büyüme ile cümle
büyüme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Artık büyümenin, bilgeliğin, sakinliğin, düşünceli olmanın zamanıdır.賢明になり 落ち着きを見せ 思慮深くなるのです 先祖たちのように 私達も
Aslında, "Büyümesiz Refah" yayınlanmadan önce,사실 제가 책 "성장 없는 번영"을 출판했을 때
Aslında, "Büyümesiz Refah" yayınlanmadan önce,בעצם, פילוסוף אפריקאי כתב אליי,
Aslında, "Büyümesiz Refah" yayınlanmadan önce,فى الحقيقة، فيلسوف أفريقى كتب لى مرة،
Aslında, "Büyümesiz Refah" yayınlanmadan önce,アフリカの哲学者から手紙を受け取りました
Aslında kaldığı bir sürü insan daha iyi olurdu Onlar Hollywood uzak kalmıştı Ancak yanlısı büyüme bayanFaktem jest, że wiele osób byłoby lepiej jakby z dala od Hollywood jednak wzrost pro-lady
Aslında kaldığı bir sürü insan daha iyi olurdu Onlar Hollywood uzak kalmıştı Ancak yanlısı büyüme bayanFaktom zostáva, že mnoho ľudí by na tom boli lepšie keby zostali ďaleko od Hollywoodu však rast lady
Aslında, Tazmanya'da büyümekDe hecho, crecí en Tasmania, y siempre nos resultaba muy emocionante
Aslında, Tazmanya'da büyümek사실 태즈매니아 섬에서 자라면서,
Aslında, Tazmanya'da büyümekלמעשה, עבור מי שגדל בטזמניה,
Aslında, Tazmanya'da büyümekﻓﻲ ﺍﻟﺤﻘﻴﻘﺔ ﺑﺴﺒﺐ نموها ﻓﻲ ﺗﺎﺳﻤﺎﻧﻴﺎ
Aslında, Tazmanya'da büyümek野生のタスマニアデビルに
Atık hacmindeki büyüme, ağırlıkla hane halkı tüketiminden ve konut sayısındaki artıştan kaynaklanmaktadır.Růst objemu odpadů byl způsoben zejména spotřebou v domácnostech a zvyšujícím se počtem domácností.
Atık hacmindeki büyüme, ağırlıkla hane halkı tüketiminden ve konut sayısındaki artıştan kaynaklanmaktadır.Zvýšenie množstva odpadu bolo dané predovšetkým spotrebou domácností a rastúcim počtom domácností.
Avrupa’nın, ekonomik büyüme süreciyle çevrenin bozulması süreci arasındaki bağı koparma istekliliğiAmbíciou Európy je oddeliť hospodársky rast od degradácie životného prostredia
Avrupa’nın, ekonomik büyüme süreciyle çevrenin bozulması süreci arasındaki bağı koparma istekliliğiAmbicją Europy jest „rozłączenie” wzrostu gospodarczego od degradacji środowiska
Avrupa’nın, ekonomik büyüme süreciyle çevrenin bozulması süreci arasındaki bağı koparma istekliliğiAmbiţia europei este de a decupla creşterea economică de degradarea mediului
Avrupa’nın, ekonomik büyüme süreciyle çevrenin bozulması süreci arasındaki bağı koparma istekliliğiAvfallshantering: bort från deponering mot materialåtervinning och förebyggande insatser
Avrupa’nın, ekonomik büyüme süreciyle çevrenin bozulması süreci arasındaki bağı koparma istekliliğiEEA, Kestävän kulutuksen ja tuotannon teemakeskus (ETC on Sustainable Consumption and Production).
Avrupa’nın, ekonomik büyüme süreciyle çevrenin bozulması süreci arasındaki bağı koparma istekliliğiLa ambición de Europa es desacoplar el crecimiento económico de la degradación ambiental
Avrupa’nın, ekonomik büyüme süreciyle çevrenin bozulması süreci arasındaki bağı koparma istekliliğiLa gestion des déchets continue à évoluer de l'élimination vers le recyclage et la prévention
Avrupa’nın, ekonomik büyüme süreciyle çevrenin bozulması süreci arasındaki bağı koparma istekliliğiOdpadové hospodářství pokračuje v přechodu od odstraňování k recyklaci a prevenci
Avrupa’nın, ekonomik büyüme süreciyle çevrenin bozulması süreci arasındaki bağı koparma istekliliğiodvisna, se odpira vprašanje, kako dolgo se bo lahko z njimi še varno
Avrupa’nın, ekonomik büyüme süreciyle çevrenin bozulması süreci arasındaki bağı koparma istekliliğiизточник: еАоС, етС за устойчиво развито потребление и производство.
Avrupa'nın geleceğine dair kaygıların büyümesi sadece krizle açıklanamaz.A razão para a preocupação crescente sobre o futuro da Europa não está só relacionada com a crise.
Avrupa'nın geleceğine dair kaygıların büyümesi sadece krizle açıklanamaz.La razón para la creciente preocupación por el futuro de Europa no está relacionada simplemente con la crisis.
Avrupa'nın geleceğine dair kaygıların büyümesi sadece krizle açıklanamaz.Η αιτία για την αύξουσα ανησυχία σχετικά με το μέλλον της Ευρώπης δε συνδέεται αποκλειστικά με την κρίση.
Avrupa'nın geleceğine dair kaygıların büyümesi sadece krizle açıklanamaz.Беспокойство за будущее Европы возрастает не только из-за кризиса.
Avrupa'nın geleceğine dair kaygıların büyümesi sadece krizle açıklanamaz.Причината за разстящото притеснение за бъдещето на Европа не е единствено свързано с кризата.
Avrupa'nın nüfusu daha yavaş büyümekte ve yaşlanmaktadır.Ο πληθυσμός της Ευρώπης αυξάνεται με βραδύτερους ρυθμούς και γηράσκει.
Avrupa'nın nüfusu daha yavaş büyümekte ve yaşlanmaktadır.Енергийно потребление и брутен вътрешен продукт
Aynı zamanda, güney enlemlerinde, büyüme mevsiminde kısalma gerçekleşmiştir.Al mismo tiempo, se ha producido un acortamiento de la temporada de cultivo en las latitudes meridionales.
Aynı zamanda, güney enlemlerinde, büyüme mevsiminde kısalma gerçekleşmiştir.Dans le même temps, la saison de croissance s'est raccourcie dans les latitudes méridionales.
Aynı zamanda, güney enlemlerinde, büyüme mevsiminde kısalma gerçekleşmiştir.Hkrati je prišlo tudi do skrajšanja rastne dobe v južnih geografskih širinah.
Aynı zamanda, güney enlemlerinde, büyüme mevsiminde kısalma gerçekleşmiştir.În acelaşi timp, a existat o scurtare a perioadei de vegetaţie, la latitudini sudice.
Aynı zamanda, güney enlemlerinde, büyüme mevsiminde kısalma gerçekleşmiştir.Samaan aikaan kasvukausi on lyhentynyt eteläisillä leveysasteilla.
Aynı zamanda, güney enlemlerinde, büyüme mevsiminde kısalma gerçekleşmiştir.Samtidigt har det skett en förkortning av växtsäsongen på sydliga breddgrader.
Aynı zamanda, güney enlemlerinde, büyüme mevsiminde kısalma gerçekleşmiştir.Solche Veränderungen im landwirtschaftlichen Zyklus werden den Prognosen zufolge weiterhin auftreten
Aynı zamanda, güney enlemlerinde, büyüme mevsiminde kısalma gerçekleşmiştir.Tezelfdertijd wordt een korter groeiseizoen waargenomen in zuidelijke gebieden.
Aynı zamanda, güney enlemlerinde, büyüme mevsiminde kısalma gerçekleşmiştir.Zároveň došlo ke zkrácení vegetačního období v jižních zeměpisných šířkách.
Aynı zamanda, güney enlemlerinde, büyüme mevsiminde kısalma gerçekleşmiştir.Zároveň došlo k skráteniu vegetačného obdobia v južných šírkach.
Ayrıca gelişen esrar pazarının yol açtığı sonuçlara ilişkin tartışmalar da büyümektedir.Dessutom pågår en intensiv debatt om implikationerna av cannabismarknadens utveckling.
Ayrıca gelişen esrar pazarının yol açtığı sonuçlara ilişkin tartışmalar da büyümektedir.Plus de 600 000 usagers d’opiacés ont bénéficié d’un traitement de substitution en 2006
Ayrıca gelişen esrar pazarının yol açtığı sonuçlara ilişkin tartışmalar da büyümektedir.Stimulačné drogy zohrávajú významnú úlohu, nielen pokiaľ ide o formy užívania drog zistených u chronickej
Ayrıca gelişen esrar pazarının yol açtığı sonuçlara ilişkin tartışmalar da büyümektedir.Totuși, producţia de plante de canabis a crescut în Europa, aceasta rămânând în mare măsură nedetectată.
Ayrıca gelişen esrar pazarının yol açtığı sonuçlara ilişkin tartışmalar da büyümektedir.Vedno pogostejše so tudi razprave o vplivih razvijajočega se trga konoplje.
Babası ile tek başına büyümek zorunda kaldı.Ai avut să crească singur cu tatăl tău.
Babası ile tek başına büyümek zorunda kaldı.Anda harus tumbuh sendiri dengan ayahmu.
Babası ile tek başına büyümek zorunda kaldı.Bạn đã lớn lên một mình với cha của bạn.
Babası ile tek başına büyümek zorunda kaldı.Du var nødt til at vokse op alene med din far.
Babası ile tek başına büyümek zorunda kaldı.Hai dovuto crescere da sola con tuo padre.
Babası ile tek başına büyümek zorunda kaldı.Imeli ste, da odraščajo sam s svojim očetom.
Babası ile tek başına büyümek zorunda kaldı.Je moest alleen groeien op met je vader.
Babası ile tek başına büyümek zorunda kaldı.Meg kellett felnőni egyedül az apád.
Babası ile tek başına büyümek zorunda kaldı.Que tenía que crecer a solas con su padre.
Babası ile tek başına büyümek zorunda kaldı.Sie hatte zu wachsen allein mit deinem Vater.
Babası ile tek başına büyümek zorunda kaldı.Sinun piti varttua yksin isäsi kanssa.
Babası ile tek başına büyümek zorunda kaldı.Trzeba było dorosnąć sam z ojcem.
Babası ile tek başına büyümek zorunda kaldı.Você tinha que crescer sozinho com seu pai.
Babası ile tek başına büyümek zorunda kaldı.Vous avez eu à grandir seul avec ton père.