büyükler ile cümle
büyükler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Modelleri dinden, kültürden, öğretmenlerden, büyüklerimizden ediniriz.Chúng ta lấy chúng từ tôn giáo, từ văn hóa giáo viên, người già.
Modelleri dinden, kültürden, öğretmenlerden, büyüklerimizden ediniriz.Dari agama, kebudayaan, guru, tetua.
Modelleri dinden, kültürden, öğretmenlerden, büyüklerimizden ediniriz.Dostávame ich z náboženstva, kultúry, učiteľov, starších.
Modelleri dinden, kültürden, öğretmenlerden, büyüklerimizden ediniriz.우리는 종교나, 문화나, 스승이나, 어르신분들로부터 모델을 얻습니다.
Modelleri dinden, kültürden, öğretmenlerden, büyüklerimizden ediniriz.Le avem din religie, cultură, profesori, strămoși.
Modelleri dinden, kültürden, öğretmenlerden, büyüklerimizden ediniriz.Li prendiamo dalla religione, dalla cultura, dai maestri, dagli anziani.
Modelleri dinden, kültürden, öğretmenlerden, büyüklerimizden ediniriz.Los obtenemos de la religión, de la cultura, de los profesores, de los mayores.
Modelleri dinden, kültürden, öğretmenlerden, büyüklerimizden ediniriz.Nous les trouvons dans la religion, la culture, chez les enseignants, chez nos aînés.
Modelleri dinden, kültürden, öğretmenlerden, büyüklerimizden ediniriz.Od náboženství, z kultury, od učitelů, starších.
Modelleri dinden, kültürden, öğretmenlerden, büyüklerimizden ediniriz.We krijgen ze van religie, cultuur, leraren, ouderen.
Modelleri dinden, kültürden, öğretmenlerden, büyüklerimizden ediniriz.Wir bekommen sie von Religion, Kultur, Lehrern, Älteren.
Modelleri dinden, kültürden, öğretmenlerden, büyüklerimizden ediniriz.Τα παίρνουμε από τη θρησκεία, τον πολιτισμό, τους δασκάλους, τους μεγαλύτερους.
Modelleri dinden, kültürden, öğretmenlerden, büyüklerimizden ediniriz.Възприемаме ги от религията, културата, учителите ни, по-възрастните от нас.
Modelleri dinden, kültürden, öğretmenlerden, büyüklerimizden ediniriz.Они достаются нам из религии, из культуры, от учителей, от родителей.
Modelleri dinden, kültürden, öğretmenlerden, büyüklerimizden ediniriz.אנחנו מקבלים אותם מהדת, מהמסורת, ממורים, מזקנים.
Modelleri dinden, kültürden, öğretmenlerden, büyüklerimizden ediniriz.نحصل عليها من الدين، الثقافة، المعلمين، كبار السن.
Modelleri dinden, kültürden, öğretmenlerden, büyüklerimizden ediniriz.教師や長老から得ます 数年前 私は
Neden büyüklerimizle ve benzer durumdaki kişilerle bu tarz konuşmalar yapamıyoruz?De ce n-am putea avea astfel de conversații cu vârstnicii noștri și cu cei care se apropie de acel moment?
Neden büyüklerimizle ve benzer durumdaki kişilerle bu tarz konuşmalar yapamıyoruz?Hvorfor har vi ikke denne slags samtaler med vores egen ældre og folk der nærmer sig dette?
Neden büyüklerimizle ve benzer durumdaki kişilerle bu tarz konuşmalar yapamıyoruz?우리 할아버지 할머니나 그 길에 가까이 가고 있는 사람들과 이런 대화를 해보면 어떨까요?
Neden büyüklerimizle ve benzer durumdaki kişilerle bu tarz konuşmalar yapamıyoruz?Pourquoi ne pas avoir ce genre de discussion avec nos propres ainés et ceux qui approchent de la fin ?
Neden büyüklerimizle ve benzer durumdaki kişilerle bu tarz konuşmalar yapamıyoruz?Prečo by sme nemali o tom rozprávať s našimi staršími členmi rodiny a s ľuďmi, ktorých by sa to mohlo týkať?
Neden büyüklerimizle ve benzer durumdaki kişilerle bu tarz konuşmalar yapamıyoruz?Proč bychom nemohli vést takový rozhovor s našimi vlastními seniory a s lidmi, kteří se k tomuhle možná blíží?
Neden büyüklerimizle ve benzer durumdaki kişilerle bu tarz konuşmalar yapamıyoruz?מדוע שלא יהיו לנו שיחות כאלה עם הזקנים שלנו ועם אנשים שאולי מתקרבים לשם?
Neden büyüklerimizle ve benzer durumdaki kişilerle bu tarz konuşmalar yapamıyoruz?لما لا نستطيع إجراء مثل هذه الحوارات مع شيوخنا و مع الأشخاص الذين قد يصلون لهذه المرحلة؟
Neden büyüklerimizle ve benzer durumdaki kişilerle bu tarz konuşmalar yapamıyoruz?お年寄りや 死が近い人と持ちましょう できる事が2つ
Onlar benim büyüklerim.Acestia sunt inaintasii mei.
Onlar benim büyüklerim.Das sind meine älteren Leute.
Onlar benim büyüklerim.Đây là các bậc tiền bối của tôi.
Onlar benim büyüklerim.Dit zijn mijn oudere mensen.
Onlar benim büyüklerim.Estes são os meus pais. Faulkner disse um dia:
Onlar benim büyüklerim.Estos son mis mayores
Onlar benim büyüklerim.Ezek az idősebb embereim.
Onlar benim büyüklerim.Faulkner sa en gång:
Onlar benim büyüklerim.Ini adalah orang tua saya.
Onlar benim büyüklerim.(Oh, ce sont mes parents !).
Onlar benim büyüklerim.To są moi staruszkowie.
Onlar benim büyüklerim.To so moji starejši ljudje.
Onlar benim büyüklerim.Toto jsou moji starší lidé.
Onlar benim büyüklerim.Αυτοί είναι οι μεγαλύτεροι άνθρωποι μου.
Onlar benim büyüklerim.О це - пара за нашого третього експерименту.
Onlar benim büyüklerim.Това са родителите ми.
Onlar iflas edemeyecek kadar büyükler.De er for store til at falde.
Onlar iflas edemeyecek kadar büyükler.Są zbyt wielcy żeby ponieść klęskę.
Onlar iflas edemeyecek kadar büyükler.SIE... sind 'sysTEMrelevant'.
Onlar iflas edemeyecek kadar büyükler.Είναι πολύ δυνατοί για να αποτύχουν.
Onlar iflas edemeyecek kadar büyükler.Те са прекалено големи, за да се провалят.
Operatörler tasarımı severler ve dünyanın en büyüklerinde bazıları bizim danışma gurubumuza katıldı.Gli operatori amano il design ed alcuni dei più grandi gruppi hanno preso parte al gruppo consultivo.
Operatörler tasarımı severler ve dünyanın en büyüklerinde bazıları bizim danışma gurubumuza katıldı.Les opérateurs adorent le design. et certains des plus grands ont rejoins notre groupe consultatif.
Operatörler tasarımı severler ve dünyanın en büyüklerinde bazıları bizim danışma gurubumuza katıldı.Netzbetreiber mögen das Design und einige der Größten der Welt sind unserem Beratungsgremium beigetreten.
- örneğin sodyum ve klorür ise oldukça büyükler. - molekülerin gerçek büyüklüklerine kadar girmeyeceğim양성자만 남아있는 것처럼 보이죠 반면에 나트륨과 염소는 눈에띄게 크죠 정확히 얼마만큼 큰지는 하지 않겠지만
- örneğin sodyum ve klorür ise oldukça büyükler. - molekülerin gerçek büyüklüklerine kadar girmeyeceğimNatrium und Chlor sind deutlich größer.
- örneğin sodyum ve klorür ise oldukça büyükler. - molekülerin gerçek büyüklüklerine kadar girmeyeceğimSód i chlor są natomiast relatywnie duże. Nie chcę się teraz zajmować rozmiarami atomów, ale...
Öteki taraftan, inanılmaz derecede büyükler, hayal edebileceğiniz kadar genişler.Aber in der anderen Dimension sind sie unglaublich weit, so weit, wie sie sich vorstellen können.
Öteki taraftan, inanılmaz derecede büyükler, hayal edebileceğiniz kadar genişler.Avšak niektoré dosahujú neuveriteľné rozmery, kedy môžu byť také obrovské ako si len viete predstaviť.
Öteki taraftan, inanılmaz derecede büyükler, hayal edebileceğiniz kadar genişler.Jednak w innym wymiarze są ogromne, jak tylko można sobie wyobrazić.
Öteki taraftan, inanılmaz derecede büyükler, hayal edebileceğiniz kadar genişler.하지만 다른 면에서는 상상도 못 하게 광대합니다. 하지만 다른 면에서는 상상도 못 하게 광대합니다.
Öteki taraftan, inanılmaz derecede büyükler, hayal edebileceğiniz kadar genişler.Maar op een andere manier zijn ze ongelooflijk uitgebreid. Zo uitgebreid als je je maar kunt voorstellen.
Öteki taraftan, inanılmaz derecede büyükler, hayal edebileceğiniz kadar genişler.Mais dans l'autre dimension, ils sont incroyablement grands, aussi grands que vous pouvez imaginer.
Öteki taraftan, inanılmaz derecede büyükler, hayal edebileceğiniz kadar genişler.Ma nell'altra dimensione sono incredibilmente ampi, quanto potete immaginare.