büyüm ile cümle
büyüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu evrede üssel büyüme olur.På den måten vokser hullet.
Messalina, büyük bir ihtimalle Roma'da doğmuş ve büyümüştür.Masswelina var mest sannsynlig født og oppvokst i Roma.
Büyüme, deri değiştirme ile olur.De vokser ved å skifte hud.
Burada televizyon olmadan büyümüştür ve babasının klasik müzik koleksiyonundan parçalar dinlemiştir.Han så ikke på TV som liten, og brukte mye av tiden til å høre på farens klassiske platesamling.
Birçok ünlü büyücü burada doğmuş ve büyümüştür.Noen av fangene skal ha blitt født og oppvokst der.
Ana metabolit normal büyüme, gelişme ve üreme süreçleriyle doğrudan ilgilidir.En primær metabolitt er direkte involvert i den normale veksten, utviklingen og reproduksjonen.
Büyüme faktörleri çeşitli hücresel süreçlerin düzenlenmesinde önemlidir.Vekstfaktorer er viktige i reguleringen av mange cellulære prosesser.
Peter Pan, büyümeyi reddeden haylaz bir çocuktur.Peter Pan er et spedbarn bare noen uker gammel; han har rømt hjemmefra for å unngå å vokse opp.
Büyümeye yardımcı olmaz.Det er ikke lett å bli voksen.
Karaçi'nin nüfusu büyümeye devam ediyor.Bosnia-Hercegovinas økonomi er voksende.
Taş hemen ısınmaya ve büyümeye başlar.Pattene begynner og vokse og er varme og starter melkeproduksjon.
Sidibe, Brooklyn yakınlarında Bedford-Stuyvesant'da doğmuş ve Harlem'de büyümüştür.Sidibe ble født i Bedford-Stuyvesant, Brooklyn, New York, og vokste opp i Harlem.
1970'lerde büyüme hızı yavaşlamaya başladı.Driften opphørte på 1970 tallet.
Ailesi iki kız çocuğu ile büyümekteydi.Han vokste opp med to søstre.
10 yaşından itibaren Kansas City, Missouri'de büyümüştür.Han vokste opp i nærheten av Kansas City i Missouri.
Dandik, hem öksüz hem de yetim olarak büyümüştür.Det ble da skilt mellom bad (anstalt) og baderom.
Büyümekle ilgili bir hikaye."“Dystert om oppveksten.”
Bu büyüme tarım ve endüstri alanında oldu.Utviklingen skjedde både i industrien og i jordbruket.
Alexander Helios, İskenderiye'de doğmuş, büyümüş ve eğitim görmüştür.Aleksander Helios ble født og utdannet i Alexandria.
Roma'da doğup, büyümüştür.Han ble født og vokste opp i Roma.
Neoteni, olgunlaşma süresinin yavaşlaması sonucu büyümenin daha uzun zaman almasıdır.Ulempen er da at skanningen i seg selv tar lengre tid.
1955 yılından sonra Japonya oldukça yüksek ekonomik büyüme rakamlarına sahip oldu.Etter 1955 fikk Japan en meget sterk økonomisk vekst, som har blitt kalt for Japans økonomiske mirakel.
Yıllık büyüme miktarı yaklaşık %10 civarındadır.Veien har tidvis mer enn 10% stigning.
Okulun büyümesindeki en büyük sebep ise okula ait mal varlığının olmasıdır.Den viktigste årsaken til at kvinner ble gitt adgang til studenthjemmet var økonomi.
1995-2007 yılları arasında yüksek büyüme oranları ile ülke Kelt Kaplanı olarak anılmıştır.Den høye økonomiske veksten fra 1995 til 2000 gjorde at mange kalte landet den keltiske tiger.
Loken, ailesinin New York, Upstate'deki meyve çiftliğinde büyümüştür.Loken er født og oppvokst på foreldrenes fruktfarm i Ghent, New York State.
1973 yılında Sovyet ekonomisinin büyümesi yavaşladı.I artikkelen fra 2001 slås det fast at økonomien i disse fire landene vokser raskt.
Rejenerasyonlu sinir liflerinin büyüme oranı günde yaklaşık 1 mm ile 2 mm arasındadır.Ved hjelp av hydraulkraft er forskalingen løftet rundt fire meter hver dag.
Burgess, kentler için halkalardan oluşan bir büyüme modeli oluşturdu.Kobber ble en stabil kilde til vekst for den lokale befolkningen.
Borsaya açılmak, büyümenin ilk adımlarını oluşturur.Åpningen førte til oppførelsen av de første arbeiderboliger.
Göz bebeklerinin büyümesiyle göze alınan ışık artar, daha net ve hızlı görüş sağlanır.Uheldigvis gjør den økte hjernekapasiteten haiene også smartere, raskere og farligere.
Bu olaydan sonra kendisini "daha büyümüş-olgunlaşmış" hissettiğini söylemiştir.Etterpå hevdet han på sitt nettsted at han var «større og sterkere» enn noensinne.
2006 ve 2007 yılında kredi büyümesi ortalama %73 olmuştur.Pada tahun 2006 dan tahun 2007 pertumbuhan kredit berkisar pada 73%.
Kentleşme, kasaba ve şehirlerdeki büyüme ile birlikte 1700-1922 arasında hızla arttı.Urbanisasi meningkat dan kota-kota besar maupun kecil tumbuh pada 1700–1922.
Otto, 1918 yılında sürgün edilmiş ve daha çok İspanya’da büyümüştür.Otto mengasingkan diri pada 1918 dan dibesarkan di Spanyol.
Büyüme faktörleri ve sitotoksik faktörler de ayrıca salınabilir.Faktor pertumbuhan dan faktor sitotoksik juga dapat dilepaskan.
2011 yılında sanayide çalışan BT uzmanlarının sayısı %20 büyüme ile 25.000 kişiye ulaşmıştır.Pada tahun 2011, jumlah ahli TI yang bekerja di industri mencapai 25,000 orang dengan pertumbuhan 20%.
Danay Garcia, Havana, Küba'da doğup büyümüştür.Danay Garcia lahir dan dibesarkan di Havana, Kuba..
Ekonomisi 2008 yılına kadar 2000 ihracatının %50 büyümesi sayesinde büyümeye devam etmektedir.Ekonomi terus tumbuh karena pertumbuhan ekspor yang mencapai 50% dari tahun 2000 sampai 2008.
Ekonomik büyüme 2004 yılında %5,1'e yükseldi ve 2005 yılında %5,6'ya ulaştı.Pertumbuhan ekonomi menjadi 5,1% pada tahun 2004 dan mencapai 5,6% pada tahun 2005.
En kötü büyüme rakamlarına 2002 yılında (%+1.4), 2003'te (%+1.0) ve 2005'te (%+1.4) ulaşılmıştı.Pertumbuhan tahunan terburuk terjadi pada tahun 2003 (1,0%), kemudian tahun 2002 dan 2005 (1,4%).
Üretim hacminde büyüme 2000-2006 döneminde gemi inşa sanayi işletmelerine tanık olmuştur.Pertumbuhan jumlah produksi dialami oleh perusahaan pembuat kapal selama 2000-2006.
Bu mülkiyet önemli bir pazarlama fenomeni olarak büyümüştür.Properti ini berkembang sebagai fenomena merchandising utama.
Cumhurbaşkanı doğma büyüme Finlandiya vatandaşı olmalıdır.Menurut Konstitusi Finlandia, sang presiden haruslah warganegara Finlandia yang lahir di sana.
Ancak, 2014'te GSYİH büyümesi %0,6 ile pozitiftir.Pertumbuhan GDP 2014 hanya sebesar 0.6%.
Modern Kudüs, Eski Kudüs’ün sınırlarını aşarak çok büyümüştür.Yerusalem modern telah berkembang jauh melampaui batas-batas Kota Lama.
Almanya'da doğan Grothendieck, Fransa'da büyümüş ve öncelikle burada yaşamıştır.Lahir di Jerman, Grothendieck besar dan tinggal di Prancis.
Dünya Bankası 2016 yılında %1'lik bir büyüme tahmin etmektedir.Bank Dunia memprediksi perekonomian Ukraina tumbuh 1% di 2016.
2000 yılından 2007 yılına kadar, Ukrayna'nın reel büyümesi ortalama %7.4 olmuştur.Dari tahun 2000 ke 2007, pertumbuhan ekonomi riil Ukraina berkisar pada 7,4%.
Fiji, 1960 ve 1970'lerde hızlı bir büyüme periodu geçirmesine rağmen 1980 lerde durgunlaşma görülmüştür.Fiji mengalami periode pertumbuhan pesat pada tahun 1960 dan 1970 tetapi mengalami stagnasi pada 1980-an.
Bu de şehirlerin büyümesinde önayak olan unsurlardan birini oluşturdu.Dialah yang menugaskan hal tersebut saat menaklukkan kota Makkah.
Ancak 1995'ten 2005'e kadar Afrika'nın ekonomik büyümesi ortalama %5'tir.Dari 1985 sampai 1995, Ekonomi Thailand tumbuh rata-rata 9%.
2008 yılında sektör, ülkenin GSYİH'sının %8.29'u kadar ve 2012 yılında GSYİH'nın %10.43'ü kadar büyümüştür.Pada tahun 2008 sektor ini menyumbang 8,29% dari PDB dan pada 2012 telah naik menjadi 10,43% dari PDB.
Büyümekle ilgili bir hikaye.""Sejarah Pembentukan".
Bu çoban Rhineland'in bir köyünde büyümustu.Petualangan ini berakhir di sebuah desa, Ruhenheim.
Sassen, Arjantin'de büyümüştür.Sassen dibesarkan di Buenos Aires, Argentina.
Bu politikalar bölgenin ekonomik büyümesini sınırladı.Kondisi ini dapat memperlemah ketahanan wilayah bidang ekonomi itu sendiri.
İşi gittikçe büyümeye başladı.Cinta mereka mulai tumbuh.
Bu kasabamız 14.000 nüfusuyla çok hızlı bir şekilde büyümektedir.Kota ini memiliki populasi sebesar 14.000 jiwa.
Yıllık büyüme miktarı yaklaşık %10 civarındadır.Kebutuhan itu tumbuh 10 persen per tahun.