büyüdüm ile cümle

büyüdüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yani ben aslanlardan bu kadar nefret ederek büyüdüm.Así que crecí odiando mucho a los leones.
Yani ben aslanlardan bu kadar nefret ederek büyüdüm.Astfel, am crescut urând leii foarte mult.
Yani ben aslanlardan bu kadar nefret ederek büyüdüm.Così sono cresciuto odiando moltissimo i leoni.
Yani ben aslanlardan bu kadar nefret ederek büyüdüm.Dorastałem nienawidząc lwów.
Yani ben aslanlardan bu kadar nefret ederek büyüdüm.Így én úgy nőttem fel, hogy gyűlöltem az oroszlánokat.
Yani ben aslanlardan bu kadar nefret ederek büyüdüm.Ik groeide op met veel haat voor de leeuwen
Yani ben aslanlardan bu kadar nefret ederek büyüdüm.Jadi aku tumbuh dengan perasaan benci para singa.
Yani ben aslanlardan bu kadar nefret ederek büyüdüm.J'ai donc grandi en détestant les lions.
Yani ben aslanlardan bu kadar nefret ederek büyüdüm.Kasvoin vihaamaan leijonia niin paljon.
Yani ben aslanlardan bu kadar nefret ederek büyüdüm.Když jsem vyrůstal, lvy jsem nenáviděl.
Yani ben aslanlardan bu kadar nefret ederek büyüdüm.그래서 저는 사자를 매우 미워하면서 자랐습니다
Yani ben aslanlardan bu kadar nefret ederek büyüdüm.Por isso, eu cresci a odiar leões.
Yani ben aslanlardan bu kadar nefret ederek büyüdüm.Preto som vyrastal s nenávisťou voči levom.
Yani ben aslanlardan bu kadar nefret ederek büyüdüm.Schon als Kind lernte ich Löwen zu hassen.
Yani ben aslanlardan bu kadar nefret ederek büyüdüm.Vì thế tôi lớn lên với sự thù ghét sư tử.
Yani ben aslanlardan bu kadar nefret ederek büyüdüm.Μεγάλωσα λοιπόν μισώντας τα λιοντάρια πάρα πολύ.
Yani ben aslanlardan bu kadar nefret ederek büyüdüm.Израстнах с омраза към лъвовете.
Yani ben aslanlardan bu kadar nefret ederek büyüdüm.И я вырос вместе с ненавистью ко львам.
Yani ben aslanlardan bu kadar nefret ederek büyüdüm.Отож, з самого малку я ненавидів левів.
Yani ben aslanlardan bu kadar nefret ederek büyüdüm.אז כשגדלתי, למדתי לשנוא מאד את האריות.
Yani ben aslanlardan bu kadar nefret ederek büyüdüm.لذا نشأت وأنا أكره الأسود بشكل كبير.
Yani ben aslanlardan bu kadar nefret ederek büyüdüm.モラン達はマサイの戦士で-
Yarım kalmış bir mirasın ağır bilinciyle büyüdüm.Am fost crescută cu un sens foarte puternic de misiune moștenită neterminată.
Yarım kalmış bir mirasın ağır bilinciyle büyüdüm.Egy befejezetlen örökség nagyon súlyos érzetével nevelkedtem.
Yarım kalmış bir mirasın ağır bilinciyle büyüdüm.Fui educada com uma forte perceção de um legado inacabado.
Yarım kalmış bir mirasın ağır bilinciyle büyüdüm.Fui educada con un fuerte sentido de legado incompleto.
Yarım kalmış bir mirasın ağır bilinciyle büyüdüm.Ich wurde mit dem starken Gefühl erzogen, ein unerledigtes Erbe zu haben.
Yarım kalmış bir mirasın ağır bilinciyle büyüdüm.Ik ben opgevoed met een erg groot besef van een onvoltooide erfenis.
Yarım kalmış bir mirasın ağır bilinciyle büyüdüm.J'ai été élevée avec un sens très profond d'un héritage inachevé.
Yarım kalmış bir mirasın ağır bilinciyle büyüdüm.저는 아직 끝나지 않은 유산에 대한 엄청난 중압감을 갖고 자랐습니다.
Yarım kalmış bir mirasın ağır bilinciyle büyüdüm.Saya dibesarkan dalam lingkungan penuh rasa akan warisan yang belum tuntas.
Yarım kalmış bir mirasın ağır bilinciyle büyüdüm.Sono stata allevata con un senso davvero profondo dei lasciti incompleti.
Yarım kalmış bir mirasın ağır bilinciyle büyüdüm.Tôi được nuôi dưỡng với sự nhận thức rất nặng nề về những nhiệm vụ chưa hoàn tất.
Yarım kalmış bir mirasın ağır bilinciyle büyüdüm.Vychovali ma vo veľmi ťaživom tušení nedokončeného odkazu.
Yarım kalmış bir mirasın ağır bilinciyle büyüdüm.Wychowano mnie z ciężkim poczuciem niedokończonej spuścizny.
Yarım kalmış bir mirasın ağır bilinciyle büyüdüm.Μεγάλωσα με μια πολύ βαθιά αίσθηση ανολοκλήρωτου μύθου.
Yarım kalmış bir mirasın ağır bilinciyle büyüdüm.Бях отгледана с много тежко чувство за незавършено наследство.
Yarım kalmış bir mirasın ağır bilinciyle büyüdüm.Я була вихована з дуже важким відчуттям незавершеної спадщини.
Yarım kalmış bir mirasın ağır bilinciyle büyüdüm.Я росла с очень сильным ощущением незавершенного наследия.
Yarım kalmış bir mirasın ağır bilinciyle büyüdüm.גידלו אותי עם התחושה המשמעותית של מורשת לא- גמורה.
Yarım kalmış bir mirasın ağır bilinciyle büyüdüm.لقد نشأت بإحساس كبير بذلك الارث المستمر ..
Yarım kalmış bir mirasın ağır bilinciyle büyüdüm.感覚とともに育ったのです。 今、円熟の三十歳を迎え、
Zayıfladıkça, büyüdüm.Ako som sa zmenšoval, rástol som.
Zayıfladıkça, büyüdüm.Alors que je diminuais, je grandissais
Zayıfladıkça, büyüdüm.Als ich verging, wuchs ich.
Zayıfladıkça, büyüdüm.A medida que disminuía, crecía.
Zayıfladıkça, büyüdüm.Az elmúlás közepette növekedtem.
Zayıfladıkça, büyüdüm.Čím víc jsem se zmenšoval, tím víc jsem rostl.
Zayıfladıkça, büyüdüm.Creșteam în timp ce decădeam.
Zayıfladıkça, büyüdüm."Enquanto diminuía, crescia.
Zayıfladıkça, büyüdüm.I takt med, at jeg svandt, voksede jeg.
Zayıfladıkça, büyüdüm.Khi tôi biến mất dần, tôi lớn dần lên.
Zayıfladıkça, büyüdüm.나는 작아질수록 더 성장했다.
Zayıfladıkça, büyüdüm.Mentre mi indebolivo, crescevo.
Zayıfladıkça, büyüdüm.Słabnąc, rosłem w siłę.
Zayıfladıkça, büyüdüm.Terwijl ik wegkwijnde, groeide ik.
Zayıfladıkça, büyüdüm.Walaupun saya hilang, saya bertumbuh.
Zayıfladıkça, büyüdüm.Καθώς συρρικνωνόμουν, μεγάλωνα.
Zayıfladıkça, büyüdüm.Безсилий, я зростав.
Zayıfladıkça, büyüdüm.Както намалявах, аз израствах.

İlgili Sayfalar