Konserde umduğumuzdan daha büyük bir kalabalık vardı.There was a larger crowd at the concert than we had anticipated.
Büyük Kanyon tanınmış bir turistik mekandır.The Grand Canyon is a well-known tourist destination.
Onlar bu gece Amerikan Büyükelçiliğinde büyük bir balo veriyorlar.They're giving a big ball at the American Embassy tonight.
Bu çanta yeterince büyük değil.This bag is not big enough.
Annemin tarafından büyükannem, Osaka'da yaşıyor.My grandmother on my mother's side lives in Osaka.
Annemin tarafında büyükbabam on yıl önce vefat etti.My grandfather on my mother's side passed away ten years ago.
Sanırım büyük bir hata yapıyorsun.I think you're making a big mistake.
Senin en büyük olduğunu düşünüyorum.I think you're the greatest.
Bence sen en büyüksün.I think you're the greatest.
Sanırım sen en büyüksün.I think you're the greatest.
Bana kalırsa sen en büyüksün.I think you're the greatest.
Bana göre sen en büyüksün.I think you're the greatest.
Sanırım büyük bir hata yaptın.I think you've made a big mistake.
Onun büyük bir pala bıyığı var.He has a huge handlebar mustache.
O büyük bir bilimcidir.He's a great scientist.
Toz biber büyük ölçüde Hint mutfağında kullanılır.Chili powder is greatly used in Indian cooking.
O benden daha büyük.He's older than me.
Büyükannem öldü.My grandmother died.
Jaume'nin büyükannesi, Katalanca'yı İspanyolca'dan daha iyi konuştu.Jaume's grandmother spoke Catalan better than Spanish.
Jaume'in büyükannesi öldüğünde ben oradaydım.I was there when Jaume's grandmother died.
Savaş ve Barış tüm zamanların en büyük kitaplarından biridir.War and Peace is one of the greatest books of all time.
Büyük bir ikramiye kazandım.I've hit the jackpot.
Zemin tamamen büyük bir halı ile kaplıydıThe floor was completely covered by a large rug.
Tom, Mary'den biraz daha büyük.Tom is a bit older than Mary.
Sabah altıda, bir yastık dünyadaki en büyük cazibeye sahiptir.A pillow at six o'clock in the morning has got the biggest gravity in the world.
Amazon ormanı dünyanın en büyük tropikal ormanıdır.The Amazonian forest is the largest tropical forest on Earth.
Bir cümlenin başlangıcı büyük harfle başlar.The beginning of a sentence starts with a capital letter.
Bir cümlenin başında büyük harf kullanılır.At the beginning of a sentence a capital letter is used.
Onun büyük bir ailesi var mı?Does he have a big family?
Onun büyük bir burnu var mı?Does he have a big nose?
Onun büyük bir evi var mı?Does he have a big house?
Onun büyük ayakları var.He has big feet.
Geleceği için büyük hayalleri var.She has big dreams for her future.
Benim kaşığım daha büyük!My spoon is bigger!
Yaşı benden çok büyük değil.He isn't much older than me.
İki sincap büyük bir ağacın gövdesinin etrafında birbirini kovaladı.The two squirrels chased each other around the trunk of a large tree.
Genellikle, Amerikalılar büyük arabaları tercih ederler.Usually, Americans prefer big cars.
Bizim bahçemiz büyüktür.Our yard is large.
Büyük bir uyku tulumu yapmak için iki uyku tulumunu birlikte fermuarladık.We zipped our two sleeping bags together to make one big sleeping bag.
Tom onun açılmasını beklerken büyük mağazanın önünde durdu.Tom stood in front of department store, waiting for it to open.
Muhtemelen ben 75 yaşında olduğum zaman, büyük büyükbaba olacağım.I'll probably be a great-grandfather by the time I'm 75.
Sanıyorum Tom benden birkaç yaş daha büyük.Tom is a couple of years older than me, I think.
Büyük olasılıkla yakında acıkacağım.I'm probably going to be hungry soon.
Sana büyük bir iyilik yapacağım.I'm going to do you a huge favor.
Bunun büyük bir şey olmadığını düşündüm.I thought this wasn't a big deal.
Bunun büyük bir anlaşma olmadığını düşündüm.I thought that wasn't a big deal.
Sen gerçekten büyük bir yardımcıydın.You've really been a great help.
Biz sadece büyük mutlu bir aileyiz.We're just one big happy family.
Tom'un yüzünde büyük bir gülümseme vardı.Tom had a big smile on his face.
Daha büyük bir odaya ihtiyacım olacak.I'm going to need a bigger room.
Sen büyük bir konuşma yazdın.You've written a great speech.
Büyükelçinin adı ne?What's the ambassador's name?
Tom'un odası çok büyük değil.Tom's room isn't very large.
Tom büyük para sorunları oldu.Tom had big money problems.
Eserinizin büyük bir hayranıyım.I'm a big fan of your work.
Sen büyük bir risk alıyorsun.You're taking a big risk.
Büyük bir risk aldın.You've taken a big risk.
Tom büyük kızartmalar sipariş etti.Tom ordered large fries.
Tom büyük boy patates kızartması sipariş etti.Tom ordered large fries.
Bugün büyük bir risk aldım.I took a big risk today.