Ve esas olarak Biinci Aşama'da büyümüştü.Vyrostl převážně na úrovni jedna.
Ve esas olarak Biinci Aşama'da büyümüştü.Και μεγάλωσε κυρίως στο Στάδιο Ένα.
Ve esas olarak Biinci Aşama'da büyümüştü.Он рос в культуре, более или менее, Уровня Один
Ve esas olarak Biinci Aşama'da büyümüştü.Той е израстнал основно в Етап Едно.
Ve esas olarak Biinci Aşama'da büyümüştü.והוא גדל למעשה בשלב 1.
Ve esas olarak Biinci Aşama'da büyümüştü.وقد نشأ في الأساس في المرحلة الأولى.
Ve esas olarak Biinci Aşama'da büyümüştü.彼の人生を変えたのは何か ボーイズ・アンド・ガールズ・クラブです
Ve New York'ta büyümüş biri olarak diyebilirim ki, telaş gayet normaldi.Da ich in New York aufgewachsen bin, war Hektik, soweit ich das sagen kann, ziemlich normal.
Ve New York'ta büyümüş biri olarak diyebilirim ki, telaş gayet normaldi.Din moment ce am crescut în New York, era ceva normal să te grăbeşti.
Ve New York'ta büyümüş biri olarak diyebilirim ki, telaş gayet normaldi.E per quanto ne sapevo, dato che sono cresciuta a New York, andare di corsa era piuttosto normale.
Ve New York'ta büyümüş biri olarak diyebilirim ki, telaş gayet normaldi.Et comme j'ai grandi à New York, pour autant que je pouvais dire, la précipitation était normale.
Ve New York'ta büyümüş biri olarak diyebilirim ki, telaş gayet normaldi.그런데 뉴욕에서 살게 된 이후로 알게 된 것은 이런 바쁜 삶이 아주 평범하다는 것 이었습니다.
Ve New York'ta büyümüş biri olarak diyebilirim ki, telaş gayet normaldi.Och eftersom jag växte upp i New York, så tyckte jag att skyndsamhet var rätt normalt.
Ve New York'ta büyümüş biri olarak diyebilirim ki, telaş gayet normaldi.Y dado a que me crié en la ciudad de Nueva York, por lo que pude ver, estar apurado era bastante normal.
Ve New York'ta büyümüş biri olarak diyebilirim ki, telaş gayet normaldi.מכיוון שגדלתי בניו-יורק, עד כמה שיכולתי לראות, למהר היה דבר די נורמלי.
Ve New York'ta büyümüş biri olarak diyebilirim ki, telaş gayet normaldi.駆け足なのは ごく普通のことだと思いますが でも成長するにつれ
Ve orada bir çeşit büyümüş halde, en azından bir kısmı öyle.Và đó là cách để trồng, ít nhất một phần của nó.
Ve orada bir çeşit büyümüş halde, en azından bir kısmı öyle.Dan itu dia sedikit bertumbuh, setidaknya satu bagian khusus darinya.
Ve orada bir çeşit büyümüş halde, en azından bir kısmı öyle.E aqui está, já meio crescida, pelo menos uma parte dela.
Ve orada bir çeşit büyümüş halde, en azından bir kısmı öyle.E qui, vedete, è cresciuta, o almeno questa sezione particolare.
Ve orada bir çeşit büyümüş halde, en azından bir kısmı öyle.És itt van, ahogy kinőtt, legalábbis, egy része.
Ve orada bir çeşit büyümüş halde, en azından bir kısmı öyle.Hier is het min of meer volgroeid, tenminste gedeeltelijk.
Ve orada bir çeşit büyümüş halde, en azından bir kısmı öyle.In tukaj je, na nek način vzgojena, vsaj določen njen del.
Ve orada bir çeşit büyümüş halde, en azından bir kısmı öyle.그리고 그것은 자랐습니다. 적어도 한 단면은 말이죠.
Ve orada bir çeşit büyümüş halde, en azından bir kısmı öyle.Le voici ayant grandi, au moins une de ces parties.
Ve orada bir çeşit büyümüş halde, en azından bir kısmı öyle.Och där har det typ vuxit, åtminstone en del av det.
Ve orada bir çeşit büyümüş halde, en azından bir kısmı öyle.Og der er den er groet, eller ihvertfald en sektion af den.
Ve orada bir çeşit büyümüş halde, en azından bir kısmı öyle.Și iat-o aproape crescută, cel puțin o anumită parte din ea.
Ve orada bir çeşit büyümüş halde, en azından bir kısmı öyle.Tady ho máme, jak víceméně vyrostl, tedy alespoň jedna jeho určitá část.
Ve orada bir çeşit büyümüş halde, en azından bir kısmı öyle.Tento je uz narastený, aspoň jeho časť.
Ve orada bir çeşit büyümüş halde, en azından bir kısmı öyle.Tutaj dorosły organizm, a raczej jedna z jego części.
Ve orada bir çeşit büyümüş halde, en azından bir kısmı öyle.Und hier, ausgewachsen, also zumindest ein Teil davon.
Ve orada bir çeşit büyümüş halde, en azından bir kısmı öyle.Y allí hay una especie de cultivo, al menos una sección particular del mismo.
Ve orada bir çeşit büyümüş halde, en azından bir kısmı öyle.Και εδώ είναι σχεδόν καλλιεργημένο, τουλάχιστον ένα συγκεκριμένο τμήμα του.
Ve orada bir çeşit büyümüş halde, en azından bir kısmı öyle.А вот это уже выращенная деталь, по крайней мере, одна конкретная секция.
Ve orada bir çeşit büyümüş halde, en azından bir kısmı öyle.А ось це - уже вирощена деталь, принаймні, одна конкретна секція.
Ve orada bir çeşit büyümüş halde, en azından bir kısmı öyle.И ето как е пораснала, поне тази отделна част.
Ve orada bir çeşit büyümüş halde, en azından bir kısmı öyle.וכאן הוא די גדול, או לפחות חלק ממנו.
Ve orada bir çeşit büyümüş halde, en azından bir kısmı öyle.وهناك نوع ما نُنَميه الآن او على الاقل جزء منه
Ve orada bir çeşit büyümüş halde, en azından bir kısmı öyle.プラハでは大きな展示会があり
Vietnamlı arkadaşları ile büyümüş bir çocuk olarak.함께 자라서 베트남어를 할 줄 알았습니다.
Vietnamlı arkadaşları ile büyümüş bir çocuk olarak.כילדה שגדלה בסביבת חברים ויטנאמים.
Vietnamlı arkadaşları ile büyümüş bir çocuk olarak.كطفلة نشأت مع بعض الأصدقاء الفيتناميين.
Vietnamlı arkadaşları ile büyümüş bir çocuk olarak.それで母は近所の人たちの反対があったにも関わらず
Ya doğru topluluğun içinde büyümüşler, ya da kendilerini doğru topluluklardan birileriyle çevrelemişler.Albo urodzili się w niej albo świadomie do niej przystąpili.
Ya doğru topluluğun içinde büyümüşler, ya da kendilerini doğru topluluklardan birileriyle çevrelemişler.Baik mereka lahir di sana ataupun secara aktif membuat diri mereka dikelilingi orang-orang yang benar.
Ya doğru topluluğun içinde büyümüşler, ya da kendilerini doğru topluluklardan birileriyle çevrelemişler.Buď se do něj narodili, nebo se aktivně sami obklopili těmi správnými lidmi.
Ya doğru topluluğun içinde büyümüşler, ya da kendilerini doğru topluluklardan birileriyle çevrelemişler.Có thể họ sinh ra trong hay được bao quanh bởi những người có lối sống đúng.
Ya doğru topluluğun içinde büyümüşler, ya da kendilerini doğru topluluklardan birileriyle çevrelemişler.De föddes alla in i den eller så har de aktivt strävat efter att omge sig med rätt folk.
Ya doğru topluluğun içinde büyümüşler, ya da kendilerini doğru topluluklardan birileriyle çevrelemişler.Ei sau s-au nascut printre ori s-au inconjurat din proprie initiativa cu oamenii potriviti.
Ya doğru topluluğun içinde büyümüşler, ya da kendilerini doğru topluluklardan birileriyle çevrelemişler.Enten blev de født ind i, eller også har de proaktivt omgivet sig med de rigtige folk.
Ya doğru topluluğun içinde büyümüşler, ya da kendilerini doğru topluluklardan birileriyle çevrelemişler.그들은 좋은 사람들 사이에서 태어나거나 자연스럽게 그사람들에 둘러 쌓이게 됩니다.
Ya doğru topluluğun içinde büyümüşler, ya da kendilerini doğru topluluklardan birileriyle çevrelemişler.O bien nacieron o conscientemente se rodearon de la gente adecuada.
Ya doğru topluluğun içinde büyümüşler, ya da kendilerini doğru topluluklardan birileriyle çevrelemişler.Sie wurden entweder hineingeboren oder umgeben sich bewußt mit den richtigen Leuten.
Ya doğru topluluğun içinde büyümüşler, ya da kendilerini doğru topluluklardan birileriyle çevrelemişler.Soit ils y sont nés soit ils se sont délibérément entourés des bonnes personnes.
Ya doğru topluluğun içinde büyümüşler, ya da kendilerini doğru topluluklardan birileriyle çevrelemişler.Vagy beleszületnek vagy szándékosan a megfelelő emberekkel veszik körül magukat.
Ya doğru topluluğun içinde büyümüşler, ya da kendilerini doğru topluluklardan birileriyle çevrelemişler.Ze zijn er geboren, of ze hebben zichzelf actief omringd met de juiste mensen.
Ya doğru topluluğun içinde büyümüşler, ya da kendilerini doğru topluluklardan birileriyle çevrelemişler.Είτε γεννήθηκαν σε αυτό το περιβάλλον είται ενεργά περιτριγύρισαν τους εαυτούς τους με τους σωστούς ανθρώπους.
Ya doğru topluluğun içinde büyümüşler, ya da kendilerini doğru topluluklardan birileriyle çevrelemişler.Вони або були народжені серед них, або навмисне оточили себе правильними людьми.
Ya doğru topluluğun içinde büyümüşler, ya da kendilerini doğru topluluklardan birileriyle çevrelemişler.Они либо родились среди этих людей, либо по собственной инициативе окружили себя подходящими людьми.