büyükleri ile cümle

büyükleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Dar człowieczy plac mu czyni, i przed wielmożnych przywodzi go.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Darurile unui om îi fac loc, şi -i deschid intrarea înaintea celor mari. -
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Das Geschenk des Menschen macht ihm Raum und bringt ihn vor die großen Herren.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Een goed geschenk geeft iemand de ruimte en opent deuren naar vooraanstaanden.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.El dar regalos le abre camino a un hombre, y le conduce a la presencia de los grandes
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Et menneskes gave gir ham rum og fører ham frem for store herrer.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Gaver åbner et Menneske Vej og fører ham hen til de store.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Gåvor öppna väg för en människa och föra henne fram inför de store.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Hadiah membuka jalan dan mengantar orang kepada orang-orang besar
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Il dono fa largo all'uomo e lo introduce alla presenza dei grandi
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.선물은 그 사람의 길을 너그럽게 하며 또 존귀한 자의 앞으로 그를 인도하느니라
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Lahja avartaa alat ihmiselle ja vie hänet isoisten pariin.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Les présents d`un homme lui élargissent la voie, Et lui donnent accès auprès des grands.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.O presente do homem alarga-lhe o caminho, e leva-o � presença dos grandes.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Το δωρον του ανθρωπου ανοιγει τοπον εις αυτον, και φερει αυτον εμπροσθεν των μεγαλων.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Подарок у человека дает ему простор и до вельмождоведет его.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Подаръкът, който дава човек, отваря място за него, И го привежда пред големците.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.מתן אדם ירחיב לו ולפני גדלים ינחנו׃
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.هدية الانسان ترحب له وتهديه الى امام العظماء.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.人 的 禮 物 、 為 他 開 路 、 引 他 到 高 位 的 人 面 前
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.人 的 禮物 、 為他開路 、 引 他 到 高位 的 人 面前
Bahar en büyükleri olduğundan, en fazla harçlığı o alıyor.Naďa je nejstarší a má nejvyšší kapesné.
Bahar en büyükleri olduğundan, en fazla harçlığı o alıyor.Nadia a legidősebb, neki van a legnagyobb jövedelme.
Bahar en büyükleri olduğundan, en fazla harçlığı o alıyor.Nadia er den ældste og får flest lommepenge.
Bahar en büyükleri olduğundan, en fazla harçlığı o alıyor.Nadia es la mayor y obtiene el mayor subsidio.
Bahar en büyükleri olduğundan, en fazla harçlığı o alıyor.Nadia est la plus agée et a le plus grand montant d'argent de poche.
Bahar en büyükleri olduğundan, en fazla harçlığı o alıyor.Nadia is de oudste en krijgt het meeste zakgeld.
Bahar en büyükleri olduğundan, en fazla harçlığı o alıyor.Надя е най-голяма и получава най-много джобни.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Cuando logremos hacerlo así de pequeño será mucho más fácil ampliarlo.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Dacă-l putem face atât de mic, va fi mult mai ușor să-l facem mai mare.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Jeśli uda się stworzyć małą protezę, o wiele łatwiej będzie zrobić większe.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.일단 작은 의수를 만들 수 있으면 큰것을 만드는 것은 훨씬 더 쉽지요.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Một khi chúng ta có thể làm nó nhỏ đến vậy thì việc làm nó to ra cũng dễ hơn nhiều.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Se riusciamo a farne di piccoli, sarà molto più facile farne di più grandi.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Sobald wir ihn so klein machen können, ist es viel leichter ihn größer zu machen.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Une fois qu'on pourra le faire aussi petit, ce sera plus facile de les faire plus gros.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Zodra we het op zo klein formaat kunnen, is het veel eenvoudiger om ze groter te maken.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Αφού μπορούμε να το κάνουμε μικρό, είναι πολύ πιο εύκολο να το κάνουμε μεγαλύτερο.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Как только мы научимся делать такие маленькие руки, сделать их крупнее будет гораздо проще.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.След като я направим толкова малка, ще ни бъде много по-лесно да я направим по-голяма.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.ברגע שנוכל לעשות אותה כזו קטנה, קל בהרבה להגדיל אותן.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.وعندما نتمكن من جعلها صغيرةً بذلك الحجم ، سيكون من الأسهل علينا جعلها بأحجام أكبر.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.それを大きくするのは簡単です これらが我々の目標です
Biz büyükleri doyuruyoruz.Chúng tôi đang cho người già ăn.
Biz büyükleri doyuruyoruz.Diamo da mangiare agli anziani.
Biz büyükleri doyuruyoruz.Estamos a alimentar os seniores.
Biz büyükleri doyuruyoruz.Estamos alimentando a personas de edad.
Biz büyükleri doyuruyoruz.Hrănim seniori.
Biz büyükleri doyuruyoruz.Kami memberikan makanan pada para orang tua.
Biz büyükleri doyuruyoruz.Nous nourrissons des seniors.
Biz büyükleri doyuruyoruz.To, co vypěstujeme, dáváme seniorům.
Biz büyükleri doyuruyoruz.Мы кормим пожилых людей.
Biz büyükleri doyuruyoruz.Ние храним възрастните.
Bizler de içtenlikle babaların ve aile büyüklerinin artık yetişkin olmuş çocuklarıylaמתוך רגשות אהבה, נוכל לדמיין אבות ואפוטרופוסים עם בניהם שהפכו זה עתה לבוגרים
Bizler de içtenlikle babaların ve aile büyüklerinin artık yetişkin olmuş çocuklarıylaيمكننا تصور الآباء وأولياء الأمور يمشون بمحبة مع أولادهم الذين بلغوا سن الرشد
Böylece konuşmamı kapatıyorum. Onlar benim büyüklerim.마지막 멘트를 드리기 전에 화면에 제 부모님의 사진을 소개합니다.
Böylece konuşmamı kapatıyorum. Onlar benim büyüklerim.Vorrei concludere così: questi sono i miei genitori.
Böylece konuşmamı kapatıyorum. Onlar benim büyüklerim.אז אסיים עם זה. אלה האנשים המבוגרים יותר שלי.
Böylece konuşmamı kapatıyorum. Onlar benim büyüklerim.لذا ، فإنني سانهي مع هذا. هذه هي رسالتي للمسنين.
Böylece konuşmamı kapatıyorum. Onlar benim büyüklerim.フォークナーの言葉 "過去は死んでない

İlgili Sayfalar