büyükanne ile cümle
büyükanne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
- Selam, Büyükanne.- Hola, abuela.
- Selam, Büyükanne.Как хорошо, что вы ещё здесь.
Sen de şu ormandan geçip büyükannesinin evine giden küçük kırmızı başlıklı kız olmak istemez miydin?Ne veux-tu pas être le Petit Chaperon Rouge traversant cette forêt pour aller chez Mère Grand?
Sen de şu ormandan geçip büyükannesinin evine giden küçük kırmızı başlıklı kız olmak istemez miydin?Nie masz ochoty być czerwonym kapturkiem biegnącym do domku babci przez ten gąszcz?
Sen de şu ormandan geçip büyükannesinin evine giden küçük kırmızı başlıklı kız olmak istemez miydin?Wil je niet dolgraag Roodkapje zijn dat door dat bos naar grootmoeder huppelt?
Sen de şu ormandan geçip büyükannesinin evine giden küçük kırmızı başlıklı kız olmak istemez miydin?Will man da nicht einfach Rotkäppchen sein und durch diesen Wald zu Großmutters Haus hüpfen?
Sen de şu ormandan geçip büyükannesinin evine giden küçük kırmızı başlıklı kız olmak istemez miydin?Δεν θα ήθελες να είσαι η μικρή κοκκινοσκουφίτσα πηγαίνοντας στο σπίτι της γιαγιάς μεσα από αυτό το 'δάσος'?
Sen de şu ormandan geçip büyükannesinin evine giden küçük kırmızı başlıklı kız olmak istemez miydin?Сразу хочется превратиться в Красную Шапочку и прогуляться по этому дремучему лесу.
Sen de şu ormandan geçip büyükannesinin evine giden küçük kırmızı başlıklı kız olmak istemez miydin?でも今日は彼じゃなくて、あたしに会いに来たのよ
Seung Jo, büyükannen ve annenin mezarlarını ziyaret etmek istedi.Seung Jo a vrut sa aduca un omagiu bunicii si mamei tale.
Seung Jo, büyükannen ve annenin mezarlarını ziyaret etmek istedi.Seung Jo chciał przywitać twoją babcię i mamę.
Seung Jo, büyükannen ve annenin mezarlarını ziyaret etmek istedi.Seung Jo ingin bertemu dengan Nenek dan Ibumu.
Seung Jo, büyükannen ve annenin mezarlarını ziyaret etmek istedi.Seung Jo je hotel pozdraviti tvojo mamo in babico.
Seung Jo, büyükannen ve annenin mezarlarını ziyaret etmek istedi.Seung Jo muốn đi thăm bà và mẹ con
Seung Jo, büyükannen ve annenin mezarlarını ziyaret etmek istedi.Seung JO ville hälsa på din mormor och mamma.
Seung Jo, büyükannen ve annenin mezarlarını ziyaret etmek istedi.Seung Jo voleva salutare tua madre e tua nonna.
Seung Jo, büyükannen ve annenin mezarlarını ziyaret etmek istedi.Seung Jo voulait saluer ta grand-mère et ta maman.
Seung Jo, büyükannen ve annenin mezarlarını ziyaret etmek istedi.Seung jo wilde je oma en moeder groeten.
Seung Jo, büyükannen ve annenin mezarlarını ziyaret etmek istedi.Seung Jo wollte deine Großmutter und Mutter grüßen.
Seung Jo, büyükannen ve annenin mezarlarını ziyaret etmek istedi.Ο Σουνγκ Τζο ήθελε να χαιρετήσει την γιαγιά σου και την μαμά σου.
Seung Jo, büyükannen ve annenin mezarlarını ziyaret etmek istedi.Сын Чжо хотел поприветствовать твоих маму и бабушку.
Seung Jo, büyükannen ve annenin mezarlarını ziyaret etmek istedi.סן גו רצה להכיר ולברך את אימך וסבתך
Seung Jo, büyükannen ve annenin mezarlarını ziyaret etmek istedi.سيونغ جو يريد يلقي التحية على جدتك و أمك
Seung Jo, büyükannen ve annenin mezarlarını ziyaret etmek istedi.私は忙しくて思いもしなかったんだが...
Sizin ve kuzenlerinizin ortak bir büyükanne ya da büyükbabası var.Anda dan sepupu anda punya kakek nenek yang sama.
Sizin ve kuzenlerinizin ortak bir büyükanne ya da büyükbabası var.Jij en je neven en nichten hebben dezelfde grootouders.
Sizin ve kuzenlerinizin ortak bir büyükanne ya da büyükbabası var.여러분과 여러분의 사촌은 공통의 조부모를 공유합니다.
Sizin ve kuzenlerinizin ortak bir büyükanne ya da büyükbabası var.Razem z kuzynami macie wspólnych dziadków.
Sizin ve kuzenlerinizin ortak bir büyükanne ya da büyükbabası var.Sie und Ihre Cousins haben gemeinsame Großeltern.
Sizin ve kuzenlerinizin ortak bir büyükanne ya da büyükbabası var.Tú y tus primos, comparten abuelos comunes.
Sizin ve kuzenlerinizin ortak bir büyükanne ya da büyükbabası var.Verişorii voştri au un bunic în comun.
Sizin ve kuzenlerinizin ortak bir büyükanne ya da büyükbabası var.Voi e i vostri cugini avete dei nonni in comune.
Sizin ve kuzenlerinizin ortak bir büyükanne ya da büyükbabası var.Vous et vos cousins partagez un grand-parent en commun.
Sizin ve kuzenlerinizin ortak bir büyükanne ya da büyükbabası var.А с двоюродными братьями и сестрами у вас общие бабушки и дедушки.
Sizin ve kuzenlerinizin ortak bir büyükanne ya da büyükbabası var.Вие и вашите братовчеди имате общи баби и дядовци.
Sizin ve kuzenlerinizin ortak bir büyükanne ya da büyükbabası var.אתה ובנות הדוד שלך חולקים סבא משותף.
Sizin ve kuzenlerinizin ortak bir büyükanne ya da büyükbabası var.أنت وأبناء عمومتك، وجدكم
Sizin ve kuzenlerinizin ortak bir büyükanne ya da büyükbabası var.そうやってどんどん過去にさかのぼり
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım: "Evlat, Kaddafi'ye diren. Onunla savaş.Nigdy nie zapomniałam słów mojej babci zmarłej na emigracji: " Walcz z Kaddafim.
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım: "Evlat, Kaddafi'ye diren. Onunla savaş.Sosem felejtem el a nagyanyám szavait, aki száműzetésben halt meg: "Fiam, állj ellen Kadhafi-nak.
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım:Ich habe die Worte meiner Großmutter niemals vergessen, die im Exil ums Leben gekommen ist:
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım:Ik ben nooit de woorden van mijn grootmoeder vergeten die in ballingschap stierf:
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım:Je n'ai vraiment jamais, jamais oublié les mots de ma grand-mère qui est morte en exil :
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım:저는 할머니가 망명 중 돌아가실 때 저에게 했던 말을 한번도 잊은 적이 없습니다:
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım:Nikdy nezabudnem na slová mojej starej mamy, ktorá umrela v exile:
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım:Nikdy nezapomenu na slova mé babičky, která zemřela v exilu:
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım:Non ho mai e poi mai dimenticato le parole di mia nonna che è morta in esilio:
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım:Nu am uitat niciodată cuvintele bunicii mele care a murit în exil:
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım:Nunca, nunca esqueci as palavras da minha avó que morreu em exílio:
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım:Nunca, nunca he olvidado las palabras de mi abuela que murió en el exilio:
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım:Tôi chưa bao giờ quên những lời bà tôi dặn dò - bà đã qua đời trong cảnh tha hương:
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım:Ποτέ δεν ξέχασα τα λόγια της γιαγιάς μου που πέθανε εξόριστη
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım:Никога, никога няма да забравя думите на баба ми, която почина като заточеник:
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım:Я никогда не забываю слова своей бабушки которая умерла в ссылке:
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım:מעולם לא שכחתי ולא אשכח את המילים של סבתא שלי שהלכה לעולמה בגלותה:
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım:لم أنس أبداً كلمات جدتى التى ماتت فى المنفي
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım:亡命中に亡くなった祖母の言葉を 「息子よ カダフィに抵抗し 戦いなさい
Tutulması zordu ve sadece büyükannesine bir kuzu kadar nazikti.Era difícil retenerla, y sólo con su abuela se comportaba gentilmente.
Tutulması zordu ve sadece büyükannesine bir kuzu kadar nazikti.И единственным человеком, с которым Фелиция была смирной, была её бабушка.
Var oluş amacım ne? Büyükanne!Care este scopul existenþei, bunico?