büyüm ile cümle

büyüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sanayinin büyüme oranı %3,8 kadardır.V tem primeru se celotni izkoristek poveča na 53,8% procentov. .
Bu olay sayesinde Grove Street büyümüştür.Tam je zraslo novo mesto Batawa.
Azı dişleri daha büyümüş ve daha özelleşmiştir.Mlajši primerki so bili višji in masivnejši.
Yıllık büyüme önceden olduğu gibi %2'lerde kaldı.Vsako leto je poraba rasla za dva odstotka.
Bu nedenle ABA bir büyüme inhibitörü olarak adlandırılır.Prezimi kot odrasla žuželka.
Açık sistemlerin Büyüme yeteneği ve kendilerini koruma eğilim ve yeteneği vardır.Zaznaš porast nadzora nad sabo in imaš več vitalnosti in zmožnosti za delo.
1960'lı yıllardan bu yana ülkenin endüstriyel büyümesi hızlanmış ve ekonomisi farklılaşmıştır.Od 1960. naprej smo priča hitri rasti otoške finančne industrije.
Bu büyüme, sadece gelişmekte olan bölgelerde değil, batı milletlerinde de görülmüştür.Vendar pa se je ta rast pojavila na obrobju in ne v samem mestu.
Çünkü Atina'nın gücünün daha fazla büyümesinden çekiniliyordu.Nato je zaskrbljen zaradi rasti svoje moči sklenil zavezništvo z Atenami.
1989 yılı Japonya tarihindeki en hızlı ekonomik büyümesinden birinin doruk noktasıydı.1989 metai žymėjo greičiausio ekonominio augimo Japonijos istorijoje kulminaciją.
Kasaba zamanla büyümüş ve şehir olmuştur.Nuo to laiko kaimas išaugo ir tapo miestu.
Çocukların uygun biçimde büyümelerini ve sağlıklı kalmalarını sağlardı.Jis užtikrino, kad vaikai gerai augtų sveiki.
Çoğu Fransa'ya giden muz ihracatı büyümektedir.Bananų eksportas auga, dauguma iš jų keliauja į Prancūziją.
Fındıkzade’de anneannesinin evinde büyümüştür.Mergaitė užaugo tetos namuose.
Çocuklarda yavaş büyümeye ve öğrenme güçlüğüne neden olabilir.Užsikrėtę vaikai gali prastai augti ir turėti mokymosi sunkumų.
Avusturya'da 2002-2006 yılında büyüme sağlam bir biçimde %1 ile 3.3 arasında devam etmiştir.Ekonomikos augimas pastaraisiais metais (2002–2006) buvo stabilus ir siekė tarp 1 ir 3,3 proc.
Yıllık büyüme miktarı yaklaşık %10 civarındadır.Augimo tempas yra apie 10 % per metus.
Büyük torunu Ratu Sir George Cakobau, Fiji'nin ilk doğma büyüme Genel Valisidir (1973 - 1983).Jo proanūkis Seras Džordžas Cakobau buvo pirmasis Fidžio gubernatorius (1973–1983), gimęs salose.
1963 yılında ikinci köprünün açılmasıyla hızla büyümeye başlamıştır.1963 m. atidarius antrąjį tiltą per ežerą, miestas pradėjo augti sparčiau.
County'nin nüfusu giderek büyümeye devam etmektedir.Miesto gyventojų skaičius nuolat auga.
İlk yaşlarda büyümesi çok yavaştır.Pirmais metais auga labai lėtai.
Bu hızla büyüme ve tohum verme safhasıdır.Taigi jie turi greitai išaugti ir subrandinti sėklas.
Aktif büyüme dönemi ilkbahardır.Augimo laikas Pavasaris.
Jinekomasti erkek memesinin normalden fazla büyümesidir.Pamažu vyrų žudymas tampa jai įprastu dalyku.
Nüfusun artmasının ana sebepleri göç ve daha az oranda doğal büyümedir.Augimas vyksta dėl imigracijos ir, mažesne dalimi, dėl natūralaus prieaugio.
Hıristiyan bir ailede büyümüştür.Augo atsidavusių krikščionių šeimoje.
Çünkü reddedilemez büyüme ve genişleme gücüne sahiptir.Jų privalumai – didesnis tvirtumas ir nesideformavimas nuo drėgmės.
Apple büyümeye devam ederken, şirketin genişlemesini sağlayabilecek bir yönetici aranıyordu.Kai „Apple“ plėtėsi, kompanija pradėjo ieškoti patyrusio vadovo, sugebančio susitvarkyti su kompanijos augimu.
Dindar bir ailede büyümüştür.Šeimoje augo vienas.
Turizmin gelişmesi, ülkenin ekonomisinin de büyümesini sağlamıştır.Pagerinti keliai leistų plėtotis šalies ekonomikai.
1999 büyüme ve yeniden yapılanma yılı olmuştur.Pokario metais jie atstatyti ir rekonstruoti.
Queens, New York'ta doğup büyümüştür.Foksas gimė ir užaugo Jorke.
Bitki 10 metreye kadar büyüme kapasitesine sahiptir.Augalas status, užauga iki 3 m aukščio.
Renesmee'nin fizksel büyümesi ergin biri oluncaya kadardır bu da 17 yaş civarıdır.Prie Čingischano Subudajus prisijungė dar paauglystėje, maždaug septyniolikos metų.
El Huber yıllarca büyümüş ve gelişmiştir.Bazilika buvo statoma daugelį metų ir ji nuolat kito, ir plėtėsi.
Çekirdeklenme ve büyüme aşırı doyma var olduğunda aynı anda oluşmaya devam eder.Ikrai apvaisinti tiek nykštukinių, tiek užaugusių patinų, vystosi vienodai normaliai.
Sonrasında büyüme yavaşlamıştır.Hiljem on kasv aeglustunud.
Hıristiyan bir ailede büyümüştür.Ta kasvas üles kristlikus peres.
Kendiside burada yaşamış ve büyümüştür.Ta elas ja kasvas vaesuses.
Besteci Jean Sibelius Hämeenlinna'da doğup büyümüştür.Hämeenlinnas on sündinud Jean Sibelius.
Bu sebeple konferans her yıl daha da büyümüş ve gelişmiştir.Aasta aastalt on firma kasvanud ja arenenud.
Örneğin işsizlik seviyesi çok yükseğe çıktığında devlet büyüme odaklı bir para politikası izleyebilir.Näiteks kui töötusmäär on kõrge, siis saab valitsus kasutada laienevat rahanduspoliitikat.
Büyümesi çabuktur.Pojad kasvavad kiiresti.
Turizm büyümektedir.Kuidas kasvab turismipuu?
Şehir nüfusça büyümekle beraber şehrin alt yapısı eskimiş ve köhneleşmiştir.Hoolimata riiklikust toetusest oli linna ülesehitamine pikk ja vaevaline.
Büyüme hem toplumsal sınıflar arasındaki eşitsizliği hem de bölgesel dengesizliği artırmaktadır.Tööjõu jaotus ühelt poolt nõuab ja teiselt poolt suurendab regioonidevahelist ebavõrdsust.
Büyümeye yardımcı olmaz.Täiskasvanuks pühitsemist ei toimu.
Büyümekle ilgili bir hikaye."Elulooline jutustus".
Turizmin gelişmesi, ülkenin ekonomisinin de büyümesini sağlamıştır.Reisibüroo loomine hoogustas turismimajanduse arengut.
Vito Sicilya göçmenidir ve fakir bir ailede büyümüştür.Sergei Sazonov sündis ja kasvas kehviktalupoja perekonnas.
Çocukların uygun biçimde büyümelerini ve sağlıklı kalmalarını sağlardı.Lapsed pidid siis kosuma ja terveks saama.
Bu sorunun büyümesi ise krize dönüşür.Kui raskused lähevad käest ära, tekib kriis.
Çünkü reddedilemez büyüme ve genişleme gücüne sahiptir.Ta oskab lennata ja keeldub suureks kasvamast.
Bu nüfus büyümesi 20. yüzyılda da devam etti.Tema kasvamine jätkus ka kahekümnendates eluaastates.
Ekonomik büyüme 20. yüzyılda başladı.Restaureerimine algas 20. sajandil.
Vergi avantajları sebebiyle kentin nüfusu büyüme eğilimi göstermektedir.Elanike arv kasvab hoogsalt maksusoodustuste tõttu.
Turizm de büyüme göstermektedir.Lisaks võib välja tuua turismi kasvu.
Yazar Oslo'da doğmuş, Molde'de büyümüştür.Jo Nesbø sündis Oslos ja kasvas üles Moldes.
Hornsea, Doğu Yorkshire'de büyümüştür.Nad kasvasid üles Haworthis Yorkshire'is.
Bu olaydan sonra kendisini "daha büyümüş-olgunlaşmış" hissettiğini söylemiştir.Pärast seda on ta avalikult tunnistanud, et tunneb ennast palju õnnelikuma.

İlgili Sayfalar