büyüleyici ile cümle
büyüleyici kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
Müze Kelt eserlerinden büyüleyici bir koleksiyona sahiptir.The museum has a fascinating collection of Celtic artifacts.
Şu bebeğin büyüleyici gözleri var.That baby has charming eyes.
Bayan Yamada büyüleyici Japon masalını düz Japoncaya çevirdi.Ms. Yamada translated the fascinating fairy tale into plain Japanese.
O büyüleyici bir kız.She's a glamorous girl.
O büyüleyici bir kadındı.She was a charming woman.
O büyüleyici bir kadındır.She is a charming woman.
Venedik'in büyüleyici bir şehir olduğunu düşünüyoruz.We think Venice is a fascinating city.
Komşumuz kendini büyüleyici bir at satın aldı.Our neighbour bought himself a charming horse.
Konuyu büyüleyici buldum.I found the subject fascinating.
Kate kız kardeşi kadar büyüleyici.Kate is as charming as her sister.
O büyüleyiciydi.It was mesmerizing.
Mary büyüleyici ve gizemli.Mary is fascinating and mysterious.
"Evet!", o, kulağıma büyüleyici sesiyle fısıldadı."Yes!", he whispered in my ear with his charming voice.
Bu büyüleyici.This is fascinating.
O büyüleyici.That's fascinating.
Bu gerçekten büyüleyici.That's just fascinating.
Tom büyüleyicidir.Tom is fascinating.
Sen büyüleyicisin.You're fascinating.
Büyüleyici görünüyor.It looks fascinating.
O büyüleyici görünüyor.That sounds fascinating.
Onu büyüleyici buldum.I found that fascinating.
O büyüleyici görünüyordu.She looked ravishing.
Sanırım o büyüleyici.I think it's fascinating.
Bu kesinlikle büyüleyici bir konudur.This is an absolutely fascinating topic.
O büyüleyici olmalı.That must be fascinating.
Büyüleyici bir hikayeydi.It was a fascinating story.
Havacılığın gelişme tarihi büyüleyicidir.The history of the development of aviation is fascinating.
O büyüleyici bir hikayeydi ve o onu iyi anlattı.It was a fascinating story, and he told it well.
Bu aslında bir tür büyüleyici.It's actually kind of fascinating.
Hiç şüphesiz, büyüleyici bir andı bu.That was without doubt a magical moment.
Ben büyüleyici olacağını düşünüyorum.I think that would be fascinating.
O büyüleyici ve karşı konulmaz.He's charming and irresistible.
Tom büyüleyici ve dayanılmaz.Tom is charming and irresistible.
Bir aksan büyüleyici veya rahatsız edici olabilir.An accent can be either charming or irritating.
Gece gökyüzü güzel ve büyüleyici.The night sky is beautiful and awe-inspiring.
Dedemin bana verdiği büyüleyici kitabı okumak için tüm gece oturdum.I was up all night reading the captivating book my grandfather gave me.
O gerçekten büyüleyici.It's really challenging.
Sualtı fotoğraflarını büyüleyici buluyorum.I find underwater photos fascinating.
Avustralya'nın büyüleyici olduğunu düşünüyorum..I think Australia is fascinating.
Mary büyüleyici görünüyordu.Mary looked ravishing.
Fadıl, Dania adlı büyüleyici bir kızla tanıştı.Fadil met a charming girl named Dania.
Mary büyüleyici ve çekicidir.Mary is charming and attractive.
Tom büyüleyici olduğumu düşündüğünü söyledi.Tom said he thought I'm charming.
Dilleri büyüleyici buluyorum.I find languages fascinating.
Leyla büyüleyici bir kadındı.Layla was a charming woman.
Büyüleyici bir biyografi okuyorum.I'm reading a fascinating biography.
Büyüleyici bir otobiyografi okuyorum.I'm reading a fascinating autobiography.
Büyüleyici bir anı yazısı okuyorumI'm reading a fascinating memoir.
Büyüleyici bir kitap okuyorum.I'm reading a fascinating book.
Bu büyüleyici bir kitap.This is a fascinating book.
Bu büyüleyici bir biyografi.This is a fascinating biography.
Bu kitap büyüleyici.This book is fascinating.
Bu biyografi büyüleyici.This biography is fascinating.
Mary, Tom'un şimdiye kadar gördüğü en büyüleyici yaratıktı.Mary was the most enchanting creature that Tom had ever seen.
O büyüleyici bir konuşmacı.He's a captivating speaker.
Tom bana Mary'nin büyüleyici olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary was charming.
Tom Mary'nin büyüleyici olduğunu söyledi.Tom said that Mary was charming.
Şehir merkezinde birçok büyüleyici eski bina var.There are many charming old buildings in the city center.
Yazlık tatil köyleri için büyüleyici bir reklam.It's a fascinating advertisement for summer resorts.
İnsanlar büyüleyici ve korkutucu.People are fascinating and scary.