büyük anne ile cümle
büyük anne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Diğer resimler çok hasta olan büyük annemin.الصور الأخرى هي لجدتي المريضة جدا.
Diğer resimler çok hasta olan büyük annemin.サイトを作ってくれて感謝します
Diğer resimler çok hasta olan büyük annemin.其他相係我大病嘅嫲嫲。
Dinlediğim hikayelere göre büyük büyük annem bir feministti.제가 들은 얘기에 따르면 제 증조할머니는 페미니스트셨습니다.
Dinlediğim hikayelere göre büyük büyük annem bir feministti.Meine Urgroßmutter war laut der Erzählungen über sie eine Feministin.
Dinlediğim hikayelere göre büyük büyük annem bir feministti.Mi bisabuela, de las historias que he escuchado, era feminista.
Dinlediğim hikayelere göre büyük büyük annem bir feministti.Min gammelmormor, efter vad jag har hört berättas, var feminist.
Dinlediğim hikayelere göre büyük büyük annem bir feministti.Mon arrière-grand-mère, d'après les histoires que j'ai entendues, était une féministe.
Dinlediğim hikayelere göre büyük büyük annem bir feministti.Străbunica mea, din ce mi s-a povestit, a fost o feministă.
Dinlediğim hikayelere göre büyük büyük annem bir feministti.Моя прабабушка, как мне говорили, была феминисткой.
Dinlediğim hikayelere göre büyük büyük annem bir feministti.كانت جدتي من القصص التي سمعتها نسوية.
Dinlediğim hikayelere göre büyük büyük annem bir feministti.聞いた話からすると フェミニストだったようです 彼女は結婚したくなかった 男性の家から逃げ出し
Düşünüyorum, Alzaymırı olan bir büyük annem var, ebeveynlerim var ve bugün buradaysam, bunu size borçluyum.Am reflectat, am avut o bunică cu Alzheimer, am avut părinți și dacă sunt azi aici e mulțumită vouă.
Düşünüyorum, Alzaymırı olan bir büyük annem var, ebeveynlerim var ve bugün buradaysam, bunu size borçluyum.Riflettevo, ho avuto una nonna con l'Alzheimer, ho avuto dei genitori, e se sono qui oggi, è grazie a voi.
Fransa, ona büyük annem diyorum, çünkü biraz Alzaymırı var.Franța, o numesc bunica mea, pentru că are puțin Alzheimer.
Fransa, ona büyük annem diyorum, çünkü biraz Alzaymırı var.La France, ma grand-mère, je l'appelle, parce qu'elle est un peu Alzheimer.
Fransa, ona büyük annem diyorum, çünkü biraz Alzaymırı var.La Francia, la chiamo la mia nonna, perché è come se avesse l'Alzheimer.
Hadi geri dönelim, büyük anne.Menjünk vissza, nagyi.
Hadi geri dönelim, büyük anne.Về thôi, bà ơi.
"Hala büyük annemi görüyorum. 20 yıl önce ölmüştü. Ama tamam işte."Hän kuoli 20 vuotta sitten, mutta se on okei.'
"Hala büyük annemi görüyorum."Acum îmi văd bunica.
"Hala büyük annemi görüyorum.Она умерла 20 лет назад.
Hayır, hayır. Fransa, ona büyük annem diyorum, çünkü biraz Alzaymırı var.아니예요, 전 프랑스를 할머니라고 부르는데
Hayır, hayır. Fransa, ona büyük annem diyorum, çünkü biraz Alzaymırı var.Nee, Frankrijk, mijn oma -- zo noem ik haar omdat ze een beetje Alzheimer heeft.
Hayır, hayır. Fransa, ona büyük annem diyorum, çünkü biraz Alzaymırı var.No, a Francia la llamo mi abuela, porque sufre un poco de alzhéimer.
Şimdi artık mecazi olarak büyük annelerinin rahminde bulunuyorlar.상징적으로, 위대한 자연 어머니의 자궁 속에서 말입니다.
Şimdi artık mecazi olarak büyük annelerinin rahminde bulunuyorlar.Metafóricamente se encuentran en el vientre de la gran madre.
Şimdi artık mecazi olarak büyük annelerinin rahminde bulunuyorlar.Nessa altura, estão metaforicamente no útero da grande mãe
Şimdi artık mecazi olarak büyük annelerinin rahminde bulunuyorlar.Nu zijn ze bij wijze van spreken in de schoot van de grote moeder.
Şimdi artık mecazi olarak büyük annelerinin rahminde bulunuyorlar.Тільки тепер це лоно Великої Матері.
Şimdi artık mecazi olarak büyük annelerinin rahminde bulunuyorlar.כעת הם נמצאים באופן מטאפורי ברחמה של האם הגדולה.
Şimdi artık mecazi olarak büyük annelerinin rahminde bulunuyorlar.والآن هم يعتبرون في رحم الطبيعة الأم
Şimdi artık mecazi olarak büyük annelerinin rahminde bulunuyorlar.偉大な母なる大地の 母胎の中に置かれるわけです その間ずっと
Sonuçta bu sicile sahip oluyorsunuz, ve bu benim büyük-büyük-anneannem.Deci ai aceasta arhiva si, stiti, aceasta este stra-stra-bunica mea.
Sonuçta bu sicile sahip oluyorsunuz, ve bu benim büyük-büyük-anneannem.Donc on a ces archives et, voici mon arrière-arrière-grand-mère.
Sonuçta bu sicile sahip oluyorsunuz, ve bu benim büyük-büyük-anneannem.Dus heb je dit document en dit is mijn betovergrootmoeder.
Sonuçta bu sicile sahip oluyorsunuz, ve bu benim büyük-büyük-anneannem.En este registro también está mi tatarabuela.
Sonuçta bu sicile sahip oluyorsunuz, ve bu benim büyük-büyük-anneannem.아무튼 이 기록들을 보셨구요. 그리고 이 분은 저희 고조할머니이십니다.
Sonuçta bu sicile sahip oluyorsunuz, ve bu benim büyük-büyük-anneannem.Mamy tutaj plik mojej pra-pra-babci. Mamy tutaj plik mojej pra-pra-babci.
Sonuçta bu sicile sahip oluyorsunuz, ve bu benim büyük-büyük-anneannem.Quindi c'é questo archivio e, tipo, questa é la mia bis-bis-bisnonna.
Sonuçta bu sicile sahip oluyorsunuz, ve bu benim büyük-büyük-anneannem.Takže máte tento záznam a - tohle je moje praprababička.
Sonuçta bu sicile sahip oluyorsunuz, ve bu benim büyük-büyük-anneannem.Thế nên bạn có ghi chép này và đây là người cụ nhiều đời của tôi.
Sonuçta bu sicile sahip oluyorsunuz, ve bu benim büyük-büyük-anneannem.Und nun haben wir diese Akte und, sehen Sie, das ist meine Urgroßmutter.
Sonuçta bu sicile sahip oluyorsunuz, ve bu benim büyük-büyük-anneannem.И така стигнах до тези документи и - това е пра-прабаба ми.
Sonuçta bu sicile sahip oluyorsunuz, ve bu benim büyük-büyük-anneannem.И таким образом у вас есть все эти документы... Знаете, это моя пра-пра-бабушка.
Sonuçta bu sicile sahip oluyorsunuz, ve bu benim büyük-büyük-anneannem.אז יש לכם את המסמך הזה, ואתם יודעים, זו סבתה של סבתי.
Sonuçta bu sicile sahip oluyorsunuz, ve bu benim büyük-büyük-anneannem.وإذن تملك مثل هذا السجل و، هذه هي جدة جدتي.
Sonuçta bu sicile sahip oluyorsunuz, ve bu benim büyük-büyük-anneannem.これは私の曾曾祖母です これは私のたった1つの写真で そして
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.Äitini päätti, että tiedon on täytynyt tulla isoäidiltäni.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.A minha mãe concluiu que essa informação devia ter vindo da minha avó.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.Dan ibu saya memutuskan bahwa informasi itu pasti datang dari nenek saya.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.E mia madre ha deciso che questa informazione deve essere arrivata da mia nonna.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.En mijn moeder besloot dat die informatie van mijn oma moet zijn gekomen.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.És anyám úgy döntött, hogy ezt csak nagyanyámtól tudhattam meg.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.Et ma mère a décidé que cette information avait du venir de ma grand-mère.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.Iar mama a decis că acea informaţie trebuie să fie venit de la bunica mea.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.제 어머니는 그 정보가 제 할머니에게서 나온것이 틀림없다고 결정했습니다.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.Min mor bestämde sig för att den informationen måste ha kommit från mormor.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.Moja matka zdecydowała, że ta informacja musiała pochodzić od mojej babki.
Ve annem bu bilginin bana büyük annemden geldiğine inanmaya karar verdi.Und meine Mutter dachte, dass diese Informationen von meiner Großmutter kommen musste.