büyükleri ile cümle

büyükleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu değişim merkezlerinden birisi aslında merkezlerinin en büyüklerinden birisi: Mt. Gox.Goxでしょうか ユーロや円、ドルなどに交換できます
Bu değişim merkezlerinden birisi aslında merkezlerinin en büyüklerinden birisi: Mt.These exchanges include- the major one is called Mt.
Bu değişim merkezlerinden birisi aslında merkezlerinin en büyüklerinden birisi:Największa z nich to "Mt.
Bu değişim merkezlerinden birisi aslında merkezlerinin en büyüklerinden birisi:Серед таких обмінників є один з найголовніших "Mt.
Bu kadınlar, eski yöntemlerle büyükleri tarafından eğitilmiş이 할머니들은 선조로부터 예전 방식 그대로 훈련 받은
Bu kadınlar, eski yöntemlerle büyükleri tarafından eğitilmiş Polinezyalı denizcilerin torunları.Ces femmes sont les descendantes des navigateurs polynésiens, formées aux anciennes coutumes par leur aînés.
Bu kadınlar, eski yöntemlerle büyükleri tarafından eğitilmiş Polinezyalı denizcilerin torunları.Essas mulheres são descendentes de navegadores polinésios, treinadas nos costumes antigos pelos seus anciãos.
Bu kadınlar, eski yöntemlerle büyükleri tarafından eğitilmiş Polinezyalı denizcilerin torunları.Estas mujeres son descendientes de navegantes polinesios, educadas a la vieja usanza por sus mayores.
Bu kadınlar, eski yöntemlerle büyükleri tarafından eğitilmiş Polinezyalı denizcilerin torunları.Ezek a nők polinéziai navigátorok leszármazottai, akiket megtanítottak az ősi tudásra a közösség idős tagjai.
Bu kadınlar, eski yöntemlerle büyükleri tarafından eğitilmiş Polinezyalı denizcilerin torunları.Para wanita ini adalah keturunan dari navigator Polinesia, dilatih dengan cara kuno oleh sesepuh mereka.
Bu kadınlar, eski yöntemlerle büyükleri tarafından eğitilmiş Polinezyalı denizcilerin torunları.Queste donne sono le discendenti di navigatori polinesiani, istruite alla vecchia maniera dai loro anziani.
Bu kadınlar, eski yöntemlerle büyükleri tarafından eğitilmiş Polinezyalı denizcilerin torunları.Te kobiety to potomkowie polinezyjskich żeglarzy, szkolonych według prawd przekazywanych przez ich starszyznę.
Bu kadınlar, eski yöntemlerle büyükleri tarafından eğitilmiş Polinezyalı denizcilerin torunları.Ty ženy jsou potomky polynéských mořeplavců školených dávnými postupy jejich předků.
Bu kadınlar, eski yöntemlerle büyükleri tarafından eğitilmiş Polinezyalı denizcilerin torunları.Тези жени са наследници на полинезийски навигатори, научени на старите обичаи от техните старейшини.
Bu kadınlar, eski yöntemlerle büyükleri tarafından eğitilmiş Polinezyalı denizcilerin torunları.Эти женщины - потомки полинезийских мореплавателей, которых когда-то давно обучали их старейшины.
Bu kadınlar, eski yöntemlerle büyükleri tarafından eğitilmişTieto ženy sú potomkovia
Bu kadınlar, eski yöntemlerle büyükleri tarafından eğitilmişΑυτές οι γυναίκες είναι απόγονοι
Bu kadınlar, eski yöntemlerle büyükleri tarafından eğitilmişЦі жінки є нащадками
Bu kadınlar, eski yöntemlerle büyükleri tarafından eğitilmişהנשים האלו הן צאצאיות של נווטים פולינזיים,
Bu kadınlar, eski yöntemlerle büyükleri tarafından eğitilmişان هذه النسوة هنَّ احفاد الملاحين البولينيزية
Bu kadınlar, eski yöntemlerle büyükleri tarafından eğitilmiş先祖古来の訓練を受けた ポリネシア航海士の
Bunlardan en büyükleri VVO, Sato ve Avara’dır.las más importantes son VVO, Sato y Avara.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.Aici este un drum marcat de plăci de calculatoare în unul din cele mai mari orașe unde se reciclează.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.Diese Straße ist mit Computer-Boards nur so übersät, das ist eine der größten Städte, wo recyclet wird.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.Dit is een weg die met printplaten van computers overspoeld is in een van steden met de meeste recycling.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.Isto é uma estrada consolidada com placas eletrónicas, numa das maiores cidades em que estão a reciclar.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.여긴 컴퓨터 보드에 의존해 생계를 이어가는, 대규모로 재활용이 이뤄지는 마을 중 한 곳의 도로입니다.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.Questa è una strada inondata di schede dei computer in una delle più grandi città in cui riciclano.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.Ta droga została zbudowana na układach komputerowych, w jednym z największych recyclingujących miast.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.Toto je silnice obsypaná počítačovými deskami v jednom z největších měst, kde je recyklují.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.זוהי דרך שגושרה על ידי לוחות מחשב באחת הערים הגדולות שבה הם ממחזרים.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.هذا هو الطريق الذي عبد من قبل لوحات الكمبيوتر في واحدة من أكبر المدن حيث يقومون بإعادة التدوير.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.コンピューターボードで固められた道です 以上がお見せしたかった写真です
Büyüklerime saygı duyup, Baek Seung Jo'ya iyi bir eş olacağıma söz veriyorumIk beloof dat de ouderen zal respecteren en een goede vrouw voor hem zijn.
Büyüklerime saygı duyup, Baek Seung Jo'ya iyi bir eş olacağıma söz veriyorumJAg lovar att jag kommer å respektera dom äldre och vara en god fru till honom.
Büyüklerime saygı duyup, Baek Seung Jo'ya iyi bir eş olacağıma söz veriyorumJe promets que je respecterai les aînés et serai une bonne épouse pour lui.
Büyüklerime saygı duyup, Baek Seung Jo'ya iyi bir eş olacağıma söz veriyorumObljubljam, da bom spoštovala starejše in da mu bom dobra žena.
Büyüklerime saygı duyup, Baek Seung Jo'ya iyi bir eş olacağıma söz veriyorumPrometto di rispettare gli anziani e di essere una buona moglie per lui.
Büyüklerime saygı duyup, Baek Seung Jo'ya iyi bir eş olacağıma söz veriyorumPromit sa ii respect pe cei mai in varsta, si sa fiu o buna sotie pentru el.
Büyüklerime saygı duyup, Baek Seung Jo'ya iyi bir eş olacağıma söz veriyorumPrzyrzekam szanować starszych i być dobrą żoną dla niego
Büyüklerime saygı duyup, Baek Seung Jo'ya iyi bir eş olacağıma söz veriyorumSaya berjanji akan saling menghormati, dan menjadi istri yang baik baginya.
Büyüklerime saygı duyup, Baek Seung Jo'ya iyi bir eş olacağıma söz veriyorumTôi hứa sẽ kính trọng các bậc cao niên, và sẽ làm một người vợ hiền của anh ấy
Büyüklerime saygı duyup, Baek Seung Jo'ya iyi bir eş olacağıma söz veriyorumΥπόσχομαι ότι θα σέβομαι τους μεγαλύτερους, και θα είμαι καλή σύζυγος σ'αυτόν.
Büyüklerime saygı duyup, Baek Seung Jo'ya iyi bir eş olacağıma söz veriyorumЯ обещаю, что буду уважать старших и буду хорошей женой.
Büyüklerime saygı duyup, Baek Seung Jo'ya iyi bir eş olacağıma söz veriyorum.מבטיחה לכבד את המבוגרים, ולהיות לרעיה טובה לחתן
Büyüklerime saygı duyup, Baek Seung Jo'ya iyi bir eş olacağıma söz veriyorumأعدك سأحترم الكبار و أكون زوجه جيده لك
Büyüklerime saygı duyup, Baek Seung Jo'ya iyi bir eş olacağıma söz veriyorum私達が子供であった時から 新婦の父と私は親友です
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."Cô bé giao cho những đứa trẻ lớn hơn chăm sóc những đứa bé hơn.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."E ha assegnato uno dei bimbi più grandi a ciascuno dei bimbi più piccoli.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."Et elle a assigné à chacun des plus jeunes un enfant plus âgé.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."I do każdego z młodszych przydzieliła jedno starsze.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."그리고 큰 아이들에게 각자 담당할 작은 아이들을 정해 주었고
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."Și a pus câte-un copil mare să aibă grijă de unul mic.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi." "Sonra bir de görev dağılımı listesi yaptı.""com os nomes de todos os miúdos mais velhos e mais novos.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."Und sie teilte jedem älteren eines der jüngeren Kinder zu.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."Y a cada uno de los niños mayores le asignó uno de los pequeños.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."Ze koppelde elk van de oudere kinderen aan een van de jongere.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."Και ανέθεσε το κάθε μεγάλο παιδί σε κάποιο μικρό.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."За всяко от по-малките деца имаше по едно по-голямо дете.
"Büyüklerin her birini bir bebeğin bakımıyla görevlendirdi."И поручила каждому ребенку постарше ухаживать за ребенком помладше.

İlgili Sayfalar