büyükanne ile cümle
büyükanne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Büyükannesi bence köyün bilge anası gibiydi. Evi her gün ziyaretçilerle dolup taşardı.là một người hiểu biết, và là người mà dân làng thường hay ghé thăm.
Büyükannesi bence köyün bilge anası gibiydi.제게 현숙이의 외할머니가 마을의 현명한 어른으로 비춰졌었고
Büyükannesi bence köyün bilge anası gibiydi.נראתה כאחת מזקני הכפר, האדם שכולם --
Büyükannesi bence köyün bilge anası gibiydi.بدت كأنها حكيمة القرية بشكل ما، و الشخص الذي يلجأ إليه الجميع
Büyükannesi bence köyün bilge anası gibiydi.一日中人々がおばあちゃんを訪ねて 来ていたことに気がつきました
"büyükannesine, yani senin annene, ona bir aile bulacağım sözünü vermiştim"당신의 어머니인 현숙이의 외할머니와 가족을 찾아 주기로 약속을 했는데
"büyükannesine, yani senin annene, ona bir aile bulacağım sözünü vermiştim""Ouça, estou muito contente por a Hyun Sook ter uma família com quem viver.
"büyükannesine, yani senin annene, ona bir aile bulacağım sözünü vermiştim"הבטחתי לסבתא שלה, אמא שלך, שאני אמצא משפחה,
"büyükannesine, yani senin annene, ona bir aile bulacağım sözünü vermiştim"وعدت جدتها، والدتك، أن أجد عائلة لها،
"büyükannesine, yani senin annene, ona bir aile bulacağım sözünü vermiştim"あなた達が彼女の面倒をみると聞いてとても喜んでいます」
Büyükannesinin arka bahçesindeydi, birşey gördü ve ağlamaya başladı.A nagymamája kertjében volt, mikor meglátott valamit, amitől kitörtek belőle a könnyek.
Büyükannesinin arka bahçesindeydi, birşey gördü ve ağlamaya başladı.Bà ở trong sân sau nhà bà ngoại và bà đã thấy 1 thứ làm bà sụp đổ trong nước mắt
Büyükannesinin arka bahçesindeydi, birşey gördü ve ağlamaya başladı.Była u babci w ogrodzie i zobaczyła coś, co sprawiło, że wybuchnęła płaczem.
Büyükannesinin arka bahçesindeydi, birşey gördü ve ağlamaya başladı.Byla zrovna na zahrádce své babičky, když uviděla něco, co ji přimělo k slzám.
Büyükannesinin arka bahçesindeydi, birşey gördü ve ağlamaya başladı.Dia sedang berada di halaman belakang rumah neneknya, dan dia melihat sesuatu yang membuatnya menangis.
Büyükannesinin arka bahçesindeydi, birşey gördü ve ağlamaya başladı.Elle était dans le jardin de sa grand-mère, et elle a vu quelque chose qui l'a faite fondre en larmes.
Büyükannesinin arka bahçesindeydi, birşey gördü ve ağlamaya başladı.Estaba en el patio trasero de su abuela, y vio algo que la hizo romper en llanto.
Büyükannesinin arka bahçesindeydi, birşey gördü ve ağlamaya başladı.그녀의 할머니의 뒷 마당에 있었을 때 그녀를 눈물로 무너지게 만들었던 무언가를 보았습니다.
Büyükannesinin arka bahçesindeydi, birşey gördü ve ağlamaya başladı.Se afla în grădina bunicii ei şi a văzut ceva ce a redus-o la lacrimi.
Büyükannesinin arka bahçesindeydi, birşey gördü ve ağlamaya başladı.Sie war im Hinterhof ihrer Großmutter, und sah etwas, das sie in Tränen ausbrechen ließ.
Büyükannesinin arka bahçesindeydi, birşey gördü ve ağlamaya başladı.Si trovava nel giardino di sua nonna, e ha visto qualcosa che l'ha fatta scoppiare in lacrime.
Büyükannesinin arka bahçesindeydi, birşey gördü ve ağlamaya başladı.Stala je na dvorišču svoje babice in videla nekaj, kar jo je spravilo v jok.
Büyükannesinin arka bahçesindeydi, birşey gördü ve ağlamaya başladı.Ze was in de tuin van haar grootmoeder en ze zag iets dat haar in tranen deed uitbarsten.
Büyükannesinin arka bahçesindeydi, birşey gördü ve ağlamaya başladı.Βρισκόταν στην πίσω αυλή της γιαγιάς της και είδε κάτι που την έκανε να βάλει τα κλάματα.
Büyükannesinin arka bahçesindeydi, birşey gördü ve ağlamaya başladı.Била в двора на баба си и видяла нещо, което я съкрушило до сълзи.
Büyükannesinin arka bahçesindeydi, birşey gördü ve ağlamaya başladı.Она была во дворе дома её бабушки и увидела что-то, что заставило её разрыдаться.
Büyükannesinin arka bahçesindeydi, birşey gördü ve ağlamaya başladı.היא הייתה בחצר של סבתה, והיא ראתה משהו שגרם לה לפרוץ בדמעות.
Büyükannesinin arka bahçesindeydi, birşey gördü ve ağlamaya başladı.كانت في الفناء الخلفي بمنزل جدتها، عندما رأت شيئا جعلها تشرع بالبكاء.
Büyükannesinin arka bahçesindeydi, birşey gördü ve ağlamaya başladı.泣き崩れるほどの光景を見ました それは
Büyükannesinin sorunlarının... ...onun intihar etmeye çalışmasıyla bir ilgisi yoktur, değil mi?Choroba jej babki nie ma nic wspólnego... z jej próbami samobójczymi, tak?
Büyükannesinin sorunlarının... ...onun intihar etmeye çalışmasıyla bir ilgisi yoktur, değil mi?Die Geschichte ihrer Großmutter hat doch wohl nichts zu tun mit Young-goons Selbstmordversuch, oder?
Büyükannesinin sorunlarının... ...onun intihar etmeye çalışmasıyla bir ilgisi yoktur, değil mi?Încercarea bunicii sale n-ar fi avut de-a face... ... cu încercarea de sinucidere a lui Young-goon, nu?
Büyükannesinin sorunlarının... ...onun intihar etmeye çalışmasıyla bir ilgisi yoktur, değil mi?J'espère qu'il n'y a pas de lien entre la maladie de ma mère... et sa tentative de suicide.
Büyükannesi şizofrenmiş.Bunica ei era schizofrenicã.
Büyükannesi şizofrenmiş. Fare olduğunu zannediyormuş.Sa grand-mère était schizophrène, elle se prenait pour une souris.
Büyükannesi şizofrenmiş.Ihre Großmutter war schizophren.
Büyükannesi şizofrenmiş.Jej babcia miała schizofrenię.
Büyükannesi şizofrenmiş.Η γιαγιά της είχε σχιζοφρένεια.
Büyükannesiyle görüşmem mümkün mü?Editors / KIM Sang- bum, KIM Jae- bum Czy mogę poznać jej babkę?
Büyükannesiyle görüşmem mümkün mü?O pot cunoaºte pe bunica ei?
Büyükannesiyle görüşmem mümkün mü?Pourrais-je rencontrer votre mère ?
Büyükannesiyle görüşmem mümkün mü?Schnitt KIM Sang-bum, KIM Jae-bum Kann ich die Großmutter sprechen?
Büyükannesiyle görüşmem mümkün mü?Θα μπορούσα να γνωρίσω την γιαγιά της;
Büyükanne ve büyükbabalar ayrı bir aileyi oluştururlar.Isovanhemmat muodostavat erillisen perheen.
Büyükanne ve büyükbabalar ayrı bir aileyi oluştururlar.Los abuelos forman entre ellos otra familia diferente.
Büyükanne ve büyükbabalar ayrı bir aileyi oluştururlar.Mor- eller farföräldrarna bildar en egen familj.
Büyükanne ve büyükbabalar ayrı bir aileyi oluştururlar.Бабушки с дедушками являются отдельной семьёй.
Büyükanne ve büyükbabalar ayrı bir aileyi oluştururlar.الأجداد يشكلون عائلة مختلفة.
Büyükanne ve büyükbabanız huzurlu insanlardı.1つの場所に平和がたくさんありますか?
Büyükanne ve büyükbabanız huzurlu insanlardı.A nagyapád és nagyanyád is békés ember volt.
Büyükanne ve büyükbabanız huzurlu insanlardı.Bunicii voştri au fost oameni paşnici.
Büyükanne ve büyükbabanız huzurlu insanlardı.Eure großelten waren friedvolle Menschen.
Büyükanne ve büyükbabanız huzurlu insanlardı.I vostri nonni erano gente pacifica.
Büyükanne ve büyükbabanız huzurlu insanlardı.당신의 조부모님도 평화로운 사람이군요.
Büyükanne ve büyükbabanız huzurlu insanlardı.Ông bà của bạn là những người an phận.
Büyükanne ve büyükbabanız huzurlu insanlardı.Sus abuelos fueron personas pacíficas.
Büyükanne ve büyükbabanız huzurlu insanlardı.Uw grootouders waren vredelievend.
Büyükanne ve büyükbabanız huzurlu insanlardı.Vos grands-parents étaient des gens paisibles.
Büyükanne ve büyükbabanız huzurlu insanlardı.Wasi dziadkowie byli spokojnymi ludźmi.
Büyükanne ve büyükbabanız huzurlu insanlardı.Οι παππούδες και οι γιαγιάδες σας ήταν ειρηνικοί άνθρωποι.