büyükanne ile cümle

büyükanne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Bu istatistiğe inandığım zamandır, Büyükannemin doğruladığı istatistik olduğu zaman.Τότε είναι που πιστεύω τις στατιστικές, όταν πρόκειται για επιβεβαιωμένες-από-τη-γιαγιά στατιστικές.
Bu istatistiğe inandığım zamandır, Büyükannemin doğruladığı istatistik olduğu zaman.Вот когда я верю статистике: когда она подтверждается бабушкиными рассказами.
Bu istatistiğe inandığım zamandır, Büyükannemin doğruladığı istatistik olduğu zaman.Ето кога вярвам на статистиката, когато баба я потвърди.
Bu istatistiğe inandığım zamandır, Büyükannemin doğruladığı istatistik olduğu zaman.Ось коли я починаю вірити статистиці - коли ця статистика підтверджена бабусею.
Bu İsveç, 1830, büyük-büyük-büyükannemin doğduğu yıl.스웨덴의 1830년, 제 증조할머니의 증조할머니가 태어나셨어요.
Bu İsveç, 1830, büyük-büyük-büyükannemin doğduğu yıl.Asta e Suedia, 1830, cand stra-stra-bunica mea s-a nascut.
Bu İsveç, 1830, büyük-büyük-büyükannemin doğduğu yıl.Ça c'est la Suède en 1830, quand mon arrière arrière grand-mère est née.
Bu İsveç, 1830, büyük-büyük-büyükannemin doğduğu yıl.Das ist Schweden 1830, als meine Ur-Ur-Großmutter geboren wurde.
Bu İsveç, 1830, büyük-büyük-büyükannemin doğduğu yıl.Đây là Thụy Điển, năm 1830, khi bà sơ của tôi chào đời.
Bu İsveç, 1830, büyük-büyük-büyükannemin doğduğu yıl.Det här är Sverige, 1830, när min mormors mormor föddes.
Bu İsveç, 1830, büyük-büyük-büyükannemin doğduğu yıl.Dit is Zweden, 1830, toen mijn betovergrootmoeder is geboren.
Bu İsveç, 1830, büyük-büyük-büyükannemin doğduğu yıl.Esto es Suecia, 1830, cuando mi tatarabuela nació.
Bu İsveç, 1830, büyük-büyük-büyükannemin doğduğu yıl.Ez Svédország 1830-ban, amikor a üknagymamám született.
Bu İsveç, 1830, büyük-büyük-büyükannemin doğduğu yıl.Ini Swedia, 1830, ketika ibu dari nenek buyut saya lahir.
Bu İsveç, 1830, büyük-büyük-büyükannemin doğduğu yıl.Isto é a Suécia, 1830, quando a minha trisavó nasceu.
Bu İsveç, 1830, büyük-büyük-büyükannemin doğduğu yıl.Questa é la Svezia, nel 1830, quando nacque la mia trisavola.
Bu İsveç, 1830, büyük-büyük-büyükannemin doğduğu yıl.Szwecja w 1830 gdy urodziła się moja pra prababcia.
Bu İsveç, 1830, büyük-büyük-büyükannemin doğduğu yıl.Tohle je Švédsko, 1830, kdy se narodila moje pra-pra-babička.
Bu İsveç, 1830, büyük-büyük-büyükannemin doğduğu yıl.Toto je Švédsko, rok 1830, keď sa narodila moja praprastará mama.
Bu İsveç, 1830, büyük-büyük-büyükannemin doğduğu yıl.Αυτή είναι η Σουηδία, 1830, όταν γεννήθηκε η προ-προ-γιαγιά μου.
Bu İsveç, 1830, büyük-büyük-büyükannemin doğduğu yıl.Това е Швеция, 1830, когато моята пра-пра-баба е била родена.
Bu İsveç, 1830, büyük-büyük-büyükannemin doğduğu yıl.Це Швеція 1830-го року, коли народилася моя прапрабабуся.
Bu İsveç, 1830, büyük-büyük-büyükannemin doğduğu yıl.Швеция, 1830 год, родилась моя пра-прабабушка.
Bu İsveç, 1830, büyük-büyük-büyükannemin doğduğu yıl.זו שבדיה, 1830, אז סבתא רבה רבה שלי נולדה
Bu İsveç, 1830, büyük-büyük-büyükannemin doğduğu yıl.هذه السويد في عام 1830, عندما ولدت جدة جدتي.
Bu İsveç, 1830, büyük-büyük-büyükannemin doğduğu yıl.スウェーデンは今のシエラレオネと同じです。
Bu kadın, Nine, Türkçe'de "büyükanne" anlamına geliyor.Deze vrouw is Nine, wat oma in het Turks betekent.
Bu kadın, Nine, Türkçe'de "büyükanne" anlamına geliyor.Diese Frau ist Nine, was "Großmutter" auf Türkisch heißt.
Bu kadın, Nine, Türkçe'de "büyükanne" anlamına geliyor.Esta mulher é Nine, que significa "avó" em turco.
Bu kadın, Nine, Türkçe'de "büyükanne" anlamına geliyor.Ez a nő Nine, ami nagymamát jelent törökül.
Bu kadın, Nine, Türkçe'de "büyükanne" anlamına geliyor.Femeia aceasta este Nine, ceea ce în turcă înseamnă "bunică".
Bu kadın, Nine, Türkçe'de "büyükanne" anlamına geliyor.니네라는 분인데요, 터키말로는 할머니를 뜻하죠.
Bu kadın, Nine, Türkçe'de "büyükanne" anlamına geliyor.Người phụ nữ này là Nine, có nghĩa là "bà" trong tiếng Thổ Nhĩ Kì.
Bu kadın, Nine, Türkçe'de "büyükanne" anlamına geliyor.Questa donna è Nine, che in turco significa nonna.
Bu kadın, Nine, Türkçe'de "büyükanne" anlamına geliyor.Ta kobieta to Nine, czyli po turecku babcia.
Bu kadın, Nine, Türkçe'de "büyükanne" anlamına geliyor.Тази жена е Нине, което означава "баба" на турски.
Bu kadın, Nine, Türkçe'de "büyükanne" anlamına geliyor.Эта женщина - Nine, по-турецки означает "бабушка".
Bu kadın, Nine, Türkçe'de "büyükanne" anlamına geliyor.האישה הזו היא נייני, שזה אומר סבתא בטורקית.
Bu kadın, Nine, Türkçe'de "büyükanne" anlamına geliyor.هذه السيدة هي نيني، والتي تعني جدة بالتركية.
Bu kadın, Nine, Türkçe'de "büyükanne" anlamına geliyor.後ろの手作りの 家には3人の
Bu kadın sıradışı bir büyükanne.55歳 並外れたお婆さんです アフガニスタンの200戸の住宅に太陽光発電を取り入れました
Bu kadın sıradışı bir büyükanne.Această femeie este o extraordinară bunică.
Bu kadın sıradışı bir büyükanne.Cette femme est une grand-mère extraordinaire.
Bu kadın sıradışı bir büyükanne.Denne kvinde er en usædvanlig bedstemor.
Bu kadın sıradışı bir büyükanne.Deze vrouw is een buitengewone grootmoeder.
Bu kadın sıradışı bir büyükanne.Diese Frau ist eine aussergewöhnliche Grossmutter.
Bu kadın sıradışı bir büyükanne.Esta mujer es una abuela extraordinaria.
Bu kadın sıradışı bir büyükanne.Esta mulher é uma avó extraordinária.
Bu kadın sıradışı bir büyükanne.Ez a nő egy rendkívüli nagymama.
Bu kadın sıradışı bir büyükanne.이 여인은 아주 비범한 할머니입니다
Bu kadın sıradışı bir büyükanne.Người phụ nữ này là một người bà đặt biệt.
Bu kadın sıradışı bir büyükanne.Perempuan ini adalah seorang perempuan tua yang luar biasa.
Bu kadın sıradışı bir büyükanne.Questa donna è una nonna straordinaria.
Bu kadın sıradışı bir büyükanne.Tahle žena je neuvěřitelná babička.
Bu kadın sıradışı bir büyükanne.Ta kobieta to niezwykła babcia. Ta kobieta to niezwykła babcia.
Bu kadın sıradışı bir büyükanne.Αυτή η γυναίκα είναι μια εξαιρετική γιαγιά.
Bu kadın sıradışı bir büyükanne.Тази жена е изключителна баба.
Bu kadın sıradışı bir büyükanne.Ця жінка є дуже незвичною бабусею.
Bu kadın sıradışı bir büyükanne.Эта женщина необыкновенная бабушка.
Bu kadın sıradışı bir büyükanne.האישה הזו היא סבתא יוצאת מן הכלל.

İlgili Sayfalar