büyüdüm ile cümle
büyüdüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ve bu sebeple her yerinde kitaplar olan bir evde büyüdüm.Como consequência disso, eu cresci com livros por todo o lado lá por casa.
Ve bu sebeple her yerinde kitaplar olan bir evde büyüdüm.Dan karena itu, Saya dibesarkan dengan buku-buku di sekeliling rumah.
Ve bu sebeple her yerinde kitaplar olan bir evde büyüdüm.E per questo motivo, sono cresciuto con libri ovunque per casa.
Ve bu sebeple her yerinde kitaplar olan bir evde büyüdüm.És ennek következtében könyvek között nőttem fel; könyvek voltak körös-körül mindenütt a házban.
Ve bu sebeple her yerinde kitaplar olan bir evde büyüdüm.Et suite à ça, j'ai grandi dans une maison avec des livres dans toutes les pièces.
Ve bu sebeple her yerinde kitaplar olan bir evde büyüdüm.Het resultaat was dat ik opgroeide met boeken overal in het huis.
Ve bu sebeple her yerinde kitaplar olan bir evde büyüdüm.그러한 가정에서 태어난 결과 저는 온 집 안에 책이 가득 들어찬 환경에서 자랐습니다.
Ve bu sebeple her yerinde kitaplar olan bir evde büyüdüm.Rezultatul a fost că am crescut cu cărţi peste tot prin casă.
Ve bu sebeple her yerinde kitaplar olan bir evde büyüdüm.Und als Ergebnis davon wuchs ich mit Büchern überall im Haus auf.
Ve bu sebeple her yerinde kitaplar olan bir evde büyüdüm.Và hệ quả là, tôi lớn lên trong một gia đình với sách ở khắp cả mọi nơi
Ve bu sebeple her yerinde kitaplar olan bir evde büyüdüm.Vďaka tomu som vyrastal v dome plnom kníh.
Ve bu sebeple her yerinde kitaplar olan bir evde büyüdüm.W wyniku tego dorastałem w domu pełnym książek.
Ve bu sebeple her yerinde kitaplar olan bir evde büyüdüm.Y como resultado, crecí rodeado de libros.
Ve bu sebeple her yerinde kitaplar olan bir evde büyüdüm.Σαν αποτέλεσμα, μεγάλωσα σε ένα σπίτι γεμάτο από βιβλία.
Ve bu sebeple her yerinde kitaplar olan bir evde büyüdüm.И в резултат на това, израстнах с книги навсякъде в къщи.
Ve bu sebeple her yerinde kitaplar olan bir evde büyüdüm.Именно поэтому пока я рос, вокруг меня повсюду были книги.
Ve bu sebeple her yerinde kitaplar olan bir evde büyüdüm.וכתוצאה מזה, גדלתי עם ספרים בכל מקום בבית.
Ve bu sebeple her yerinde kitaplar olan bir evde büyüdüm.ونتيجة لذلك لقد ترعرعت مع كتب في كل مكان حول المنزل
Ve bu sebeple her yerinde kitaplar olan bir evde büyüdüm.私は本に囲まれて育ちました 家の至るところに本がありました
Ve "kıskanacak bir şey yok" adli şarkıyı söyleyerek büyüdüm.Dorastałam śpiewając piosenkę " Nothing to Envy " .
Ve "kıskanacak bir şey yok" adli şarkıyı söyleyerek büyüdüm.저는 "세상에 부러움 없어라" 라는 노래를 부르며 자랐습니다.
Ve "kıskanacak bir şey yok" adli şarkıyı söyleyerek büyüdüm.Odraščala sem ob pesmi z naslovom "Ničesar za zavidati".
Ve "kıskanacak bir şey yok" adli şarkıyı söyleyerek büyüdüm.Pensé que mi país era el mejor del planeta y crecí cantando una canción llamada "No envidio nada".
Ve "kıskanacak bir şey yok" adli şarkıyı söyleyerek büyüdüm.Tijdens mijn jeugd zong ik het liedje "Niets om jaloers op te zijn."
Ve "kıskanacak bir şey yok" adli şarkıyı söyleyerek büyüdüm.Tinha muito orgulho.
Ve "kıskanacak bir şey yok" adli şarkıyı söyleyerek büyüdüm.Порастнах, пеейки песен, наречена "Нищо за завиждане".
Ve "kıskanacak bir şey yok" adli şarkıyı söyleyerek büyüdüm.Я росла, распевая песню под названием "Нечему завидовать".
Ve "kıskanacak bir şey yok" adli şarkıyı söyleyerek büyüdüm.גדלתי עם השיר "אין במה לקנא"
Ve "kıskanacak bir şey yok" adli şarkıyı söyleyerek büyüdüm.وكبرت وأنا أغني أغنية تسمى "لا شيء لنحسدهم عليه".
Ve "kıskanacak bir şey yok" adli şarkıyı söyleyerek büyüdüm.とても誇らしい気分でした
Watergate haberleri ve feminist hareketler zamanında büyüdüm.워터게이트 공판, 여성해방 운동이 발생했었죠.
Watergate haberleri ve feminist hareketler zamanında büyüdüm.les audiences du Watergate et le mouvement féministe.
Watergate haberleri ve feminist hareketler zamanında büyüdüm.le udienze del Watergate e poi il movimento femminista.
Watergate haberleri ve feminist hareketler zamanında büyüdüm.Watergateförhören och den feministiska rörelsen pågick.
Watergate haberleri ve feminist hareketler zamanında büyüdüm.Уотергейтского скандала и движения феминисток.
Watergate haberleri ve feminist hareketler zamanında büyüdüm.Уотергейтського скандалу і руху феміністок.
Watergate haberleri ve feminist hareketler zamanında büyüdüm."Уотъргейт" изслушванията и след това феминисткото движение.
Watergate haberleri ve feminist hareketler zamanında büyüdüm.שימועי ווטרגייט ואז התנועה הפמיניסטית.
Watergate haberleri ve feminist hareketler zamanında büyüdüm.وجلسات استماع فضيحة ووتر جيت .. وظهور الحركات النسوية
Watergate haberleri ve feminist hareketler zamanında büyüdüm.目の前の状況を把握しよう
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Ahogy cseperedtem, figyeltem az elvált anyámat, egy patriarchális társadalomban.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Als ich aufwuchs, nahm ich meine Mutter also als Geschiedene in einem patriachischem Umfeld wahr.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Aşa că am crescut văzând-o pe mama mea, divorţată, într-un mediu patriarhal.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Así que crecí viendo a mi madre como una divorciada en un ambiente patriarcal.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Còn tôi, tôi lớn lên với một bà mẹ độc thân trong môi trường phụ hệ.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Dorastałam więc śledząc moją matkę rozwódkę w patriarchalnym środowisku.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Ik groeide dus op en zag mijn moeder als een gescheiden vrouw in een patriarchale omgeving.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Jadi saya tumbuh besar melihat ibu saya sebagai seorang janda di tengah-tengah lingkungan yang patriarkal.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.J'ai donc grandi en voyant ma mère comme une femme divorcée dans un environnement patriarcal.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.그래서 전 가부장적인 주변환경에서 엄마를 이혼녀라고 생각하며 자랐어요.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Portanto, eu cresci a ver a minha mãe como uma divorciada num ambiente patriarcal.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Quindi sono cresciuta vedendo mia madre da divorziata in un ambiente patriarcale.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Takže jsem vyrostla a mámu viděla jako rozvedenou ženu v patriarchálním prostředí.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Οπότε, μεγάλωσα με την εικόνα της μητέρας μου ως ζωντοχήρας σε πατριαρχικό περιβάλλον.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.И така израстнах виждайки майка си като разведена в патриархална среда.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Тому я дорослішала з розлученою мамою у патріархальному середовищі.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Я росла видя мою мать - разведенную женщину - в патриархальной среде.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.וכך גדלתי בראותי את אימי כגרושה בסביבה פטריארכלית.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.وهكذا ترعرعت وأنا أرى أمي كمطلقة في بيئة أبوية.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.見ながら育ちました とくに私が見て育ったのは