för att växa upp. man:
Ben büyümekten korkuyorum.Pelkään kasvaa aikuiseksi. mies:
Ben büyümekten korkuyorum.Φοβάμαι να μεγαλώσω. άντρας:
Ben büyümekte olan bir çocuk iken gelecek, 2000 senesi gibi birşeydi.제가 어렸을 적에는, 저희에게 있어 미래란, 2000년 정도였습니다.
Ben büyümekte olan bir çocuk iken gelecek, 2000 senesi gibi birşeydi.Cand eram copil, viitorul era ca anul 2000, si oamenii vorbeau despre ce se va intampla in 2000.
Ben büyümekte olan bir çocuk iken gelecek, 2000 senesi gibi birşeydi.Gyerekkoromban a 2000-ik év jelentette a jövőt és az emberek arról beszéltek, hogy mi lesz 2000-ben.
Ben büyümekte olan bir çocuk iken gelecek, 2000 senesi gibi birşeydi.Kiedy dorastałem, przyszłość oznaczała rok 2000, a ludzie mówili o tym, jak wtedy będzie.
Ben büyümekte olan bir çocuk iken gelecek, 2000 senesi gibi birşeydi.Quand j'étais enfant, en grandissant,
Ben büyümekte olan bir çocuk iken gelecek, 2000 senesi gibi birşeydi.Quando eu era miúdo, o futuro era o ano 2000.
Ben büyümekte olan bir çocuk iken gelecek, 2000 senesi gibi birşeydi.Όταν ήμουν παιδί, το μέλλον ήταν το έτος 2000, και ο κόσμος μιλούσε για το τι θα συνέβαινε το 2000.
Ben büyümekte olan bir çocuk iken gelecek, 2000 senesi gibi birşeydi.Когато бях малък, бъдещето беше 2000-та година, хората говореха какво би станало в 2000-та година.
Ben büyümekte olan bir çocuk iken gelecek, 2000 senesi gibi birşeydi.Когда я был ребёнком, для меня будущее было 2000-м годом и люди говорили о том, что произойдёт в 2000-м году.
Ben büyümekte olan bir çocuk iken gelecek, 2000 senesi gibi birşeydi.כעת, כשהייתי ילד שגדל, העתיד היה סוג של שנת 2000,
Ben büyümekte olan bir çocuk iken gelecek, 2000 senesi gibi birşeydi.إذ عندما كنت طفلا في طور النمو، كان المستقبل هو نوعا ما العام 2000،
Ben büyümekte olan bir çocuk iken gelecek, 2000 senesi gibi birşeydi.未来というのはせいぜい西暦2000年頃を指していて 人々は2000年には何が起きるかを話していたものでした
'Ben büyüyorum.' Burada büyümeye hakkınız yok 'dedi"Aku tumbuh." "Kau tidak punya hak untuk tumbuh di sini," kata
'Ben büyüyorum.' Burada büyümeye hakkınız yok 'dedi"Én vagyok nő." "Már nincs joga nőni itt," mondta a
'Ben büyüyorum.' Burada büyümeye hakkınız yok 'dedi"Estoy creciendo." 'No tienes ningún derecho a crecer aquí ", dijo el
'Ben büyüyorum.' Burada büyümeye hakkınız yok 'dedi"Eu estou crescendo." "Você não tem o direito de crescer aqui", disse o
'Ben büyüyorum.' Burada büyümeye hakkınız yok 'dedi"Eu sunt în creştere." "Ai nici un drept să crească aici,", a spus
'Ben büyüyorum.' Burada büyümeye hakkınız yok 'dedi"Ich wachse." "Du hast kein Recht, hier zu wachsen", sagte der
'Ben büyüyorum.' Burada büyümeye hakkınız yok 'dedi'Ik ben steeds meer.' 'Je hebt geen recht om hier te groeien, "zei de
'Ben büyüyorum.' Burada büyümeye hakkınız yok 'dedi"Jag växer." "Ni har ingen rätt att växa här, sade
'Ben büyüyorum.' Burada büyümeye hakkınız yok 'dedi"Jaz sem vse." "Ste brez pravice do tu raste," je dejal
'Ben büyüyorum.' Burada büyümeye hakkınız yok 'dedi"Jeg er voksende." "Du har ingen ret til at vokse her," sagde
'Ben büyüyorum.' Burada büyümeye hakkınız yok 'dedi"Jestem rośnie." "Nie masz prawa się rozwijać tutaj," powiedział
'Ben büyüyorum.' Burada büyümeye hakkınız yok 'dedi"Je suis en pleine croissance." "Vous n'avez pas le droit de grandir ici", dit le
'Ben büyüyorum.' Burada büyümeye hakkınız yok 'dedi"Jsem stále roste." "Nemáš právo vyrůstat tady," řekl
'Ben büyüyorum.' Burada büyümeye hakkınız yok 'dedi'나는 성장하고있어.' '넌 여기 성장할 권리가 없다'말한
'Ben büyüyorum.' Burada büyümeye hakkınız yok 'dedi"Olen kasvanut." "Sinulla ei ole oikeutta kasvaa täällä," sanoi
'Ben büyüyorum.' Burada büyümeye hakkınız yok 'dedi"Som stále rastie." "Nemáš právo vyrastať tu," povedal
'Ben büyüyorum.' Burada büyümeye hakkınız yok 'dedi'Sto crescendo.' Non hai diritto di crescere qui, 'ha detto il
'Ben büyüyorum.' Burada büyümeye hakkınız yok 'dedi"Tôi đang phát triển. Bạn đã không có quyền phát triển ở đây"
'Ben büyüyorum.' Burada büyümeye hakkınız yok 'dedi"Είμαι αυξάνεται." "Έχετε το δικαίωμα να μεγαλώνει εδώ", είπε ο
'Ben büyüyorum.' Burada büyümeye hakkınız yok 'dedi"Аз съм расте." "Ти няма право да растат тук", каза на
'Ben büyüyorum.' Burada büyümeye hakkınız yok 'dedi"Я зростає." "Ви не маєте права рости тут, сказав
'Ben büyüyorum.' Burada büyümeye hakkınız yok 'dedi"Я растет." "Вы не имеете права расти здесь, сказал
'Ben büyüyorum.' Burada büyümeye hakkınız yok 'dedi"אני מגדלת." "אין לך זכות לגדול כאן," אמר
'Ben büyüyorum.' Burada büyümeye hakkınız yok 'dedi"أنا المتنامية.' لقد قمت لا يحق لتنمو هنا ، "قال
'Ben büyüyorum.' Burada büyümeye hakkınız yok 'dediヤマネ。
Bence, bugün büyümekte olan, bizim geçmişten hatırladığımız hiçbir şeye bağlı olmayan çocuklardan gelecek.Je pense que ça va venir de la nouvelle génération d'enfants qui ne restent pas attachés au passé.
Bence, bugün büyümekte olan, bizim geçmişten hatırladığımız hiçbir şeye bağlı olmayan çocuklardan gelecek.저는 지금 자라나는 아이들이 정답이라고 생각합니다. 이 아이들은 우리가 기억하는 그 모든 과거에 구애받지 않죠.
Bence, bugün büyümekte olan, bizim geçmişten hatırladığımız hiçbir şeye bağlı olmayan çocuklardan gelecek.Podle mě přijde od dětí, které teď vyrůstají, které nelpí na věcech, které my si z minulosti pamatujeme.
Bence, bugün büyümekte olan, bizim geçmişten hatırladığımız hiçbir şeye bağlı olmayan çocuklardan gelecek.Szerintem a most felnövő gyerekektől, akiket nem akadályoz mindaz, amire mi emlékszünk a múltból.
Bence, bugün büyümekte olan, bizim geçmişten hatırladığımız hiçbir şeye bağlı olmayan çocuklardan gelecek.Я думаю, вона прийде від дітей, котрі підростають зараз, які вільні від усього того, чим минуле стримує нас.
Bence, bugün büyümekte olan, bizim geçmişten hatırladığımız hiçbir şeye bağlı olmayan çocuklardan gelecek.אני חושב שזה יבוא מהילדים שמתבגרים עכשיו ואינם תקועים עם כל הדברים האלה שאנו זוכרים מהעבר.
Bence, bugün büyümekte olan, bizim geçmişten hatırladığımız hiçbir şeye bağlı olmayan çocuklardan gelecek.أعتقد أنه سيئتي من الأطفال الذين يكبرون الآن المحررون من الأمور التي نتذكرها من الماضي

İlgili Sayfalar